5 kişiyi öldüren zırhlı araç sürücüsü ‘kusursuz’ bulundu



Artı Gerçek

Şimdiye kadar bir zırhlı aracın karıştığı en büyük ölümlü kazaydı.


HABER MERKEZİ - Askeri operasyon için Diyarbakır'ın Lice ilçesinde görevlendirilen Batman Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü'ne ait Kobra tipi bir zırhlı araç, 20 Haziran 2017'de Diyarbakır-Bingöl karayolunun Lice ilçesi Ziyaret köyü civarında bir otomobile çarpmıştı.

Zırhlı polis aracının çarparak ezdiği otomobilin içinde bulunan yaşları 63 ila 76 arasında değişen Mahmut Öner, Mevlüt Dağtaş, Abdulhamit Dağtaş, Fikri Demirbaş ve annesi Zeynep Demirbaş feci şekilde yaşamını yitirmişti. Devrilen zırhlı araçta bulunan 5 özel hareket polisi de hafif yaralanmıştı. Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nın zırhlı araçların bugüne kadar karıştığı bu en büyük ölümlü kazayla ilgili başlattığı soruşturma kapsamında zırhlı araç sürücüsü polis gözaltına alınmış ancak daha sonra 'adli kontrol' şartıyla serbest bırakılmıştı.

MAHKEME, AVUKATLARIN OLAY YERİNDE TOPLADIĞI DELİLLERİ KABUL ETTİ

Mağdur avukatları, olayda etkili ve yeterli soruşturma yürütülmediği, bazı delillerin ciddi şekilde çarpıtıldığını,  olayın gerçeğe aykırı bir şekilde ele alınıp tutanaklara geçirildiğini belirterek itiraz etmişti. Avukatlar, olayın jandarmanın hazırladığı tutanağın aksine, zırhlı aracın kendi şeridinden çıkıp karşı şeritten gelen otomobile çarparak altına alması şeklinde gerçekleştiğini kanıtlamaya çalıştı. Bu amaçla olay yerine giderek topladıkları deliller ve çektikleri görüntülerin delil olarak kabul edilmesi için Lice Asliye Hukuk Mahkemesi’ne delil tespit davası açtı. 

Mahkeme, avukatların talebini yerinde bularak, bunların delil olarak gösterilmesine karar verdi. Mağdur avukatlarının talebi üzerine, zırhlı aracın kamera kayıtlarının bulunduğu hard diskteki olay anına ait görüntülerin bulunması, görüntüler silinmiş ise geri getirilerek çözümünün yapılması için uzman bilirkişiye gönderilmişti. Hard diski inceleyerek bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, aracın kayıt cihazının "bozuk" olduğu, bu nedenle kayıt yapmadığı için olay anına ilişkin görüntülerin bulunmadığını belirtildi

JANDARMA RAPORUNDA ŞÜPHELİ  'İKİNCİ DERECEDE ASLİ KUSURLU'  GÖSTERİLMİŞTİ 

Jandarmanın trafik kazasına ilişkin hazırladığı “kaza tespit tutanağı”nda ise, zırhlı aracın ezdiği otomobilin sürücüsü Fikri Demirbaş şerit ihlalinden “birinci derecede asli kusurlu”, zırhlı polis aracının sürücüsü N.İ. ise, aşırı hız ve trafiğin gerektirdiği şartlara uymamaktan “ikinci derecede asli kusurlu” olarak göstermişti. 

Kazada ölenlerin avukatları, jandarma tutanağının gerçeğe aykırı bir şekilde ve polislerin beyanları doğrultusunda hazırlandığı belirterek, rapora karşı Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz bulunmuştu. Savcılık, kazanın oluş şekli ve kusur oranının tespitinin için olaya ilişkin Jandarmanın hazırladığı, "Trafik kazası Tespit Tutanağı"nı Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderdi.  

ATK,  ZIRHLI ARACIN SÜRÜCÜSÜ 'KUSURSUZ' ÖLENİ İSE KUSURLU BULDU

Trafik İhtisas Daire Başkanı ile bir profesör ve mühendisten oluşan 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinin hazırladığı 2 sayfalık raporda, dosya bir bütünüyle incelendiğinde olayı tutanakta anlatıldığı şeklinde meydana geldiği görüşüne varıldığı ileri sürüldü. 

"Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda zırhlı aracın sürücüsü N.İ.'ye dair kusurlu bulunduğu yönündeki değerlendirmenin olayın oluşuna uygun olmadığını iddia edilen kararda, şu tespite yer verildi: 

"Mevcut verilere göre, sürücü Fikri Demirbaş’ın içerisinde yolcu olarak, Abdülhamit ve Mevlüt Dağtaş ile Mahmut Öner ve Zeynep Demirbaş isimli şahısların bulunduğu, yönetimindeki '21 DH 918' plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, iki yönlü yolda, Bingöl yönünden Diyarbakır yönüne seyir sırasında olay yerine geldiğinde; yola gereken dikkatini vermemesi ve aracını kendi seyir şeridinde güvenli bir şekilde sevk ve idare edebilme becerisi gösteremeyerek karşı yönden gelen trafiğe ait sende girmesi sonucu, Diyarbakır yönünden Bingöl yönüne seyretmekte olan sürücü N.İ. yönetimindeki, içerisinde yolcu olarak C.Y.E., U.O., S.K. ve E.Ç. isimli şahısların bulunduğu, '72 A 0428' plaka sayılı zırhlı Kobra aracıyla çarpışmalarına sebebiyet veren olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği, kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurludur. 

Sürücü N.İ’nin ise meydana gelen olayda, dosyadaki mevcut verilere göre, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.

Yukarıdaki hususlar birlikte değerlendirildiğinde olayda sürücü Fikri Demirbaş’ın asli kusurlu olduğu, sürücü N.İ.’nin ise kusursuz olduğunu kanaatini bildiren müşterek rapordur." 

AVUKATLAR ADLİ TIP KURUMU RAPORUNA İTİRAZ ETTİ 

Adli Tıp Kurumu (ATK) Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin olaya ilişkin hazırladığı bu rapora karşı Lice Cumhuriyet Başsavcılığı'na mağdur avukatlarınca itirazda bulunuldu. İtiraz dilekçelerinde ATK tarafından hazırlanan raporun sadece olay yeri kaza tespit tutanağına dayandırıldığına dikkat çekilerek, soruşturma dosyasında mevcut deliller, olay yeri inceleme ekibi tarafından çekilen fotoğraflar, kaza tespit tutanağının taraflı olduğu ve olayın aydınlatılmasından çok uzak olduğu vurgulandı. 

ATK'nin, avukatların olay yerinde yapmış olduğu incelemeler sonucunda topladığı, Lice Asliye Hukuk Hakimliği kararıyla dava dosyasına konulmasına karar verdiği fotoğraf ve görüntü kayıtlarını gibi delilleri dikkate almadan raporu hazırladığını işaret eden avukatlar, "Bu nedenler ile kazanın oluş şekli ile kusur oranının tayini için soruşturma dosyasında bulunan kolluk tarafından çekilen fotoğraflar ve deliller ile tarafımızca sunulmuş bulunan olay yerini gösterir video kayırları ile fotoğrafların incelenerek tekrardan rapor hazırlanması gerekmektedir. Bilimsel ve teknik görüşün alınması adına dosyanın tekrardan Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep ediyoruz" diye kaydetti. 

Avukatlar, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin hazırladığı raporuna karşı itirazlarının kabulü ile kazanın oluş şekli ve kusur oranının tayini için soruşturma dosyasının Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti. Savcılığın itirazı reddedip, reddetmediği konusunda bilgi edinilemedi. 

SAVCI ŞÜPHELİ HAKKINDA TAKİPSİZLİK KARARI VEREBİLİR 

Yasalara, göre soruşturmayı yürüten savcının, ATK'nin gönderdiği rapora yapılan itirazı reddetme hakkı bulunuyor. Savcılık, ATK raporunu dikkate alması durumunda 5 kişinin ölümüne neden olan polis hakkında takipsizlik kararı verebilir ya da şüpheli hakkında 'Taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açabilir.

(Mezopotamya Ajansı)