Gezi Doktorları davası düştü

Sağlık Bakanlığı'nın, Gezi eylemleri sırasında yaralılara tedavi hizmeti verdiği gerekçesiyle İstanbul Tabip Odası'na açtığı dava düştü.

Fatma YÖRÜR


ARTI GERÇEK - Gezi eylemleri sırasında yaralıları tedavi eden İstanbul Tabip Odası doktorları hakkında açılan davanın karar duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldü. 'Amaç dışı faaliyette bulunarak hekimlik yapmak'la suçlanan doktorlara karşı İstanbul Tabip Odası'na açılan dava dosyası kapandı.

Mahkemede savunma adına söz alan Avukat Meriç Eyüpoğlu, “Bu dava kapsamında doktorlar hekimlik faaliyeti yapmakla suçlandı. Deliller arasında hekimlerin yaralılara sağlık hizmeti sunması var. Tüm hekimlerin sağlık hizmeti sunması zorunludur.” dedi.

Mahkeme kararında dosyanın kapanmasına hükmetti. İş yoğunluğu nedeniyle, gerekçesi sonra yazılacak olan kararda, İstinaf Mahkemesi yolu açık tutuldu.

Davası sonrası yapılan basın açıklamasında Avukat Meriç Eyüpoğlu, dosyanın düşürülme gerekçesinin de açıklanması gerektiğini belirtirken, aynı kapsamda Diş Hekimleri Odası, Eczacılar Odası hakkında açılan davaların da devam ettiğini belirterek, bu nedenle bu dosyanın kapanması yetmez mahkeme kapanmayı da gerekçelendirilmelidir.” dedi.

‘SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİ İÇİN GÖREV ALDIK’

Üç buçuk yıl süren yargılama sonrası kapanan dava için hekimler ve hukukçular bir basın açıklaması yaptı:

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel açıklamada söz alarak, “Hekimlik kazandı, Sağlık Bakanlığı kaybetti.” dedi. “Sağlık Bakanlığı’nın İstanbul Tabip Odası yönetimindeki arkadaşların görevden alınması için açtığı dava biraz önce mahkemece reddedildi. Bu ilk ret kararı değil daha önce Ankara Tabip Odası ve Hatay Tabip Odası’na da aynı şekilde Gezi sürecinde hekimlik yaptıkları için görevden alma davaları açılmış, reddedilmişti. Onlar bu davayı açarken Gezi protestoları sırasında acil tıbbi yardım ihtiyacı olanlara Tabip Odası üyelerinin bu yardımı vermeleri nedeniyle bunu amaç dışı faaliyet olarak değerlendirerek bu davayı açmıştı. Gerek Türk Tabipleri Birliği yasası ve tüm hekimlik değerleri gereği hangi koşulda olursa olsun hekimler bireylere sağlık hakkını sunmakla yükümlüdür. Her koşulda tıbbi yardım vermeye hazır olmuşlardır olacaktır. Bunun yargılanması hekimlik uygulamasının yargılanmaya kalkmasıdır. Gezi protestoları sırasında Sağlık Bakanlığı, hekimlerin bireysel ya da Tabip Odası ile birlikte yaptıkları tıbbi müdahalelere, acil hizmetlere karşılık görevi olduğu halde bu tıbbi hizmetleri karşılamamıştır. Görevi yerine getirmediği için aslında yargılanması gerekenler bunu yerine getirmeyenlerdir." dedi.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez de, "Bu dava hiç açılmamalıydı. Bunun için utanıyorum. Ülkemizde demokrasi adına utanç veriyor." ifadesini kullandı.

'DAVANIN REDDİ YETMEZ GEREKÇE AÇILANMALI'

Avukat MeriçEyüpoğlu da: "İstanbul Tabip Odası'nın Gezi eylemleri döneminde revirler açarak, sağlık hizmeti, sunarak amaç dışı faaliyette bulunduğu gerekçesiyle açılan dava seçilmiş kurullarının görevden alınmasını talep ediyordu.

'Sağlık hizmetini sadece Sağlık Bakanlığı sunabilir İstanbul Tabip Odası amaç dışı faaliyette bulunmuştur' denilerek açılan bu dava hekimleri 3,5 yıl yargılamıştır. Burada acil sağlık hizmeti sunuldu. Ölümcül derecede yaralılara yardım edilerek can kayıpları azaltılmıştır. Ambulans gelinceye kadar gönüllü ilk müdahalede bulanan hekimler hedef alındı. Bu dönemde görevini yapmayan bir Sağlık Bakanlığı ve gönüllü çalışan hekimler ve sağlıkçılar var. Durum bu kadar karikatürdü aslında.

Davanın reddedilmesi yetmez davanın hangi gerekçeyle reddedildiğini de açıklmamalılar çünkü Sağlık Bakanlığı sadece İstanbul Tabip Odası'na değil Eczacılar Odası'na ve Diş Hekimleri Odası'da da dava açmıştır. Ama sudan sabundan gerekçelerle açılan bu davalara emsal olacağı için red kararı yetmez, mahkemenin gerekçesi ve toplanan delillerin de hukuka uygun olması gerekir” dedi.

*Kapak Fotoğrafı  Mezopotamya Ajansı