Celalettin Can ile 15 HDP-HDK'li tutuklandı



Artı Gerçek

14 gün önce gözaltına alınan 78'liler Girişimi Sözcücü Celalettin Can'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi tutuklandı.

Fatma YÖRÜR


ARTI GERÇEK - İstanbul’da HDK çalışanlarına yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 30 kişiden 16’sı çıkarıldığı hakimliklerce “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.

7 Şubat'ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 30 kişinin adliye işlemleri sona erdi. 30 kişiden 19’u tutuklama, 9 kişi ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmaları istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 28 kişinin ifadesi farklı dört sulh ceza hakimliği tarafından alındı.

İSTİHBARİ BİLGİ 'DELİL' OLARAK GÖSTERİLDİ

Mezopotamya Ajansı'nın paylaştığı bilgilere göre: İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, Filiz Yılmaz, Metin İlan, Suphi Yıldız, Bedia Aydemir ve Gonca Yangöz'ün “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi. Yangöz’ün ayrıca “örgüt propagandası yapmak” gerekçesi ile tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, gerekçesini ise dosyada bulunan telefon tape dökümlerine, HDK'nin Efrin saldırısına karşı açıklamasını ve HDK'nin Bölge Koordinasyonunda görev yaptığına dair istihbari bilgiler gösterildi. Hakimliğin istihbari olarak değerlendirdiği bilgi ise HDP Beyoğlu ilçe binasında 8 Ocak 2016 tarihinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen dokümanlarda şüpheli HDK sorumlusu olduğu ve cep telefonu numarasının yazılı olması olarak gösterildi.

Hakimlik kararının devamında “Bir kısım şüphelilerin benzer suçlardan devam eden soruşturma ve kovuşturmaları, verilmesi beklenen ceza miktarının üst sınırı, el konulan dijital materyallere İncelemenin henüz bitirilmemiş olduğu, bu haliyle delillerin toplanıyor olduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmalarına” ifadelerine yer verdi.

İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği de Şamil Altan, Abdulselam Yolcu, Taylan Talaş ve Hüseyin Gencer’in tutuklanmasına karar verirken, Mehmet Ali Ulusoy’u ise adli kontrol şartı ile serbest bıraktı. 4 kişi “örgüt üyesi olmak” gerekçesi ile tutuklandı.

İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği ise Atilla Sayır, Celalettin Can ve Erhan Sarıkaya’nın tutukluluğuna karar verirken, Çiğdem Kılıç Uçar ve Elif Bulut’u ise serbest bıraktı.

İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği de Gülsen Biter, Vahit Dalgıç, Taylan Ürün ve Can Memiş hakkında tutuklama kararı verdi. 7 kişi “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.  

Adli kontrol şartı ile serbest bırakılanlar ise Hikmet Duman, Döne Gevher, Nurcan Keskin, İsmail Adanmış, Metin Fazıl, Hıdır Doğan, Abdurrezzak Acıbalık, Zakir Aydemir ve Hasan Sayan oldu. Gazeteci Pınar Tarlak ve Abdullah Ertan ise savcılık işlemleri ardından direkt serbest bırakıldı.

AFRİN AÇIKLAMASI 

Soruşturmanın odağında HDK'nın Afrin açıklaması olduğu öğrenilirken, sanıklardan hiç birinin açıklamayla doğrudan ilişkisinin kurulamadığı ancak sorgulamanın bu yönde yapıldığı belirtildi. Sanıkların 2016'dan bugüne telefon dinlemelerinin yer aldığı sorgulamada, katılınan siyasi faaliyetler ve toplantılara ilişkin sorular sorulduğu öğrenildi. Sorgulamada ayrıca sosyal medya paylaşımları da yer aldı.

İFADELER VERİLİRKEN HDP, HDK, 78'LİLER DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

HDP, HDK ve 78'liler Derneği, duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak gözaltıları kınadı ve tahliye talep etti. Açıklamada gözaltına alınanların insanlık dışı koşullarda ve hiç bir gerekçe olmadan 14 gün tutulduklarına dikkat çekildi. 



Açıklamada söz alan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, insanların ihbar politikası ile tutuklandığı bir dönem yaşandığına dikkat çekerek, "Bu karanlık günler elbette geçecek. Biz buna inanıyoruz. Bu kararlılığımızdan geri adım atmayacağız" dedi.

Ardından konuşan HDK İstanbul İl Eş Sözcüsü Gülçin Aykul, "AKP iktidarına karşı sözümüzü söylemekten geri durmayacağız" vurgusu yaptı.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da gözaltına alınan kişilerin tutulduğu koşullara dikkat çekerek, "Arkadaşlarımız yaşlısı, hastası ile 14 gündür hücrelerde tutuluyor. Arkadaşlarımızın bazıları hasta olduğu ve raporlar sunulduğu halde o hücrelerde tutulmaya devam edildiler. Bu ülke öyle bir hale geldi ki hasta mı desek, paranoya mı desek, cinnet mi geçiriyor desek, bilmiyorum. İnsanların özel haberleşme yazışmaları bile suç kabul ediliyor. İnsanları mesajlaşamayacak hale getirdiler" dedi. Kaya, "Böylesine insanlıktan çıkaran bir uygulama şu an dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bizler son dönemlerde ya adliyedeyiz ya morglardayız ya da taziyelerdeyiz" şeklinde konuştu. 

'CELALLETİN CAN BARIŞ VE SİYASET DEDİĞİ İÇİN GÖZALTINDA'

78'liler Derneği İstanbul Sözcüsü Yunus Bircan ise 'bir ülkede insan haklarına dayanan hukuk devletinin kuralları işletilmezse, yurttaşların siyaset yapma hakkının da engelleneceğini' belirterek şöyle konuştu: "Barış diyenler dahi gözaltına alıp tutuklanıyor. Basın özgürlüğü olmazsa, doğru haber sunan gazetecileri içeri atar, toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırırsınız. Bugün yaşadıklarımız tam da budur. Celalettin Can düşüncelerini kamuoyu ile paylaştığı, halkların barış, yurttaşların siyaset yapma hakkını savunduğu, insan hakları ihlallerine karşı mücadele ettiği için gözaltına alınmıştır.