Erdoğan'ın '50 milyon' sözüne AKP'den düzeltme

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz anmalarında kullandığı “50 milyonluk Türkiye” sözüne Meclis'ten düzeltme geldi.

Sibel HÜRTAŞ / ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz kutlamalarında söylediği “50 milyon” sözüne 48 saat sonra Meclis’ten sözlü düzeltme geldi: Şehven söylendi. Ama Cumhurbaşkanı aradan geçen sürede bu ifadenin çok ön plana çıkmasına karşın hala düzeltmeye gitmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kutlamaları sırasında, "Biz, 15 Temmuz gecesi 250 kahramanı toprağa verdik, karşılığında 50 milyonluk Türkiye'nin istikbalini kurtardık. Bu milletin yüreği var, o yürek sende yok, bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir. Bu ülkede hiçbir suç cezasız kalmayacak, bundan emin olunuz. Bu millet ihanet edenin başını ezmekte de asla tereddüt etmez” ifadelerini kullanmıştı. 50 milyon ifadesi bugün Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmelere damgasını vurdu.

BÖLÜCÜLÜK YAPTINIZ

CHP’li Aytuğ Atıcı, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın bu sözleriyle büyük bir sorumsuzluğa imza attığını söyleyerek, şunları kaydetti: “Musibetler milletimizi birleştirir. Darbe teşebbüsünde de milletimiz tek vücut olmuştur. Ancak, 80 milyonluk Türkiye'de 30 milyon insanı yok saymak ve milleti bölmek vatanın birliğine ve bütünlüğüne alenen yapılmış bir saldırıdır. Cumhurbaşkanının andığı 50 milyon kimlerdir? AKP ve MHP'ye oy verenlerin ve ailelerinin toplamımı mıdır? Eğer böyleyse bu konuşmayla bölücülük yapılmış olmaz mı? Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmeye ve bölmeye çalışanlara inat barış ve kardeşlik içinde yaşamaya devam edeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlardan da hesap soracağız”
AKP'
SEHVEN SÖYLENDİ

AKP Grupbaşkanvekili Naci Bostancı, “Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız her vesileyle 80 milyonun birliğini ve kardeşliğini ifade ediyor. Bu, kayıtlarda son derece açık” yanıtını verdi. CHP’li Atilla Sertel, Erdoğan’ın “50 milyon” ifadesini anımsatınca, “Sehven söylenmiş bir 50 milyondur. Altında çopanoğlu aramanın manası yoktur” dedi.

CUMHURBAŞKANI NEDEN DÜZELTMİYOR

CHP’li Atilla Sertel de bunun bir dil sürçmesi olduğuna inanmak istediklerini belirterek, bu durumu neden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düzeltmediğini sordu. Sertel, şöyle dedi:

Sayın Başkan, ben de bunun bir dil sürçmesi olduğuna inanmak istiyorum, umarım bir dil sürçmesidir. Ancak, basında çok fazla şekilde yer almasına rağmen ne Sayın Cumhurbaşkanı ne Sayın Başbakan ne de yetkili kişiler bir düzeltme yapmıştır. O nedenle, eğer bir dil sürçmesiyse düzeltme talebinde bulunmak hakkımızdır.”

HDP’DEN DE TEPKİ

Erdoğan’ın sözlerine Genel Kurul’da HDP’den de tepki geldi. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Erdoğan’ın, "Piyonu ezip geçmeden kaleleri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız. …Bu millet ihanet edenin başını ezmekte de asla tereddüt etmez" sözlerini anımsatarak, şöyle dedi:

“Cumhurbaşkanı demekte zorlanıyorum AKP Genel Başkanı demeyi tercih ediyorum çünkü kendisi bir yargı makamı değildir, zaten yargı makamı olunsa da yargı makamının ‘başını ezmek, kafasını kopartmak’ gibi sözleri kullanması, söylemesi mümkün olamaz. Bunu bir siyasinin yapması bu ülkeye kötülüktür, çok büyük bir kötülüktür bu. Yani ben kendisini itidale ve sakinliğe davet etmenin nafile olduğunu biliyorum ama başta siyasiler olmak üzere bütün vatandaşlarımızı birbirine barış diliyle konuşmaya ve sükûnete davet etmek istiyorum.

Bu ülke ilk defa darbe görmedi. Bu bir darbe girişimiydi, bu ülke darbeler gördü ve yıllarca bu darbelere bütün kalbimizle karşı çıkmış, hepsini lanetmiş insanlar olarak evet, Türkiye'de artık sivil demokrasinin yerleşmesini istiyoruz ve bunu yerleştirecek olan asla bu dil ve bu sözler değildir. O yüzden, gerçekten bu ülkede demokrasi isteniyorsa öncelikle siyasilerin birbirlerine karşı doğru dürüst, demokratça ve barışçıl sözlerle yaklaşması lazım.

Buradan, kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımıza tekrar rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum ve bütün darbeleri de lanetliyorum ama gerçek lanetleme, dediğim gibi, bu ülke demokrasiye kavuştuğu gün olur.”