'300 koyun' projesi yoksula değil zengine yarayacak



Artı Gerçek

Bakanlığın '300 koyun' projesi tartışma yarattı. Keçi Koyun Yetiştiriciliği Birliği yetkilileri projenin sürü sahibi üreticilere yarayacağı görüşünde.


Remzi BUDANCİR

ARTI GERÇEK-
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba’nın açıkladığı çiftçiye 300 koyun başvurusu tartışma yarattı. 300 koyun projesi basında köye geri dönüşü hedefleyen bir proje olarak tanıtıldı. Proje ile ilgili yapılan haberlerde köyüne döneceklerin 300 koyun alacağı ifade edildi. Bu açıklamaların ardından yoğun başvuru olunca, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba yeni bir açıklama yaparak, bir yanlış anlaşılmanın olduğunu belirtti. “Bu proje herkese bedava koyun verilecek anlamına gelmiyor” diyen Fakıbaba, projeden merası, hayvan barınağı olanın ve bu işle uğraşanların faydalanacağını söyledi.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan bilgilere göre, projeden 1666 kişi yararlanabilecek. Ayrıca tapulu ağıl-hayvan barınağı ve arazisi olması şartı aranacak. Tapulu arazi olan, hali hazırda hayvancılık yapanlar bankadan kredi alarak bu projeden yararlanabilecek. Proje genç çiftçi projesi olarak tanıtıldı ancak bakanlığın açıkladığı şartlara uygun çiftçi bulmak neredeyse imkânsız. Artı Gerçek’e konuşan Keçi Koyun Yetiştiriciliği Birliği başkanları, öne sürülen şartlardan kaynaklı bölgeden kimsenin bundan yararlanamayacağı görüşünde. Çoğu üretici, projenin yarardan çok zarar getireceğini düşünüyor.

DIŞARIDAN GETİLEN HAYVANLAR HASTALIKLI
Bunlardan biri Tunceli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Zeynel Erdoğan. Duyurusu yapılan projeden, dağıtılacak hayvanın dışardan getirileceğinin anlaşıldığını hatırlatan Erdoğan, “Bizde Şavak Akkaraman ırkı koyun var. Burada bu koyun ırkı verimli olabilir. Eğer bu bize yönelik bir çalışma olacaksa, ilde bizim üyelerimizin ürettiği hayvanlar alınıp dağıtılmalı. Yok dışardaki bir hayvan alınıp buraya getirilecekse, tam tersine bizim üreticimiz zarara uğrar. Ayrıca Tigem’in (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) getirdiği hiçbir hayvan sağlıklı değil. Benim bildiğim kadarıyla dışardan hayvan getirilecek. Genç çiftçiye dağıtılacak hayvan, kendi iline has bir hayvan olmayacak. Zaten büyük bir kredi ile bu destek veriliyor. Buda, üreticiye hayvan satılacak anlamına geliyor. Benim üyemden, benim ilimden hayvan alınmadıktan sonra, bu ırkı burada geliştirmedikten sonda, dışardan getirilen koyunun bize artısı olmuyor. Tam aksine zararı olacak” dedi.

KİMSENİN TAPUSU YOK
Zeynel Erdoğan’ın itirazı sadece dışarıdan getirilecek hayvanla sınırlı değil. Bakanlığın açıkladığı şartlara da tepkili. Ağıl, arazi tapusu ve mera şartından genç çiftçinin desteklenmesi gibi bir sonuç çıkmayacağını ifade eden Erdoğan, “Bizim bin 20 üyemiz var. Sadece Çemişgezek ilçesinde 375 tane üyemiz var. Ben bu 375 üyeyi gezdiğim zaman, bunlardan sadece 10-15 kişinin tapulu arazisi var. Birde tapulu ağıl istemişler. Mesela ben kendimi anlatayım. 1950’lerden beri kullandığımız ağıl var. Dedelerimizden bu yana bu ağılı köy merasında kullanmışız. Yıllardır böyle hayvancılık yapmışız. Ama ağılın tapusu yok. Bizim köyde 38 üyem var, bunlardan sadece 2 kişinin tapusu var. Diğer üyeler bundan yararlanamayacak. Sadece Dersim’de değil, bölge illerinde yüzbinlerce köylü bu şekilde hayvancılık yapıyor. Bizden tapu istedikleri zaman, tapuyu gösteremeyeceğiz. Çünkü tapumuz yok. Hiç kimsenin yok” ifadelerini kullandı.

HAYVANI OLAN NEDEN TEKRAR SATIN ALSIN?
Bakanlığın diğer bir şartı, hayvan üreticisinin koyun sahibi olması. Bakan Fakıbaba’nın açıklamasına göre, 150 koyunu olana 150 tane daha verilerek 300’e tamamlanacak. Bu uygulamanın gerçekçi olmadığını, genç çiftçiye yarar sağlamayacağını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “Bunu açık söylüyorum, buna ihtiyacı olan bu projeden yararlanamayacak. Düşünün deniliyor ki, 200 koyunu olana 100 koyun verilecek, 300’e tamamlanacak. Şimdi bizde sürü oranı 200-270 arası. Zaten 270 koyunu olan adam 200 kuzu satmadıktan sonra, koyun sayısı 2 yılda 500-600’ü bulur. Tekrar almaya değil, kendi kuzusunu satmaya ihtiyacı var.  Hayvanı olana kredi vererek tekrar havan aldırmak mantıklı değil. Ama hayvanı olmayana kredi vererek hayvan aldırmak istiyorsunuz. O yeni başlayacak. Ne ağılı var, ne arazisi var. Düşünün İstanbul’dan, İzmir’den bir genç gelip üreticilik yapmak isteyecek. Bundan yararlanamayacak ki.”

BAŞVURAN YARARLANAMIYOR
Diyarbakır Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Abdullah Çetinkaya, proje duyurusunun ardından binden fazla kişinin kendilerini aradığını söyledi. İnsanlarda sanki herkes yararlanabilir algısının geliştiğini ifade eden Çetinkaya, “Her duyan bizi arıyor. Hayvancılık yapanlara, işletmesi olanlara, şartları tutanlara verilecek. Artı köy için mera şartı var. Bundan köyün merası, işletmesi varsa faydalanabiliyor. İşletmesi yoksa bundan faydalanamayacak” dedi.

Bingöl Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Kaysu, hayvancılıkla uğraşmayan, ağıl ve arazi tapusu olmayanların bu projeden yararlanamayacağını söyledi.  Projenin mevcut işletme sahiplerini kapsadığını anlatan Kaysu, “Bakanlığında açıkladığı gibi, yani 50 koyunu varsa, daha önce bu işle uğraşıyorsa yararlanıyor. Yani 50, 100 koyunu olanlar 300 ile tamamlanacak. Birde barınak ve ağıl olacak. Bununla birlikte başvuru yapılacak. Bankanın kredi vermeyi kabul etmesi ile süreç tamamlanacak” dedi.  Mevcut şartlarda, başvuruda bulunanlardan çok az sayıda kişinin şartlarının tuttuğunu anlatan Kaysu, “Örneğin bizim köyde 10-15 kişinin şartı tutuyor. Ama çoğu köyde hiç şartı tutmuyor. Köyde hayvancılık yapanların genelinin kullandığı ağılın tapusu yok” diye konuştu.

GARİBANA DEĞİL, KÖYÜN ZENGİNİNE VERİLİYOR
Bakanlığın bu projesine sadece bölgeden değil, batıdan da tepkiler var. Bir çok hayvan üreticisi, sosyal medyadan paylaştıkları video ile bakana seslendi. Konya’dan bir çoban sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, bakana şu çağrıda bulundu: “Ben çobanlık yapıyorum. Bu destek 400 bin arazisi olanlara veriliyor. Yeterli miktarda arazisi, arsası ve mandırası olanlara veriliyor. Bende var 30 koyun. Mandıram var, ama 400 bin liralık arsam yok. Bakanımız demiş ki, çiftçiye, yoksula garibana destek olacağım. Sayın bakanım, madem destek oluyorsunuz, herkese olun. 400 bin arazisi olan zaten köyün en zengin adamdır. Bunun neresi garibanlık, bunun neresi yoksulluk. Gariban benim… Konya’dan köye gelmek isteyip te, köyde hiçbir şeyi olmayan, tarlası tapanı olmayandır gariban. Ben 2 çocuğum var, almak istiyorum ama alamıyorum.”