'BM kararına aykırı vahim bir hata'

ABD'nin Kudüs kararını eleştiren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Erdoğan'ın bugün bir çağrı mektubu yayımlayacağını açıkladı.


HABER MERKEZİ - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Başkanı Trump'ın Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması kararı, Zarrab davası ve YPG'ye yapılan silah yardımı konularında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ortadoğu’daki barış sürecini ortadan kaldıracak vahim hata olarak nitelendirdiği karar için ABD hükümetinin dönmesi çağrısında bulunduklarını yineleyen Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün bir çağrı mektubu yayımlayacağını söyledi:

'BM KARARINA AYKIRI VAHİM BİR HATA'

"Kudüs konusu ile ilgili Amerikan yönetiminin tanıması yönünde hazırladığı haberler birkaç gündür gündemimizi teşkil ediyor. Bizim de temaslarımızın neticesinde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı haberlerini almış bulunmaktayız. Bu sabah, Malezya, İran, Katar, Endozenye devlet başkanları ile telefon görüşmeleri yaptı, yapmaya da devam ediyor. Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak ilan edilmesi BM kararına aykırı vahim bir hata olacaktır. BM kararlarının hiçbirisinde Kudüs'ün işgal ya da ilhak edilmesi ne kabul edilmiş ne tanınmıştır. İsrail 1980'de ilhak kararı almış, BMGK 478 sayılı karar ile işgalci güç İsrail'in tüm faaliyetlerini ilan etmiştir.

1980'de alınan karardan beri bizim açımızdan da bir değişiklik söz konusu değildir. Politikaları tanımadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu kararda İsrail nezdindeki diplomatik misyonların Kudüs'te bulunamayacağına dair bir madde de vardır. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da değişikliğe dönük her türlü girişimi tanımayacağını ifade etmiştir.

'CUMHURBAŞKANI BUGÜN BİR ÇAĞRI MEKTUBU YAYIMLAYACAK' 

İslam devletleri arasında ortak hareket etmeye dönük olarak Cumhurbaşkanımız, İİT'yi olağanüstü zirveye davet etmektedir. İİT 13 Aralık Çarşamba günü toplanacak. Kendisinin bu sabahten beri ve gün boyunca yapacağı telefon görüşmelerinin amacı da koordinasyonu sağlamaktır. Cumhurbaşkanımız, din adamlarına, akademisyenlere dömnük olarak bir çağrıda bulunacaktır. Bununla ilgili çağrı mektubunu da sizlerle paylaşacağız."

PYD'YE YAPILAN SİLAH YARDIMI

ABD Başkanı Trump'ın göreve gelmesinin ardından ABD yönetimi içinde çatlaklıkların oluştuğunı söyleyen Kalın Trump'ın kendi istihbarat birimleri, yargı ve medya ile mücadele içinde olduğunu söyledi. Soçi'deki üçlü zirvenin ardından Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin toplanması kararı alındığını da belirten Kalın, Türkiye hükümetinin tavrının Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde Suriye'nin bütün temsilcilerinin bu kongreye davet edilmesi olduğunu yineledi:

"Geçiş süreci ile ilgili çalışmalar da devam etmektedir. PYD ve YPG ile Amerika'nın devam eden ilişkileri de bu çerçevede değerlendirilmektedir. Bugüne kadar PYD ve YPG ile ilişkilerinin geçici ve tamamen DEAŞ'a yönelik olduğunu söyleyen Amerika, bu ilişkiyi sürdürmek için elinde hiçbir gerekçe olmadığını da açık bir şekilde bilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu desteği sonlandırması için gerekli girişimleri sürdürmeye devam edeceğiz.

Trump'ın iş başına gelmesinden sonra ABD yönetimi içinde çatlaklıkların oluştuğu aşikar. Trump da kendi istihbarat birimleri içinde, medya ile yargı ile bir mücadele içinde. Türk-Amerikan ilişkilerine yansımasına baktığınız zaman sorun ortada. YPG'ye silah verilmeyecek dedikten sonra Pentagon'un hayır devam edecek açıklaması... Bu konuda kendi aralarında bir netliğin ortaya çıkması gerekir diye düşünüyoruz.

OLASI AFRİN OPERASYONU

Afrin'le ilgili Türkiye'ye dönük tehditlere cevap veriyoruz. Tehditler büyürse yanıt vermekte çekinmeyiz. Ancak durum sahadaki gelişmelere göre ilerleyecek.

ZARRAB VE HALKBANK DAVASI

Şu ana kadar davanın seyrine, medyadaki yansıtılma biçimine baktığınızda Türkiye'ye karşı bunun siyasi dava haline getirildiği görülmektedir. Mahkemede dünden beri Zarrab'ın açıklamaları ortadadır. Ne tür anlaşma yaptığı, ne tür yalanlar söylemeye hazır olduğu da kendisi tarafından dile getirilmiştir. Biz hukuki olarak Halkbank üzerinden gerekli desteği verdik, vermeye devam edeceğiz.

KILIÇDAROĞLU HAKKINDA AÇILAN DAVALAR

Bir basın kuruluşunu hedef göstermesi basın özgürlüğü ile bağdaşır konu asla değildir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun siyasi performansı da ortadadır. Cumhurbaşkanımıza vatana ihanet gibi çirkin bir suçlamada bulunduğu içina avukatları bir suç duyurusunda bulundular."