Finansal kuruluşlardan iklim taahhütleri

COP23’te HSBC 100 milyar dolarlık iklim finansmanı sözü verdi, BNP Paribas kaya petrolünü finanse etmeyecek. Deutsche Bank ise iklim riskleri haritası çıkaracak.

EKONOMİ - Almanya’nın Bonn kentinde geçen hafta başlayan COP23 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nin ikinci haftası sürüyor. Bonn’da bir yandan devlet yetkilileri Paris Anlaşması’nın uygulanmasına dair yol haritasını çıkarmaya çalışırken, diğer yandan ise devlet dışı aktörler de iklim değişikliğine karşı harekete geçiyorlar ve iklim eylemlerini arttırıyor.

İklim zirvesinin ilk haftasında bu aktörlerden özellikle özel sektör temsilcileri ön plana çıktı. İşte, iklim zirvesinin ilk haftasından küresel ekonominin dönüşmeye başladığını gösteren gelişmeler:

HSBC 100 MİLYAR DOLARLIK BİR İKLİM FİNANSMAN AKIŞI SÖZÜ VERDİ

HSBC, 2025 yılına kadar düşük karbonlu teknoloji ve kadar sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda kullanılmak üzere 100 milyar dolar bedelinde finansman sözü verdi. Bu miktar, HSBC’nin iklim değişikliğiyle mücadele ve diğer “yeşil” hedefleri doğrultusundaki taahhütlerini güçlendirmek için tasarladığı önlem paketinin bir kısmını oluşturacak. HSBC Strateji Başkanı Daniel Klier, HSBC’nin vaat ettiği bağış miktarının bir Avrupa ya da Asya finans kurumu tarafından bugüne kadar yapılan en yüksek miktar olduğu belirterek, bu finansmanın bono, kredi ve yatırım aracılığıyla yapılacağını belirtti. Klier, “Karbon ayak izimizi açıklayacağız ve kredi portföyümüze karbon ücretlendirmesini içeren stres testi uygulayacağız” dedi. 

HSBC’NİN TAAHÜTLERİ 

  • Belirlenen ara hedef doğrultusunda, 2025 yılına kadar elektrik tüketiminin yüzde 90’unu yenilenebilir kaynaklardan sağlamak ve nihai hedef olarak bu oranı 2030’da yüzde 100’e çıkarmak. HSBC tedarikçilerle uzun dönemli anlaşmalar imzalayarak yeni yenilenebilir enerji santrallerinin kurulmasını desteklemeyi amaçlıyor.
  • Termik kömürle olan ilişkileri kısmak ve diğer yüksek karbonlu sektörlerin yenilenebilir enerjiye geçiş patikalarında aktif rol almak. Bunun için de, gelişmiş piyasalardaki yeni kömürlü termik santrallerine ve tüm dünyadaki termik kömür madenlerine verdiği finansmanı durdurmak.
  • Saydamlığını arttırmak için TCFD’nin (İklimle Bağlantılı Finansal Bildirim Görev Gücü - Taskforce on Climate-Related Financial Disclosures) önerilerini uygulamaya koymak. HSBC, önümüzdeki iki yıl boyunca grup raporlarında, iklimle bağlantılı riskler ve fırsatlara yaklaşımı hakkında daha detaylı bilgi verecek.
  • Sürdürülebilir finansman ve yatırım tartışmalarında öncülük yapmak ve aktif rol oynamak. Bu, tüm sektörde uygulanacak tanımlamalar ve standartların belirlenmesini de içeriyor.

BNP PARIBAS KAYA PETROLÜ FİNANSMANINI DURDURACAK

Fransız bankası BNP Paribas, birincil faaliyet alanları kaya ya da kumul petrol ve gazı olan şirketlerle çalışmayı durdurarak, bugüne kadar bir uluslararası banka tarafından fosil yakıtlarla ilişki kesme yolunda atılan en sert adımlardan birini atmış olacak.

Financial Times gazetesi, bu hamlenin finans kurumlarının yatırım ve finansman faaliyetlerinde, “iklim risklerini artan bir dikkatle incelediğinin işareti” olduğunu yazarak, Fransa’da bir yenilenebilir enerjiye geçiş yasasıyla, kurumsal yatırımcı portföylerindeki iklimle ilgili risklerin açıklanması zorunluluğu getirildiğinin altını çizdi.

Bloomberg ise, “BNP’nin 2020’ye kadar yenilenebilir enerji projelerin finansmanı için ayırdığı 15 milyar euro ve enerji depolama ve enerji verimliliği konularında faaliyet gösteren start up’lara 100 milyon euro yatırım hedefini tekrarladığını” belirtti. Rainforest Action’dan Kıdemli Kampanyacı Jason Opena Disterhoft, “Bu, küresel bankalar açısından kesinlikle öncü bir politika. Başka gelişmeler yaşanacağına dair de bir işaret” dedi. 

DEUTSCHE BANK FİZİKSEL İKLİM RİSKLERİ HARİTASI ÇIKARACAK

711 milyar euroluk portföy yöneten Deutsche Varlık Yönetimi’nden Çevresel ve Sosyal Yönetişim Başkanı Michael Lewis, “Karbon ayak izini yükseltmekte kullanılan tüm varlıkların ve enerjinin, yakın risklerimizi karşılamadığını hissediyorduk” dedi. Lewis, bu haritaların bankanın şirketleri varlık ve tedarik zincirlerinin iklimle ilgili riskleri konusunda daha fazla bildirim yapmalarına teşvik etmek için kullanabileceğini umduğunu söyledi. Bu yılın başında, TCFD (İklimle Bağlantılı Finansal Bildirim Görev Gücü - Taskforce on Climate-Related Financial Disclosures) şirketlere bu tür riskleri bildirmeye başlamaları çağrısında bulundu. 

S&P GLOBAL’DEN ARAŞTIRMA: PARİS ANLAŞMASI İKLİM TAAHÜTLERİ

S&P Global’in "Paris Anlaşması İklim Taahhütleri: Para Nereden Gelecek" başlıklı Ulusal Katkı Beyanları’nı (NDC’ler) konu alan bir araştırmasında, “NDC’lerini gerçekleştirme maliyetlerini açıklamış olan ülkelerin toplam maliyetleri yaklaşık 5.3 trilyon dolar. Karşılaştırmak gerekirse, halihazırda küresel ölçekte sadece 895 milyar dolarlık iklim bonosu çıkarıldı. Bu hedeflerin tutturulabilmesi için, yenilenebilir enerjiye geçiş finansmanı büyük olasılıkla sadece çıkarılan yeşil devlet bonolarını değil, muhtemelen yasal teşvikler ve diğer uygulamalar aracılığıyla, özel sektör fonlarını da içerecektir” tespitleri yer aldı.