Avrupa’nın 2019’da en düşük büyüyen ekonomisi Türkiye ekonomisi: Neden?



Artı Gerçek

Türkiye muhtemelen 2019 senesini yüzde sıfır oranında ya da her iki yönde de olabilir (eksi % 0.1 ya da artı % 0.1), çok küçük bir farkla oluşacak bir büyüme oranı ile kapatacak.


Önce genel durumu yani AB üyesi ülkelerin 2019 beklenen büyüme oranlarını sunalım.

Türkiye ekonomisinin 2019 senesini nasıl bir büyüme ile kapatacağı konusunda tevatür muhtelif; Hazine ve Maliye Bakanı sanki olumlu bir şeyden bahsediyormuşçasına 2019 senesinde büyüme oranı pozitif çıkacak diyor ama söz konusu pozitif büyüme oranı yüzde 0.1 gibi bir büyüme, o da olursa.

Üstelik son açıklanan Eylül cari fazla beklenenden de yüksek çıktı, 2.1 milyar dolar cari fazla beklenir iken aylık cari fazla 2.48 milyar dolar olarak gerçekleşti, yani ekonomide durgunluk devam ediyor. 

Cari fazlanın oluşmasının temel nedeni, turizm gelirleri olumlu ama sadece bir detay, büyümenin durmasına paralel olarak enerji, aramal ve hammadde ithalat talebinin çok düşmesi.

Bu veri üçüncü çeyrekte de büyümenin negatif çıkacağına yönelik önemli bir sinyal.

Ekim ayı cari fazla büyüklüğü de son çeyrekle ilgili bilgi verecek.

En çok hayret ettiğim konu da AKP’li siyasetçiler ve besleme basın tarafından cari fazlanın bir müjde gibi, bir olumlu gelişme gibi sunulması; hayret doğrusu.

Gelelim 2019 AB ülkeleri büyüme oranlarına:

2019’da Avrupa Birliği ülkelerinin ağırlıklı büyüme ortalaması, Birleşik Krallık hariç, % 1.4.

Avro bölgesindeki büyüme oranı da yine muhtemelen % 1 olacak.

Avro bölgesindeki büyüme oranının AB ortalamasının altında olması da iktisatçıların düşünmesi gereken bir mevzu.

Aşağıda sunacağım 2019 büyüme oranlarının tahmini oranlar olduğunu söylemeye gerek yok.

Yazının bir internet gazetesi yazısı olduğuna güvenerek de ülkeleri alt alta veriyorum.

BÜYÜME ORANLARI (2019, tahmin)

Birleşik Krallık                 % 1.3
İrlanda                             % 5.6        
Fransa                             % 1.3
Almanya                          % 0.4
İspanya                           % 1.9
Portekiz                           % 2.1
İtalya                                % 0.1            
Yunanistan                      % 1.8
Kıbrıs                              % 2.9
Belçika                            % 1.1
Hollanda                         % 1.7
Lüksemburg                   % 2.6
Avusturya                       % 1.5
İsveç                               % 1.1
Danimarka                      % 2.0
Finlandiya                       % 1.4
Litvanya                          % 3.8
Estonya                          % 3.2
Letonya                          % 2.5
Polonya                          % 4.1
Macaristan                      % 4.6
Çekya                             % 2.5
Bulgaristan                     % 3.6
Romanya                        % 4.1
Slovakya                         % 2.7
Slovenya                         % 2.6
Hırvatistan                      % 2.9
Malta                               % 5.0

Yukarıdaki tablodan da görülebileceği gibi büyüme performansları Avrupa Birliği ülkelerinde de çok parlak değil.

Almanya’nın 2019 beklenen büyüme oranının % 0.4 (binde dört) gibi çok düşük bir oran olması da dikkatleri çekiyor; unutmayalım, Almanya’nın AB ekonomisinin lokomotifi olduğu yönünde bir tevatür de mevcuttur.

Yunanistan’ın 2019 büyüme oranının % 1.8 olması da bu ülkenin krizden çıkış yolunda olduğuna ilişkin bir gösterge; Yunanistan işsizlik oranı da yüzde yirminin altına düştü ve Türkiye’nin yükselen işsizlik oranına yaklaşıyor. 

Avrupa Birliği içinde en yüksek büyüme oranı yüzde 5.6 ile İrlanda; bu ülkenin bu performansı nasıl yakaladığı konusunda da çalışma yapmak gerekebilir kanısındayım.

Gelelim bizim ülkemiz Türkiye’ye.

Türkiye muhtemelen 2019 senesini yüzde sıfır oranında ya da her iki yönde de olabilir (eksi % 0.1 ya da artı % 0.1), çok küçük bir farkla oluşacak bir büyüme oranı ile kapatacak.

Türkiye 2019 senesini yine muhtemelen Avrupa’nın en düşük büyüme oranı ile kapatacak. 

Neden? 

Bu konuda sayfalarca yazı yazılabilir ama ben sadece iki temel nedeni vurgulayarak yazıyı noktalayacağım.

1-Türkiye’nin hukuk devleti faciası. (12 Kasım tarihli Artı Gerçek’te Celal Başlangıç’ın yazısını okuyun, yakın gelecekte belki bu yazı bile suç unsuru olacak?????)

2-Çok kötü yönetim ve özellikle çok kötü iktisat politikası yönetimi.