AKP'nin 'ifade özgürlüğü' tablosu: 23 bin yıl ceza



Artı Gerçek

İnsan Hakları Derneği, Freedom House'un 'özgürlüklerin en çok düşüş gösterdiği ülke' ilan ettiği Türkiye'nin 16 yıllık 'ifade özgürlüğü' karnesini çıkardı.


GÜNCEL - Freedom House'un, 195 ülkeyi değerlendirdiği 2018 Dünya Özgürlükler Raporu'nda 'özgür olmayan ülkeler' kategorisinde yer alan Türkiye, listede 'özgürlüklerin en çok düşüş gösterdiği ülke' olarak da ilk sırada yer aldı. Hak ihlallerine dair her yıl düzenli olarak raporlar hazırlayan İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre de Türkiye'de AKP'nin iktidara geldiği 2003 yılından bu yana 7 bin 588 kişiye düşüncelerini ifade ettiği gerekçesiyle 23 bin 98 yıl hapis cezası verildi.

2003: KAPATILAN GAZETELER, TELEVİZYON VE RADYOLAR

Mezopotamya Ajansı tarafından derlenen İHD verilerine göre AKP'nin iktidara gelmesinin hemen ardından, 2003 yılı boyunca toplam 40 ilde 29 afiş, bildiri ve döviz, 4 ilde 198 kasetin satışı, 23 kitap, 25 dergi yasaklanırken, 10 gazete toplam 37 sayısı toplatıldı. 24 gazete kapatılırken, 2 derginin yayını durduruldu, 14 dergi ve 8 gazete toplam 192 gün kapatıldı, 2 internet sitesinin Türkiye’den erişimi engellendi.  Bunların yanı sıra 12 konser, 5 tiyatro oyunu, 5 film gösterimi, 1 şölen, 1 müzikal, 1 gösteri ve 1 kitap fuarına izin verilmezken, 30 gazete, dergi bürosu, kültür ve sanat merkezi baskına uğradı. RTÜK tarafından 11 TV ve 10 radyo toplam 480 gün kapatıldı ve 10 kez program durdurma cezası verildi.

Düşüncelerini ifade eden 155 kişi hakkında soruşturma açılırken, 12 öğretmene uyarı cezası verildi. 2003 yılında sonuçlanan 134 davada, 283 kişi toplam 276 yıl 4 ay 4 gün hapis ve 309 milyar 861 milyon 740 bin TL para cezasına çarptırıldı.

2004: YASAKLANAN ETKİNLİKLER, OYUNLAR, FİLM VE SERGİLER

2004 yılında 7 tiyatro oyunu, 2 konser, 5 afiş, 4 etkinlik, 2 şölen, 2 film, 2 müzik albümü, 3 stant, 1 kampanya, 1 resim sergisi, 1 TV programı, 1 resim, öykü, şiir yarışması yasaklanırken, 4 kitap ve 4 dergide de toplatıldı. 2 gazete ve 1 dergi toplam 23 gün, 2 dergi ise sürekli olarak kapatılırken, 4 dernek, 5 gazete bürosu, 6 dergi bürosu, 2 kültür merkezi, 1 haber ajansı, 1 dağıtım şirketi ve 1 yayıncılık şirketi baskına uğradı. Yine RTÜK tarafından 5 TV ve 7 radyonun toplam 304 gün yayını durduruldu. 21 TV ve 3 radyonun toplam 71 programı durduruldu.

Düşüncelerini ifade eden toplam 2 bin 488 kişi hakkında 78 dava açılırken, 467 kişi hakkında toplam bin 557 yıl 2 ay hapis ve 350 milyar TL para cezası istendi. 

Sonuçlanan 72 davada 104 kişi beraat etti. 4 dava düştü. 693 kişi toplam 30 yıl 9 ay hapis ve 784 milyar 757 milyon 402 bin TL para cezasına çarptırıldı.

2005: 2 BİN 640 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA

2005 yılında 6 afiş, kitap, roman, 5 etkinlik ve 23 kaset de yasaklandı. Bir yayın organı kapatılırken, bir yayın organı basıldı, 3 yayın organı da saldırıya uğradı. RTÜK tarafından 191 radyo televizyon uyarılırken, 4 televizyon kanalı para cezasına çarptırıldı. Azadiya Welat gazetesinin 7 sayısı hakkında 'örgüt propagandası yapmak' suçlamasıyla dava açıldı.

Siyasi partiler yasası kapsamında düşüncelerini ifade eden 192 kişi hakkında 65 dava açıldı. Bu davalarda 27 kişi berat ederken, 1 kişi hakkında takipsizlik verildi. 2005 sonunda sonuçlanan davada 59 kişi hakkında toplam 266 ay hapis cezası verildi.

Düşüncelerini ifade eden 2 bin 640 kişi hakkında soruşturma açıldı.

2006: 530 KİŞİ HAKKINDA 114 DAVA AÇILDI

2006 yılında 22 afiş, kitap, roman 25 etkinlik yasaklanırken, 3 yayın organı saldırıya uğradı. RTÜK 5 radyo ve televizyona uyarı cezası verdi, biri radyo diğeri televizyon olan iki yayın organını kapattı. Düşünceleri ifade eden 430 kişi hakkında 113 soruşturma açıldı. 513 kişi hakkında 107 dava açılırken, 2006 yılında 530 kişi hakkında açılan 144 dava sonuçlandı. 98 davada 226 kişi 140 yıl 8 ay hapis cezası aldı.

2007: 558 KİŞİ HAKKINDA 138 SORUŞTURMA

2007 yılında 14 miting, 5 konferans ve söyleşi, 3 tiyatro oyunu, 3 gezi, 3 şenlik, 3 imza standı, 3 konser, 2 belgesel, 1 festival, 1 sergi ve 1 mevlit yasaklandı. Yine yıl boyunca 31 gazete ve dergi, 11 afiş, 3 bildiri ve 2 davetiye yasaklandı veya toplatıldı. Anadolu'nun Sesi Radyosu'nun yayını RTÜK tarafından süresiz olarak durduruldu. 10 dergi bürosu, 6 gazete bürosu ve 2 ajans baskına uğradı.

2007 yılında 558 kişi hakkında 138 soruşturma açıldı. 2007 yılında 1232 kişi hakkında 190 dava açıldı. 2007 yılı öncesinde açılan ve 2007 yılında devam eden 236 davada 2 bin 141 kişi yargılandı.

Yıl içerisinde 640 kişinin yargılandığı 191 dava sonuçlandı. Buna göre; toplam 27 kişi hakkında açılan 5 dava düştü, yargılanan 615 kişiden 244'ü beraat etti, 369 kişi hakkında toplam 346 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 49 milyon 524 bin 03 TL para cezası verildi.

2008: 380 KİŞİYE 432 YIL HAPİS

2008 yılında 5 miting, 4 tiyatro oyunu, 2 basın açıklaması, 2 Newroz kutlaması, 1 panel, 1 konser, 1 şölen, 1 sergi, 1 toplantı, 1 film gösterimi, 1 ödül töreni, 1 eğitim çalışması ve 1 dayanışma gecesi yasaklanırken, 13 gazete, 11 dergi, 8 afiş, 5 kitap, 1 takvim ve 2 bildiri toplatıldı. 38 gazete, 7 dergi ve 1 televizyonun ise yayını durduruldu. 9 gazete ve dergi bürosu, 1 televizyon kanalı ve 1 dağıtım şirketi baskına uğradı, 46 internet sitesi RTÜK tarafından engellendi.

2008 yılında 2 bin 641 kişi hakkında 136 soruşturma, 450 kişi hakkında da 140 dava açıldı. Yıl içerisinde 504 kişinin yargılandığı 177 dava sonuçlandı. Yargılanan 124 kişi beraat etti. 380 kişi 432 yıl 7 ay 5 gün hapis ve 321 milyon 847 bin TL para cezasına çarptırıldı.

2009: 516 KİŞİ HAKKINDA 88 SORUŞTURMA

2009 yılında 7 kutlama, 5 tiyatro oyunu, 4 festival, 3 gösteri, 1 mevlit, 1 fotoğraf sergisi, 1 konser ve 1 yürüyüş yasaklandı. 10 gazete toplam 27 kez, 7 dergi ise toplam 15 kez toplatıldı. 1 televizyonun yayını 2 kez durduruldu. 11 kitap, 6 afiş, 5 pankart, 1 kitapçık ve 1 çıkartma yasaklandı veya toplatıldı. 11 gazete bürosu, 3 televizyon kanalı ve 2 radyo baskına uğrarken, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un Kasım 2007'de yürürlüğe girmesinden itibaren 11 Mayıs 2009'a kadar 2601 web sitesi kapatıldı.

2009'da 516 kişi hakkında 88 soruşturma, 853 kişi hakkında 166 dava açıldı. 741 kişinin yargılandığı 202 dava sonuçlanırken,  yargılanan 569 kişi bin 078 yıl 10 ay hapis ve 164 bin 896 TL para cezasına çarptırıldı

2010: 69 KİŞİYE 3 BİN 757 YIL HAPİS

2010 yılında 5 kutlama, 3 tiyatro oyunu, 3 anma etkinliği, 2 panel, 2 miting, 2 basın açıklaması, 2 yürüyüş, 2 canlı kalkan eylemi, 1 festival, 1 oturma eylemi, 1 fotoğraf sergisi, 1 şiir dinletisi, 1 müzik dinletisi, 1 belgesel gösterimi ve 1 dayanışma yemeği yasaklanırken, 5 gazete toplam 8 kez, 4 dergi ise toplam 10 kez toplatıldı. 10 afiş, 8 pankart, 3 kitap ve 1 takvim yasaklandı veya toplatıldı.

Referandum sırasında 12 televizyona uyarı, 6 televizyona toplam 8 kez program durdurma cezası verilirken, bir gazete genel merkezi ve bir gazete temsilciliği baskına uğradı.

2010 yılında 649 kişi hakkında 102 soruşturma açıldı. Bin 596 kişi hakkında 201 dava açıldı. Sonuçlanan 267 davada bin 212 kişi yargılandı. Bunlardan bin 69 kişi toplam 3 bin 757 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 55 bin 260 TL para cezasına çarptırıldı.

2011: 262 KİŞİYE 921 YIL HAPİS

2011 yılında 7 gazete toplam 11 kez, 9 dergi ise toplam 16 kez toplatıldı. 33 televizyona toplam 41 kez, 1 radyoya toplam 3 kez uyarı cezası verildi. 16 dergi, gazete, TV baskına uğrarken, 6 bin 504 site engellendi.

KCK operasyonlarının yoğun yapıldığı 2011 yılında, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında 300 kişinin yargılandığı 113 dava sonuçlandı. Yargılanan 37 kişi beraat etti. 262 kişi toplam 921 yıl hapis ve 205 bin 948 TL para cezasına çarptırıldı.

2012: 433 KİŞİYE 2 BİN 173 YIL HAPİS

Yasaklarla geçen 2012 yılında 15 yürüyüş, 48 Newroz kutlaması, 15 çadır kurma etkinliği, 13 miting, 2 anma, 9 imza kampanyası ve standı, 2 konser, 1 festival, 1 tiyatro, 2 basın açıklaması, 2 panel,1 açlık grevi eylemi yasaklanırken, 7 gazete toplam 13 kez, 8 dergi 13 kez toplatıldı. 2 gazete 1 er ay yayın durdurma cezası aldı, 1 TV programı yasaklandı. 558 kitap toplatıldı, Aram Yayınları'ndan 10 kitap hakkında soruşturma açıldı. 1 gazete genel merkezi, 3 gazete temsilciliği, 1 yayınevi, 1 kitapevi baskına uğrarken, 6 bin 621 site engellendi.

2012 yılında bin 91 kişi hakkında 11 soruşturma, 298 kişi hakkında ise 36 dava açıldı. 2012 yılında 433 kişi hakkında sonuçlanan 96 davada 2 bin 192 yıl hapis cezasıyla 147 bin 50 TL para cezası verildi.

2013: 571 KİŞİYE 9 BİN 856 YIL HAPİS

2013 yılında 27 eylem, yürüyüş, anma ve etkinlik yasaklanırken, 363 kişi hakkında düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında soruşturma açıldı. Bu yıl sonuçlanan davalarda 521 kişi hakkında 9 bin 856 yıl bin 448 ay hapis cezası verildi. Yaklaşık 100 kişi hakkında 202 dava açıldı.

2014: 372 KİŞİYE 680 YIL HAPİS

Baskına veya saldırıya uğrayan siyasi parti, sendika ve dernek sayısı 47 iken, 5 dernek için kapatma davası açıldı.

İfade özgürlüğüne yönelik ihlallerde 133'ü üniversite öğrencisi olmak üzere 193 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtildi. 2014 yılında 111 kişi hakkında 36 dava açıldı. 372 kişi hakkında açılan ve 2014 yılında sonuçlanan 56 dava da 680 yıl hapis cezası verildi.

2015: 649 KİŞİ HAKKINDA 768 SORUŞTURMA

2015 yılında 4 miting, 1 tepki boykotu, 5 konser, 1 sinema filmi, 1 kutlama, 1 tiyatro gösterimi, 1 festival, 3 yürüyüş ile 1 anma etkinliği, 1 kitap, 1 dergi, 3 afiş yasaklandı. Bir yerel radyo kapatıldı. Bir gazete haberine yasak konuldu, 39 gazeteye ilan kesme cezası verildi, 18 kitap hakkında dava açıldı. 2 gazete ve 2 TV kanalına kayyım atanarak yayın durduruldu, 8 TV kanalı ile 6 radyo TÜRKSAT uydusundan çıkartıldı.

Engelli Web’in açıkladığı istatistiklere göre; 2015 yılında Türkiye de yaklaşık 26 bin 851 sitenin TİB tarafından res'en erişimi engellendi.

2015 yılında ifade özgürlüğü kapsamında 68'i üniversitelerde açılan soruşturmalar olmak üzere öğrencisi olmak suretiyle 118 öğrenci, 8 çocuk 642 kişi hakkında 768 soruşturma açıldı. 304 kişi hakkında 113 dava açıldı. 369 kişi hakkında açılan 96 dava sonuçlandı. Buna göre, 404 yıl 3 ay hapis cezası, 490 bin 712 TL para cezası verildi.

2016: KAPATMA, YAYIN DURDURMA, EL KOYMA

2016 yılında 172 medya kuruluşunun yayını durdurulurken, 10 yayın organına toplatma kararı verilmiş, 8 yayına da herhangi bir gerekçe olmaksızın el konuldu. Basına dönük baskıların devam ettiği bu yıl içerisinde 5 yayın organının kapısı mühürlenirken, 3 yayın organının mallarına da el konuldu. Aralarında gazete matbaası, dergi ve gazete bürolarının da bulunduğu 20 yayın, polis baskınına uğradı. El konulan, kapatılan, yayını durdurulan yayın organlarına yönelik 2 bin 17 hak ihlali yaşandı.

2016 yılında OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) bin 362 akademisyen kamudan 188 akademisyen de vakıf üniversitesinden düşüncelerini açıkladıkları için ihraç edildi.

2016'da 26'sı çocuk olmak üzere 2 bin 160 kişi hakkında 48'i adli ve 233 idari soruşturma olmak üzere 281 soruşturma açıldı. Düşüncelerinden kaynaklı 39'u çocuk olmak üzere bin 179 kişi hakkında 202 dava açıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında sonuçlanan 106 davadan 5'i çocuk 304 kişiden 145 kişiye 788 yıl 15 ay 12 gün hapis cezası verildi.

2017:  528 KİŞİYE 3 BİN 125 YIL HAPİS CEZASI

2017 yılı da OHAL kapsamında yasaklarla geçerken, tespit edilen 41 etkinlik yasaklanırken birçok ilde de valiler tarafından süreli olarak etkinlikler yasaklandı. 38 yayın kapatılıp, toplatılırken 2 bin 200 kitaba el konuldu. Aralarında gazete ve dergi bürolarının da bulunduğu 6 yayın basıldı. 123 internet sitesi erişime engellendi.

2017 yılında 122 kişi hakkında bin 698 soruşturma açılırken, 148 akademisyene dava açıldı. Bunun yanı sıra bin 103 kişiye 204 dava açıldığı tespit edilebildi. Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında yargılanan ve davası sonuçlanan 528 kişi hakkında 3 bin 125 yıl hapis cezası verildi.

ÖNDÜL: SÖYLEDİĞİNİZ HERŞEY SUÇ SAYILABİLİYOR!

12 Eylül döneminde yargı ve yönetimin askerin elinde olmasına rağmen, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan yasalarla ilerletildiğine dikkat çeken İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Avukat Hüsnü Öndül, şunları söyledi:

"O dönemde yeni yasalar biçimde değildi uygulamalar. Çok uzun yıllar uygulandığı içinde insanlar hangi söz nedeniyle nasıl cezalandırılacağını tahmin edebiliyordu. Bugünün temel sorunu, öngörülemezlik unsuru var. Yani herhangi bir nedenle sarf ettiğiniz düşünce açıklaması sizin cezalandırılmanız sonucunu doğurabilir. Söz gelimi 'Afrin'e saldırıya karşı çıkıyorum' demeniz pek çok maddeye maruz kalmanıza neden olabilir. Yani savaşa karşı çıkmak, cezalandırılmanız sonucunu doğurabilir bugün. Hâlbuki 12 Eylül tarihinde ben ne söylersem başıma ne gelebilir bunu bilebiliyordunuz."

12 YILDA 5 MİSLİ CEZALANDIRMA ARTMIŞ

Ceza Muhakemesi'nde 2004 yılında yapılan değişiklik sonrası getirilen adli kontrol uygulaması ve denetimli serbestlik işlemine bugün 500 bin civarında insanın maruz kaldığını, yaklaşık 232 bin kişinin de tutuklu olduğuna dikkat çeken Öndül, "Eski yasaya göre, denetimli serbestlikten faydalanan insanların içeride olması gerekiyor. Bu şu anlama geliyor; demek ki devlet 12 Eylül dönemini aşan bir tarzda ceza ve infaz politikasında değişikliğe gitmiş. 2005 yılında toplam cezaevinde bulunan insan sayısı 55 bindi, son 12 yılda 5 misli artmış vaziyette. 70 bini üniversite öğrenci, Cumhuriyet tarihinde hiçbir zaman bu kadar çok belediye başkanı tutuklanmamıştı. 1980 ve 1990'lı yıllarla kötülüğü mukayese ediyoruz" diye konuştu.

Medya özgürlüğü açısından bakıldığında ise hem çok sayıda basın organına el konulduğunu hem de 160'tan fazla gazetecinin tutuklu olduğunun altını çizen Öndül, şunları söyledi:

"İfade özgürlüğü açısından baktığımızda ifade özgürlüğünü sınırlandıran yeni TCK'da 44'üncü madde var. Bunlar uygulanıyor. Türkiye'de Terörle Mücadele Kanunu'ndaki 'terör' kavramının genişliğinden dolayı sizin burada benimle yaptığınız röportaj bile terör faaliyeti olarak nitelendirilebilir. Yani o kadar belirsiz ve geniş, muğlâk bir tanıma sahip.

Basın açıklaması yapan akademisyenler de 'terör propagandası'ndan yargılanıyor. Terör tanımının genişliği her alana yayılıyor. İnsanlar terör yasalarıyla soruşturmaya maruz kalıyorlar. 'Teröristlikle, terör eyleminde bulunmak' ile lekeleniyorlar."

'AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ'

AKP'nin ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü konusunda şimdi seçim öncesinde bulunduğu vaatler için ise Öndül, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" yorumunda bulundu.

Öndül, "AKP belki ilk defa seçime katılan ya da muhalefette bir parti olsaydı, bu vaatler değerlendirilebilirdi. Fakat 16 yıllık pratiğin ve son iki yıl esas alındığında ifade özgürlüğünü sınırlandıran ve cezalandırılan bir anlayışa sahip olduğunu görüyoruz. Cumhurbaşkanının beğenmediği söylemlere ilişkin Cumhuriyet savcıları hemen harekete geçiyor bu vaadin inandırıcı yanı bulunmamaktadır" dedi.