Futbol ekonomisinde en az konuşulan konu

Hacıosmanoğlu’nu Erdoğan arıyor o gece, Başkana rica ediyor ve Hakem serbest kalıyor. Sizce, Trabzon Başkanı bu gücü nereden alıyor? Bu konu ilginç bir tez konusu olmaz mı?

Eser KARAKAŞ / FUTBOL


Üniversiteden zorla uzaklaştırılmasa idim, aklımda, iyi bir öğrenciye, futbol ekonomisi üzerine bir tez konusu önermek vardı.

Daha da özele inersek aklımdaki konu Anadolu şehirlerinde ve hatta üç büyüklerin, futbol takımlarının başkanlarının futbol üzerinden siyaset ve ekonomi ile ilişkisi idi.

Daha da iyi bir öğrenci aynı konuyu uluslararası mukayeseli olarak da ele alabilir.

Bu konu ülkemizdeki sayısız tabu konuların galiba epey başlarında da geliyor.

Konu ile ilgilenenler bu alanda bir-iki yazı yazmadılar değil ama yanılmıyor isem ortada hala ciddi bir araştırma pek yok.

Anadolu kentlerinde böyle bir konuyu o kentin bir üniversitesinde yapmak zaten malum nedenlerden kolay değil ama bırakın Anadolu kentlerini İstanbul’da acaba Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray başkanlarının başkanlık unvanı üzerinden kurdukları siyasi ve ekonomik ilişkiler objektif olarak incelenebilirler mi, bu bile pek belli değil.

Özgür Türkiye, özgür üniversitelerimiz.

Bu konuya neden bugün girdim?

Basında çıkan bir haber üzerine.

Bizim basında, malum, fikri takip alışkanlığı pek yok, bu nedenden bazı konuların arkası pek araştırılmıyor.

Ama, şunu unutmayalım, bir de bazı konuların fikri takibinin yapılması siyasi ve iktisadi nedenlerden kolay olmuyor, bu nedenden de muhabirleri eleştirmek çok doğru olmayabilir.

28 Ekim 2015 tarihinde Trabzon’da Trabzonspor-Gençlerbirliği maçı oynanıyor, maç 2-2 iki bitmek üzere iken Hakem Çağatay Şahan, iddiaya göre, Trabzonspor’un bir penaltısını vermiyor ve sonuç olarak Trabzon kendi sahasında iki puan kaybediyor.

Maç sonrası Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu üç puanın yitirilmesinden sorumlu tuttuğu Hakem Çağatay Şahin’i hakem odasına kilitliyor, yanındakilere de “Trabzon misafirperverliğimizi gösterelim, Hakemi sabaha kadar bırakmayalım” diyor; söylemeye gerek yok, Vali, Emniyet Müdürü ortalarda yok.

Allah’tan basın meselenin üzerine gidiyor ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nu Recep Tayyip Erdoğan arıyor o gece, Başkana rica ediyor ve Hakem çok geç saatte serbest kalıyor.

Sizce, Trabzon Başkanı bu gücü nereden alıyor?

Bu konu ilginç bir tez konusu olmaz mı acaba?

Sadece Trabzon’da değil, her yerde durum aynı.

Kamu davası mı açılıyor, Hakem mi şikayetçi oluyor, bilemiyorum ama mahkeme yeni sonuçlanıyor ve Trabzonspor eski Başkanı Hacıosmanoğlu’na sekiz ay on gün ceza veriliyor ve ceza da erteleniyor.

Eskiden bir tabir vardı, gençler muhtemelen bilmezler: On tuşlu Facit, bu kadar basit.

Öte yandan, hayatlarında kimseye cebir uygulamayan, şiddet kullanmayan gazetecilere, yazarlara, öğretim üyelerine ağırlaştırılmış müebbet yani eski sistemdeki idam cezası veriliyor.

Gerçekten, “On tuşlu Facit, bu kadar basit”.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…