Dink cinayeti sanığı jandarma: Bu alçak cinayetle alakamız yok

Hrant Dink cinayetine ilişkin davanın bugünkü oturumunda, dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü TİM Komutanı kendini böyle savundu.


HABER MERKEZİ - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davanın bugünkü oturumu devam ediyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, eski Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz ile dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar getirildi.

Dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in de aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklar ve Dink ailesinin avukatları da duruşmada hazır bulundu.

JANDARMA İSTİHBARAT GÖREVLİSİ: SAYIN ACILI AİLE, YÜREĞİNİZE SESLENMEK İSTİYORUM

Duruşmada, dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale savunmasına Dink ailesine hitap etmek istediğini belirterek başladı:

"Sayın acılı aile, yüreğinize seslenmek istiyorum. Kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim ki benim ve personelimin bu alçak cinayetle alakası yok ama nedense buna dahil edilmeye çalışıyoruz. Ama suçluyuz bu milenyum yılında hala demokrasiyi içselleştiremediysek suçluyuz. Bu toprakların insanları olarak siz de bilirsiniz ki, insanlar öldükten sonra kıymetlenir. Milyonlarca insan Hrant öldükten sonra videolarını izledi. 'Ben de ondanmışım, o da bendenmiş' dedi. Bu yapılanlar onu geri getirmeyecek ama bazı isimlerin ölümleri acı da olsa insanlığa hizmet eder." 

'FOTOĞRAFLARDAKİLER İSTANBUL İSTİHBARAT PERSONELİ DEĞİL'
Yıllarca istihbaratçı ve komando olarak bölge illerinde görev yaptığını söyleyen Muharrem Demirkale, iddiaların aslı olmadığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savundu: 

"Fotoğraflardaki kişilerin hiçbiri İstanbul istihbarat jandarma personeli değil. Bunu poliste söyledim. Kriminal inceleme yerine görüntü üzerinden teşhis yaptırıldı. 2005-2012 arasında İstanbul'da çalıştım. Cinayet günü çekilen fotoğraf ve videolar benim personelim değil."

'TANIŞMALARI İŞ İLİŞKİSİ İÇİNDE NORMAL DEĞİL'
Dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin savunmasının ardından, Mahkeme Başkanı Ali İhsan Horasan, sanık Ahmet İlhan Güler'in "Muharrem Demirkale ile Ali Fuat Yılmazer arasındaki irtibat normal değil" yönündeki savcılık ifadesini okudu. Bu ifadeyi sanık Ahmet İlhan Güler'e sorması üzerine Güler, söz konusu iddiasını yineleyerek "Diyalog kurulurken yukarıdan aşağı gelişir. Rütbe ve pozisyonları birbirine yakın olan insanlar irtibat kurar. Erol Demirhan ile teknik dinlemede çalışıyor, Muharrem Demirkale ise PKK masasında. Tanışabilirler ama iş ilişkisi içinde normal değil" şeklinde konuştu.

'ARAMIZDAKİ GÖREV İLİŞKİSİYDİ'

Güler'in ardından sanık Ali Fuat Yılmazer söz alarak "Ahmet İlhan Güler'in 'normal ilişki değil' yorumu kişiseldir. Biz koordinasyon yükümlülüğü altındayız. Güvenlik ve istihbarat teşkilatları koordineli çalışmak zorunda. Erol Demirhan diyelim ki FETÖ'cü, atayan kendisi, niçin verdi o zaman o göreve. Ben kendisi üzerinden tanıdım. Urfa'daki ve İstanbul'daki kadroyu kendisi şekillendirmişti" dedi. Bunun üzerine yeniden söz verilen sanık Muharrem Demirkale "Şaşkınlık içerisindeyim. Aramızdaki görev ilişkisiydi" dedi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya devam ediliyor.

(DHA)