Almanya'yı eleştiren AKP, Bulgar partisini Türkiye'ye almıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk bakanların konuşmalarını iptal ettiği için Almanya’yı eleştiren AKP’nin aynı şeyi Bulgaristan’daki Hak ve Özgürlükler Partisi’nin yöneticilerine yaptığını açıkladı.

POLİTİKA- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP’yi çifte standartlıkla suçladı. Kılıçdaroğlu, “Bulgaristan’da Türk kökenli, çifte vatandaşlığı olan Erdinç İsmail Hayrullah. Bu adam Bulgar parlamentosunda Bulgaristan-Türkiye Dostluğu Kurulu Başkanı. Bu adamın sen Türkiye’ye gelmesini yasakladın ama” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısındaki konuşmasından satır başları şöyle:

“Sözde sicil affı getirdiler. Bankalar kara listeyi dikkate almayabilir yani. Borcunu ödemediği için bankalar tarafından kara listeye alınan esnaf için düzenleme yaptılar sözde. Bir karar alırsın, bu dikkate alınmaz, kanun maddesi olur bu. Bu düzenlemeyle bankalara “İster dikkate alırsın, ister almazsın” diyor. Almıyor işte. Merdiven altı atölyelerde, fabrikalarda asgari ücretin altında çalışan Suriyeliler var mı? Var. Çok mu, çok. Benim evladım işsizken, başkalarına iş kapısı açan düzen adil midir? Şu çağrısı yaptım; diyorlar ki “Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz”. Ben de şunu söylüyorum, her konuda “Milletin iradesine güveniyoruz” diyorsun. E gel sevgili kardeşim, sayın Binali Yıldırım, sayın Recep Tayyip Erdoğan, gelin referanduma gidelim, Suriyelilere vatandaşlık verelim mi, vermeyelim mi? Dikkat buyrunuz bu konuda hiç konuşmuyorlar. Ya gel kardeşim, al sana referandum konusu. Kime soracağız, vatandaşa soracağız. Millet şaşırır mı? Şaşırmaz. Sayın Binali Yıldırım, çok net bir çağrı yapıyorum. Bununla ilgili parlamentoda her türlü desteği vermeye hazırız. “Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi, verilmesin mi” diye vatandaşa sormaya hazırız.

Dış politika da felaket, eğitim de felaket. Çocuğunu eğitim almaya gönderen hiçbir anne sistemden memnun değil. Dış politika tam bir felaket. Şimdi bakın sevgili anneler; devlet şöyle yönetilir. Yöneticiler, liyakatlı insanlarla çalışırlar. Uzun uzun tartışırlar ve kararı onun üzerine inşa ederler. Onun için devlet bir kişiye bırakılmaz. Bir kişi hata yapabilir, yanlış karar verebilir. Bir sabah kalkıyoruz sayın Cumhurbaşkanı diyor ki; “Rakka’ya gideceğiz”. Öğleden sonra “Mümbiç’e gideceğiz”. Akşam’a doğru “Rakka’ya da Mümbiç’e de gideceğiz”. Ya siz nereye gidiyorsunuz? Kime sordunuz? Devlet akılla yönetilir, liyakatla yönetilir. Rahmetli Ecevit’i düşünün. Kıbrıs’a çıkarma yaptığı zaman kimsenin haberi oldu mu? Türk askeri Kıbrıs’a indi ve açıklamayı öyle yaptı. İşte devlet öyle yönetilir. Devlet yönetmesini bilmiyorlar.

“Sen Almanya’ya nasıl gidiyorsan…”

Bir bakıyorsunuz Putin’den, bir bakıyorsunuz Trump’tan yanalar. Bir de Almanya konusu var. Bizim oralarda vatandaşlarımız var, onlar da referandumda oy kullanacaklar, onlara bu hak ve yetki verilmiş durumda. Ama iki bakana izin verilmemesi hem iktidar, hem de bizim tarafımızdan tepkiyle karşılandı. Demokrasiden söz ediyorlarsa bizim politikacılarımızı, bakanlarımızı engellememeleri gerekiyorlar. Bunu söyledik. Onlar da söylediler, iktidar kanadı, çok ağır eleştiriler getirdiler. Şimdi, bir konuyu eleştiriyorsanız önce bir dönüp kendinize bakmanız lazım. İğneyi başkasına batırıyorsanız çuvaldızı da kendinize batırabilmelisiniz.

Bulgaristan’a çifte standırt

Almanya’ya nasıl bir propaganda için gidiyorsak, onlar da buralara gelip propaganda yapıyorlar. Bulgaristan’da Türk kökenli, çifte vatandaşlığı olan Erdinç İsmail Hayrullah. Bu adam Bulgar parlamentosunda Bulgaristan-Türkiye Dostluğu Kurulu Başkanı. Bu adamın sen Türkiye’ye gelmesini yasakladın ama. Belgesi mi, işte burada. Sayın Binali Yıldırım, sayın Cumhurbaşkanı, bu Türk vatandaşını, çifte vatandaş olan insanlara kavuşmasını, gelip burada propaganda yapmasını hangi gerekçeyle kabul etmiyorsunuz? Neden Türkiye’ye girişini yasaklıyorsunuz? Siyaset çifte vatandaşlığı kaldırmaz arkadaşlar. Sen nasıl Almanya’ya nasıl gidiyorsan, bu kişi de Türkiye’ye gelmeli. Almanya’ya kızıyorsun, sen daha kötüsünü yapıyorsun. Çifte vatandaş olan Bulgar vatandaşlarına kendi propagandası yapmalı. Buna izin vermiyorlar. Bulgaristan Türklerini de ayrıştırdılar. Hak ve Özgürlükler Partisi’nin karşısına Dost Partisi’ni kurdular. Hak ve Özgürlükler Partisi’ne mensupların Türkiye’ye girmesi yasak, Dost Partililerin girmesi serbest.

Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür

Devleti devlet yapan adalettir, haktır, hukuktur. Güzel bir deyiş buldum arkadaşlar, “Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür”. Onun için adalet mülkün temelidir arkadaşlar. Hak var mı? Hukuk var mı? (Hayır sesleri) Vallahi billahi adalet de yok, hak da yok. Siz eğer bir haftalık çocuğu annesinden ayırıyorsanız kimse bana haktan hukuktan bahsetmesin. Komutan emretti diye dışarı çıkan, linç edilen erin hakkını hukukunu arayamıyorsanız o ülkede adalet yoktur. OHAL kararnameleri yayınlıyorlar, binlerce üniversite hocasını attılar. Oysa biz çocuklarımızı ne umutlarla üniversiteye gönderiyoruz. Bunların hakkında idari soruşturma bile açılmadı, aldılar attılar. 150’ye yakın gazeteci cezaevinde. Gazeteci ne yapacak, elindeki tek unsur kalemi. Bir ülkenin gazetecileri, medyası özgür değilse o toplumun kendisi özgür olamaz arkadaşlar. Yok öyle bir şey. Binlerce vatandaşımızın can ve mal güvenliği yok. Bir sabah kalkıyor ve fabrikasına el konuyor. Bir sabah kalkıyor evini polisler basmış. Aylarca iddianame bekliyorsunuz, iddianame yok arkadaşlar, neyle suçlanıyor bu insanlar? Alıyorsun atıyorsun hapse, maaşını kesiyorsun, kadın iki çocuğuyla beraber açıkta kalıyor. Hadi adamı cezalandırdın, çocuğun günahı ne, annenin günahı ne? Vallahi de billahi de bunların yatacak yeri yok. “Efendim biz bu sorunları çözeceğiz ama önümüzde engeller var” diyor Ankara’da oturan beyler. Şimdi, ya bu sorunları çözmek için sizin önünüzdeki engel kim, ne. Kim engel oluyor size? Anayasa mı engel oluyor, “Ben ekonomiyi düzeltecektim ama şu madde yüzünden yapamıyorum”, “İşsizliği bitirecektik ama şu kanun yüzünden çıkaramadık. Kanun çıkaracaktık şu kişi engelledi” desinler. Anneler, siz söylerseniz, sizin sesiniz daha güçlü. Biz söylüyoruz tık yok. Eğitim sisteminde çağ atlatacaktınız da anayasa mı size engel oldu? Hak, hukuk, adalet getirecektiniz de size anayasa mı engel oldu? Arkadaşlar İngiltere’de anayasa bile yok, ama herkes İngiltere’yi demokrasinin beşiği olarak biliyor. Ekonomide bir karar alırsınız, yanlış yaparsınız, işsizliğe yol açarsınız, enflasyona yol açarsınız. Bunun anayasa ile, hukuk ile ilgisi yoktur arkadaşlar. Anayasa der ki; herkesin işi olsun. E çocuklarınızın işi yok, 6.5 milyon gencimiz iş arıyor. 3.5 milyon emeklimiz var, geçinemiyorlar. Şimdi, “Anayasayı, rejimi değiştireceğiz. Tek kişi olacak ve Türkiye kurtulacak”. Bir kişi ya, bir kişinin kararıyla ülkeyi kurturacaklar.

“Erdoğan’ın isteyip çıkaramadığı kanun, yapamadığı atama yok” 

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, 2 Mart’ta “Şu anda Tayyip Erdoğan’ın isteyip çıkaramadığı kanun, yapamadığı atama yok” diyor. Daha ne istiyorsunuz? Biz söylesek “Anayasa izin vermiyor” derler. Bülent Turan’a yürekten teşekkür ediyorum bu gerçeği itiraf ettiği için.