'Alman panzerleri Kürtlere karşı'



Artı Gerçek

Der Spiegel'in Ortadoğu yazarı Christoph Sydow, 'ÖSO'nun Alman Leopard tanklarının koruması altında Afrin'i yağmaladıklarını' söyledi.


Ayşegül KARAKÜLHANCI DUMAN


ARTI GERÇEK- Almanya'nın bilinen en önemli politika dergisi Der Spiegel'in Ortadoğu yazarı Christoph Sydow bugünkü yazısında, TSK ve ÖSO'nun girdiği Afrin'de yaşananları Almanya'nın silah ihracatı üzerinden değerlendirdi. Sydow, "ÖSO savaşçıları Alman 'Leopard' tankının korunması altında Afrin'i yağmalıyorlar" dedi.

Sydow'un "Alman panzerleri Kürtlere karşı. Afrin'in işaret ettikleri" başlıklı yazısı şöyle:

"Alman dış politikasının başarısızlığını, nadiren bugünlerde Afrin'de olduğu gibi etkileyici ve gerçek zamanlı olarak takip edebiliyoruz. Türk ordusu, bu hafta sonu Suriye'de aynı isimli Kürt kantonunun başkentini fethetti. Artık Alman 'Leopard 2' tankı Afrin'den geçiyor.
Almanya, 2006 ve 2011 yılları arasında Türkiye'ye kullanım şartları konusunda bir açıklık sağlamadan toplam 354 tane Leopard 2 tankı sattı. NATO partnerinin sadece tankları üçüncü şahıslara satması ya da vermesi yasaklandı. Böylelikle, Federal Hükümetin şu anda Alman üretiminden ağır savaş tanklarının kullanımına karşı müdahale etmek için yasal bir yolu bulunmamaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, Afrin'deki Kürt YPG milislerine karşı operasyonun NATO sınırlarının korunmasına hizmet ettiğini temin ediyor. Terör örgütü IŞİD üç yıl önce yüzlerce kilometre Suriye-Türkiye sınırını kontrol ettiğinde, Erdoğan sınır muhafızı konusunda pek endişe duymuyordu. Büyük bir sorun olmadan, IŞİD destekçileri Suriye üzerinden Türkiye'ye seyahat edebildiler.

Erdoğan'ın hedefi bir kez daha Kürtleri aşağılamak ve milliyetçi Türkler arasındaki popülaritesini pekiştirmek. Afrin'in ele geçirilmesinden kısa bir süre sonra, Türk birlikleri ve müttefik Suriye Arap milisleri şehir merkezindeki Kaveh Ahangar (Demirci Kawa) heykelini imha ettiler. 'Demirci Kawa', tiranlık ve yabancı işgalcilere karşı mücadele için Kürt mitolojisinde önemli bir yerde duruyor.

Türk ordusu, Özgür Suriye Ordusu'nun etiketi altında yer alan İslamcı Suriyeli isyancılarla Kürtlere karşı mücadelesinde ittifak yaptı. Aslında, bu koalisyon şu anda ne özgür, ne Suriye ne de bir ordu. ÖSO, Türkiye'nin sadece vekil temsilcisi oldu. Erdoğan'ın emriyle artık Esad rejimine karşı değil, YPG milislerine karşı savaşıyor.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN VE MİLİTAN İSLAMCILIĞIN KUTSAL OLMAYAN İTTİFAKI

Şimdi ÖSO savaşçıları Alman 'Leopard' tankının korunması altında Afrin'i yağmalıyorlar. Evlere ve mağazalara giriyor, ellerine geçirebilecekleri ne varsa yiyecek, elektrikli aletler, battaniyeler, motosikletler, traktörler talan ediyorlar.

Afrin'de Türk milliyetçiliğinin ve militan İslamcılığının kutsal olmayan kudurmuş bir ittifakı var. Türk askerleri evlerin duvarlarına sprey boyayla Türkçe harflerle aşırı sağ 'Bozkurt'ların selamlarını yazıyorlar. Suriye milisleri, son yıllarda Selefilerin sembolü haline gelmiş olan, uzanmış bir işaret parmağı olan Tevhid parmağını gösteriyorlar. Afrin'den çekilen fotoğraflara ancak ikinci bir bakışta kentin IŞİD tarafından değil de Türk ordusu ve müttefikleri tarafından alındığı ortaya çıkıyor.

En az 200 bin Kürt, ihraç edilmiş Alman tanklarıyla fetih edilen Afrin'den kaçtı. Federal hükümet koalisyonu anlaşmasında istediği kadar 'mülteci göçünün nedenleri ile savaşmak' istediğini söylesin. Berlin, Türkiye'ye veya Suudi Arabistan gibi ülkelere silah ihracatını kalıcı olarak durdurmadığı sürece, bu gibi kelimeler israftan başka birşey değildir.

Bir kez daha İhrac edilen silahların nasıl ve nerede kullanıldığına biz karar veriyoruz söyleminin bir yanılsamadan öteye gitmediği kanıtlanmıştır. Bu, Afrin'den daha önce hiç bu kadar net olmamıştı."