Cam filmli kara arabalar, Erdoğan ve Türkiye

Kara cam filmi tartışması Türkiye’nin çok iyi bir röntgeni. Kalabalık bir kitle demek ki arabalarında cam filmi kullanıyor ve bu filmler bu güruh için çok önemli.


Ülkemizde bunca saçma sapan olay yaşanırken “son ayların en ilginç gelişmesi arabalara cam filmi yasağı gelmesi ve Erdoğan’ın dahliyle yasağın yumuşaması” dersem birileri bana, biliyorum, kötü gözle bakabilir.

Ama, ne yapayım, durum bu.

Türkiye’de çok sayıda arabada bu kapkara cam filmler var, arabanın içerisi görünmüyor.

Arabalardaki bu kara cam filmlere devletin karışmasının hukuk karşısında durumu nedir, gerçekten bilemiyorum, ilginç bir konu.

12 Eylül günlerinde geceleri arabaların iç lambalarını yakarak araba kullanma mecburiyeti getirilmiş idi, bunu da hatırlayan, böyle araba kullanan kuşaktanım.

Ancak, bir nedenden, muhtemelen güvenlik gerekçesi ağır basmıştır, devlet kara cam filmlerine yasak getirme kararı aldı geçtiğimiz haftalarda.

Devlet böyle bir karar aldı ise muhtemelen kara cam filmleri arabalarına taktıranların sayısı epey kabarık olsa gerek.

Bu durum bile başlı başına bir mesele.

Normal bir insan neden arabasının içini görünmez kılmak ister, belli değil.

Birileri buraları için mafyaland ya da manyakland dese şaşmayabilirim.

Gerçek mafyanın, mafya özentilerinin, sözde kabadayıların ya da manyakların sayısının bu kadar olduğunu düşünmezdim doğrusu.

Ancak, daha sonra yaşanan çok önemli bir gelişme beni mafya, özentisi ya da manyak sayısının ilk düşündüğümden de fazla olduğu kanısına götürüyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, başka işi gücü yokmuş gibi, kara cam filmi meselesinde devreye girdi ve bu yasağın kaldırılması ya da hafifletilmesi doğrultusunda direktifler verdi.

Meselenin özü Sayın Cumhurbaşkanının neden bu konuda devreye girdiğidir.

Yardımcı doçentlik, TEOG konularında olduğu gibi, bürokrasi de hemen bu durumdan vazife çıkardı.

Daha bir ay önce arabalarda kara cam film yasağını aslanlar gibi savunan bakanlar şimdi tornistan ettiler, bir ara yol bulma telaşındalar.

Bu meseleyi bazı bakan arkadaşların düzey meselesi olarak görüp geçelim.

Ve, esas meseleye, arabalara kara cam filmi yasağının kaldırılmasının en önemli noktasına gelelim.

Böyle bir meselede bir Cumhurbaşkanı, başında bir dizi çok önemli konu varken, neden aktif pozisyon alır, neden enerjisinin, zamanının bir bölümünü bu meseleye ayırır?

Bu sorumun cevabının 2019 seçimlerinden bağımsız olduğunu düşünmüyorum.

İşin en acıklı tarafı da burası.

Demek ki, Türkiye’de, 2019 seçim sonuçlarına marjda bile olsa etki yapabilecek sayıda kara cam filmi meraklısı mafya üyesi, mafya özentisi ya da manyak var.

Ve bu sayı Sayın Erdoğan’ın o bilinen siyasi koku alma yeteneğini devreye sokacak kadar da yüksek demek.

Bu durum Türkiye için gerçekten çok üzücü bir durum.

Son senelerde vaktimin önemli bir bölümünü Fransa’da geçiriyorum, sokaklarda araba kullanıyorum, kara cam filmi takılı araba gördüğümü hatırlamıyorum.

Bu mesele Türkiye’de gündeme geldikten sonra daha da dikkatli bakıyorum, yine göremiyorum.

Buralarda zaten yakası göbeğine kadar açık beyaz gömlek üzerine kapkara ceket pantolon giyene de pek rastlanmıyor sokaklarda.

Mafya üyesi, özentisi, sözde kabadayı ya da manyak sayısı bizde gerçekten bu kadar yüksek mi?

Bu sorunun yanıtı müspet ise Türkiye için çok kötü bir manzara.

Sayın Erdoğan ve AKP bunlardan oy devşirmek istiyorsa durum bu kez de Erdoğan ve AKP için çok kötü demektir.

Normal, illegalite içinde olmayan bir insan neden arabasının camına siyah cam taktırır, bu sorunun yanıtını bilen varsa bize da anlatsın lütfen.

Türban sorununun ortaya çıktığı günden beri, özellikle üniversitelerde ama daha genel olarak her yerde türban özgürlüğünü savundum çünkü türban kadının kimliğinin, yüzünün teşhisine engel bir şey değil, kamuyu da sadece bu ilgilendirir, türban takmak da takanı.

Aynı mantıkla kamusal alanda burka giyilmesine de hep karşı çıktım.

Metroda yanımda oturan insanın kadın mı, erkek mi olduğunu bilmek istememin doğal olduğunu düşünüyorum.

Kadınlar da muhtemelen kadın tuvaletini kullanan birisinin kadın olduğunu bilmek isterler.

Tıkalı İstanbul trafiğinde yanımda duran arabanın içinde nasıl tiplerin olduğunu da bilmek istemek normal olsa gerek.

Elleri silahlı IŞİD’liler de olabilir değil mi?

Bu kara cam filmi tartışması aslında Türkiye’nin çok iyi bir röntgeni.

Yasal düzenleme gerektirecek ve koku alma duygusu çok güçlü bir siyasiyi müdahale etmeye yönlendirecek kadar kalabalık bir kitle demek ki arabalarında cam filmi kullanıyor ve bu kara cam filmler bu güruh için çok önemli.

Sorun Sayın Cumhurbaşkanının bu başarısız yasak denemesinden rahatsız olan kitlenin yanında yer alıyor olması ya da bu kitlenin oy potansiyeli.

Ne demiş eskiler?

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…