Denilen oldu; Sur’da su ve elektrikler kesildi

Diyarbakır’ın Sur ilçesinin Lalebey ve Alipaşa mahallelerindeki yıkım öncesi evlerini boşaltmayanların su ve elektriklerinin kesileceği belirtilmişti.


Fatime TEKİN


ARTI GERÇEK - ‘Acil Kamulaştırma’ kararı çerçevesinde yıkımına başlanacak olan Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Lalebey ve Alipaşa mahalle sakinleri güne anonslarla uyandı. 1 Mayıs’ta cami hopörlerinden ‘evlerinin yıkılacağı’ anonsu yapılan mahalle sakinlerine, bu kez zırhlı araçlardan ‘21 Mayıs’ta evlerin yıkımına başlanacağı’ yönünde anons yapıldı. Mahalleye dağıtılan ve kim tarafından yazıldığı belli olmayan bir metinde ise bugün elektrik ve suların kesileceği yazılıydı.

SU VE ELEKTRİK KESİLDİ

İmzasız duyuru metninde olduğu gibi bugün yıkımın yaşanacağı iki mahallede su ve elektrik kesintisi yaşandı. Sabahın erken saatinde yaşanan kesintiye mahalleli tepki gösterdi. Mahalle sakinleri, muhtarla birlikte mahallede bulunan DİSKİ ve emniyet görevlileri ile görüştü. Yapılan anons ve kesintilerden dolayı yaşadıkları rahatsızlıkları dile getirdi. Görüşme sonucunda su ve elektrik kesintisine şimdilik son verildi. Ancak bu kesintinin Pazartesi günü devam edeceği belirtildi.

KAYGILI, SESSİZ BİR BEKLEYİŞ

Her iki mahallede 1 Mayıs’tan bu yana bir yıkım beklense de mahalle sakinleri kaygılı bir şekilde yaşamlarına devam etmeye çalışıyor. Dükkanlar açılıyor, çocuklar okullarına gidiyor, kadınlar kapı önlerini süpürüp, sohbetler ediyor. Mahallede her şey normal görünse de aslında kaygılı, sessiz bir bekleyiş hakim.

Ali Paşa Mahallesi’nde fırın işleten Fesih Yılmaz, her zamanki gibi dükkanı açmış, mahalleye ekmek yetiştirme telaşında…Yıkım kararını sorduğumuzda 26 yıldır bu mahallede yaşadığını söyleyerek bir bir anlatmaya başlıyor, mahalledeki anılarını….

HATIRALAR DA YIKILACAK

“1991’de evlendim. 4 çocuğum var. Ben okuyamadım, ama hepsini okuttum. Sur’da sokak düğünü yaparak evlendim. Şu anki fırını daha önce dedem ardından babam şimdi ise ben işletiyorum. Burası bana dedemden kalma, ekmek teknem. Yıkım kararı öncesi buralar cıvıl cıvıldı. Şimdi öyle değil, kimse kalmadı. İnsanlar yavaş yavaş mahalleyi terk etmeye başladı. Bu yıkım kararı kötü oldu gerçekten.”

Sur’da sokağa çıkma yasağını da yaşayan Yılmaz, “Ben yasak döneminde evimdeydim. Aslında gidecek bir yerim olmadığından üç oğlum, ben, kızım ve eşim 8 gün evde kaldık. O zaman da ne elektrik ne su vardı. İzin alarak evden çıkıp su alabiliyorduk. Keşke kendi mahallemizde ölsek buradan çıkmasak. Bir sürü anımız, hatıralarımız var burada. Fakiriz belki ama bu yoksulluğa kurban” diyor.

YIKIM KARARI GERİ ALINSIN

Gençliği, Alipaşa Mahallesi’nde geçenlerden biri de Emine Beytar. En çok da komşularından olacağı için üzülüyor Beytar, “16 yaşından beri Sur içinde oturuyorum. Evim için bana 58 bin verdiler ama bu evi yıkıp, dönüştürüp bana 300 bine verecekler. Verilen para zaten hiçbir şeyi zaten karşılamadığı gibi, yaşanmışlıklarımızı da yok edecekler. Allah hakkımızı kimseye bırakmasın. Eğer yıkım olursa evimi, arkadaşlarımı komşularımı çok özleyeceğim” diye ekliyor. Evlerini taşıyanlara 500 TL yardım yapılacağı konusuna da değinen Beytar, “500 TL ile ev mi taşınır? Asla taşınmaz. Bizimle dalga geçiyorlar. Biz zaten zor şartlardayız, o yüzden buralarda yaşıyoruz’’ diyerek yıkım kararının geri alınmasını istiyor.

26 YILIN ARDINDAN İKİNCİ GÖÇ

Yıldız Kardaş’ın hikayesi ise göçler, köy yakmalarla dolu. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde koruculuğu reddettikleri için köylerinin yakıldığını anlatan Kardaş, yaşadığı yerden göç ederek Sur’a yerleşmiş. 6 kız, 4 erkek çocuğu ile Sur’da yaşam mücadelesi veren Kardaş’a yine göç yolları görünüyor. 26 yıldır yaşadığı tüm anılarını enkaz altında bırakacak olan Kardaş’ta, Sur’un ayrı bir yeri var. “Sur’un hayrı, bereketi var. Bize yıllarca ev sahipliği yaptı. Sur sahabelerin, şehitlerin şehri hiç yıkılır mı” diye soruyor.

KÖYÜM İKİNCİ KEZ YAKILIP, YIKILIYOR

Mahallesinde yaşanacak yıkımın kendisine yakılan köyünü hatırlattığını söyleyen Kardaş, “Burada hepimiz Kürt’üz. Kendi topraklarımızdan zorla geldik ve yıllardır burada yaşadık. Biz topraklarımızın fakiriydik, köyden buraya göç ettik. Burası artık bizim toprağımız, varımız dedik. Bu şehre olan sevgimden bir çocuğumun adını Amed koydum. Şimdi yine ‘Sizi zorla tank ile top ile çıkaracağız’ diyorlar. Devlet bize yardım etsin, bizde bu ülkenin vatandaşlarıyız. Benim köyüm 26 yıl önce yıkılmıştı. Sanki köyüm ikinci kez yıkılıyor gibi hissediyorum. Bugüne kadar mevsimlik işçilik yaparak geçimimizi sağladık. Adapazarı ve Antalya’ya gidiyorduk. Bu yıl da evimizden oluyoruz. İnsan, bunu düşmanına yapmaz. Zorla çıkarılıyoruz” diyerek tekrar göç yollarına düşmenin yorgunluğunu yaşıyor.

BİZİ BURALARA DEVLET GÖÇ ETTİRDİ

Suyu, elektriği de kesseler mahallesini terk etmeyeceğini söylüyor Züleyha Çakar. Yıkımdan dolayı şuan mahallede kalıyor. Zaten bu mevsimlerde evinde de pek zaman geçirememiş. Diyarbakır’a bulamadığı ekmek parasını Adana, Mersin illerinde bulmuş. Mevsimlik işçilerden biri Züleyha Çakar. İş, ekmek parası neredeyse ailesi ile oraya gittiğini belirtiyor. Çakar, “Gidecek ne bir yerim ne de kimsem var. Biz burada da devletin zoru ile oturduk. Bizi buralara devlet göç ettirdi. Şimdi nereye gidelim. Burada çalışan herkes zorlu şartlarda yaşıyor. Bence sadece Kürt olduğumuz için bu zorlukları görüyoruz” diye ifade ediyor. Evlerini asla terk etmeyeceklerini söylüyor.

Mahalleli yıkım yerine başka bir çözüm sunulmasını istiyor. 1 Mayıs’tan bu yana her an evlerinin yıkılacağı kaygısıyla yaşıyor. (Diyarbakır)