Adalet kişiye göre tecelli ediyor

İnsiyatif: Uyku apnesi nedeniyle Kadir Topbaş'ın damadı tahliye edilirken, kanser hastaları, kalp hastaları hatta yüzde yüz iş göremez raporu olanlar ölüme terkediliyor.

HABER MERKEZİ - 144’üncü haftada da bir araya gelen Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri, cezaevlerindeki hasta tutukluların durumlarını dile getirdi. İnisiyatif, Adli Tıp Kurumu (ATK)’nin kendi raporlarını dayatarak, hasta mahpusların hapishanelerde ölümüne neden olduğunu vurguladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı olan Ömer Faruk Kavurmacı’nın özel bir sağlık kuruluşundan aldığı rapor ile tahliye edilmesini de gündeme getiren insiyatif var olan çifte standarta dikkat çekti.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için bu hafta da Ankara Yüksel Caddesi'nde bir araya geldi. 144 haftadır eylemlerini sürdüren inisiyatif üyeleri, "Hasta mahpuslar derhal serbest bırakılsın" pankartı açtı. Sık sık “Tecrit öldürür, hasta mahpuslara özgürlük, içeride dışarıda hücreleri parçala” sloganları atıldı.

İnisiyatif adına açıklamayı okuyan Sevinç Koçak, adalet sisteminin kişiye göre tecelli ettiğini ifade ederek, uyku apnesi nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı olan Ömer Faruk Kavurmacı’nın özel bir sağlık kuruluşundan aldığı rapor ile tahliye edilmesini örnek gösterdi.

ATK DAYATMADA BULUNUYOR

İHD Merkez Hapishaneler Komisyonu’nun raporuna göre Türkiye hapishanelerinde 300’ü ağır 905 hasta mahpusun olduğuna dikkat çeken Koçak, “Mahpusların genelinin tam teşekkülü özel ve devlet hastanelerinden almış oldukları raporlara rağmen Adli Tıp Kurumu bu raporları yok sayarak kendisinin verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporunu dayatarak, hastaların hapishanelerde ölümüne neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

Koçak bazı hasta tutsakların durumuna ilişkin örnekler verdi. Koçak’ın paylaştığı kimi hasta tutsaklar ve durumları şöyle:

“Hasan Aslan: 85 yaşında. Akciğer Kanseri, Hepatit B ve Koah hastalığı bulunmaktadır. İlerlemiş yaşından ötürü nefes darlığı, astım ve mide rahatsızlığı, iltihaplı romatizma, ayak ve dizlerde şişkinlik, şiddetli ağrılar yaşamaktadır. Oda arkadaşlarının yardımı olmadan hiçbir ihtiyacını karşılayamayacak durumdadır.

Menduh Kılıç: Verem nedeniyle akciğerlerinin bir bölümü alınmış. Akciğer yetmezliğinden nefes alıp vermede güçlük yaşamaktadır. Astım makinesine bağlı olarak yaşamını sürdürüyor. Bu ağır hastalığının haricinde bel ve boyun fıtığı var. Apandisit ameliyatı geçirmiş. Ayrıca sağ bacağı diz altında tümör tespit edilmiş, mideden reflu ve sırt ağrıları yaşamaktadır.

Mustafa Ömer Polatlı: Doğuştan kalbinde iki delik var. 22 yaşında. Birkaç yıl önce açık kalp ameliyatı olan mahpusun kalbindeki deliklerden biri dikilmiş, diğerine ise yama yapılmıştır. Kalbinde ritim bozukluğu vardır. Ömür boyu kalp, astım ve tansiyon ilaçları kullanmak durumundadır. Çocuk yaşında sırtında oluşmaya başlayan kambur sorunu, hapishanede daha da fazlalaşmıştır. Göğsünde şişkinlik vardır ve göğüs kafesi öne doğru kabarmaktadır ve bu sorun kalbini de etkilemektedir. Bu sorunlar için ameliyat olması gerekmekte ve bu ameliyat riskli bir ameliyattır. Yüzde 100 iş göremez raporu bulunmaktadır.”

“Sayfalarca yazılabilecek tetkik ve raporlara sahip hasta mahpusların hapishanelerde durumu her geçen gün ağırlaşmaktadır” diyen Koçak, tedavi ve yaşamın herkesin hakkı olduğunu ve engellenemeyeceğini vurguladı. Koçak, hasta mahpusların durumlarını dile getirmeye devam edeceklerini söyledi.

GÜLMENLERİN DİRENİŞİ 

Öte yandan, İnisiyatifin açıklama yaptığı Yüksel Caddesi’nde KHK ile ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi de sürüyor. Çok sayıda kişinin destek amacıyla bir günlük açlık grevi gerçekleştirdiği alanda, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi adına açıklama yapan Sevinç Koçak, direnen Gülmen ve Özakça’nın direnişini inisiyatif adına selamladı. Gülmenlere destek verenler de alkış ve zılgıtlarla selamı karşıladı.