Avukatlar hakim karşısında: Gizli tanık 141 dosyada 'tanıklık' yapıyor



Artı Gerçek

54 gündür açlık grevinde olan ÇHD ve HHB üyesi avukatlar hakim karşısına çıktı: Gizli tanık, 141 dosyada tanıklık yapıyor, silahlı yağma, bıçaklı saldırı gibi suçlardan hükümlü.


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 6'sı tutuklu 20 avukatın 'terör örgütü yöneticiliği' ve 'terör örgütü üyeliği' suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ilk oturumu Silivri Cezaevi Kampüsünde görüldü. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın duruşmasında tutuklu avukatlar, Selçuk Kozağaçlı, Engin Gökoğlu, Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal ve Barkın Timtik ile tutuksuz avukatlar Ezgi Çakır, Ahmet Mandacı, Zehra Özdemir, Didem Baydar Ünsal, Yağmur Ereren, Ayşegül Çağatay duruşmada hazır bulundu. 54 gündür açlık grevinde olan ve zayıfladıkları gözlemlenen avukatlar için duruşma salonunda sağlık ekipleri de hazır bekletildi.

KOZAĞAÇLI'DAN JANDARMAYA İTİRAZ

Evrensel'den Cansu Pişkin'in duruşma salonundan aktardığına göre, tutuklu avukatlar salona getirilirken, 'Devrimci avukatlar teslim alınamaz', 'Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz' sloganları attı. Avukatlar ve izleyiciler tutuklu avukatları alkışlarla karşıladı. Tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı, yanlarında bulunan jandarma görevlilerini kastederek, "Sanıklar arasında personel var. Personelle mi yargılanacağız? Güvenliklerin çıkmasını talep ediyorum" dedi. Savcı, jandarma personelinin güvenlik gerekçesiyle kalmasını istedi. Ara karar oluşturan mahkeme, jandarma personelinin güvenlik tedbirlerini almaları için sanık sırasında değil yan tarafta bulunmalarına karar verdi.

Savcının celse arasında verdiği mütalaayı hatırlatan mahkeme başkanı Akın Gürlek, sanıklara ve avukatlarına esasa ilişkin savunmalarını sordu. Bunun üzerine İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel söz alarak, "Acilen karar vermek istediğinizi anlıyorum ancak meslektaşlarımız adil yargılanmayı hak ediyor. Kovuşturmanın genişletilmesi talebine rağmen savcıdan ısrarla mütalaa istediniz. Adil yargılama için mahkemenin bu aşamada yapması gereken kovuşturmanın genişletilmesi taleplerini alıp esasa dönük savunma için süre vermektir" dedi.

'ADİL YARGILAMA İÇİN AÇLIK GREVİNDELER'

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eyibol da duruşmada hazır bulunduklarının zapta geçirilmesini istedi. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, mahkeme heyetinin adil yargılama hakkını ihlal ettiğine dönük tespitleri bulunduğu için 16 baro başkanı olarak duruşmaya katıldıklarını belirtti. Durakoğlu, celse arasında mütalaa istenmesini eleştirerek, "Avukat arkadaşlarımız yargılandıkları ya da tutuklandıkları için değil adil yargılama talep ettikleri için zorunlu olarak açlık grevine başladılar. Kendi aldığınız ara karara uymak zorundasınız. Böyle bir yargılamanın, savunma hakkının kısıtlanarak devam ettirilmesi bizim açımızdan adaletsizliği gösteriyor" dedi. Mahkeme başkanı Gürlek, Durakoğlu'nun sözünü keserek heyeti itham etmemesi konusunda uyardı. Mahkeme başkanının bu tutumu seyirci ve avukat sıralarından alkışla protesto edildi.

KOVUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİ TALEBİNE RET

Duruşma savcısı avukatların kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin dosyanın geldiği aşama sebebiyle reddedilmesini istedi. Mahkeme ara kararında, 5 Aralık 2018'de verilen ara karardan sonra avukatların dosyaya kovuşturmanın genişletilmesi yönünde dilekçe sunmadıklarını bu sebeple de dosyanın 10 Ocak'ta mütalaa için savcıya gönderildiğini söyledi. Mahkemenin ara karara riayet ettiğini ifade eden başkan Gürlek, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin yargılamayı uzatmaya dönük olduğunu savunarak reddine karar verdi.

'DELİLLER STANDARTLARA AYKIRI TOPLANDI'

Avukat Fehmi Demir, iddianamenin gizli ve açık tanık ifadeleri ile dijital delillere dayandığını anımsatarak, tanıkların dinlenme usulü ve niteliğine ilişkin beyanda bulundu. Demir, 10 yaşından itibaren yardımcı istihbarat elemanı olarak çalıştırılan ve 2006’da işine son verilen İ.Ö.’nün tanık olarak dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Kimliği açık olan tanıkların dahi SEGBİS ile dinlenmesinin usule aykırı olduğunu belirten Demir, Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi’den aldıkları raporu mahkemeye sundu. Raporda, 106 gün sonra toplanan delillerin standartlara aykırı toplandığı ve incelendiği bu nedenle dijital materyallerin delil niteliği olmadığı bilgisine yer verildi. Demir dijital deliller ve tanıklar üzerine sanık avukatlarına söz verilmesini talep etti. Mahkeme talebi oybirliğiyle kabul etti.

'GİZLİ TANIK 141 DOSYADA TANIK'

Sanık Ebru Timtik'in avukatı Several Ballıkaya açık tanık olmasına rağmen İ.Ö.'nün de SEGBİS ile dinlendiğini ve ilk sözünün "Ben çok mahkemede tanığım, bu hangi mahkeme bilmiyorum" dediğini anımsattı. Ballıkaya, "Kendisi 141 DHKP-C dosyasında tanık, ayrıca bazı FETÖ davalarında da tanıklık yapıyor. İ.Ö. 1995’ten 2005’e kadar istihbarat görevlisi olarak örgütte çalıştığını beyan etti. Ancak bu dosyada suç tarihi 2013 ve sonrası. Ayrıca bu kişi silahlı yağma, kişiyi özgürlüğünden alıkoyma, bıçaklı saldırı gibi adli suçlardan hükümlü ve bu 10 yıl içerisinde hapiste ve askerde olmadığı süre toplam 2-3 ay. Bu kadar sürede bir örgütte üst düzey görevli olmayı nasıl başardı" diye sordu. Ballıkaya, 10 yaşında istihbarat görevlilerince eğitime alındığı ve iki yıllık eğitimden sonra göreve başlatıldığı iddia edilen İ.Ö.’nün ifadelerinde adı geçen ve kendilerine bağlı görev yaptığını söylediği istihbarat görevlilerinin nerede görev yaptığını araştırılarak mahkemeye tanık olarak çağrılmasını talep etti.

Mahkeme avukatların kovuşturmanın genişletilme ve tanık dinlenme taleplerini önceki ara kararlarını hatırlatarak reddetti. Mahkeme ayrıca, yargılama sırasında ayrıntılı olarak gerekli incelemenin yapıldığını ve taleplerin yargılamaya katkı sağlamayacağı gibi yargılamayı uzatmak amacıyla istendiğini iddia etti. Mahkeme başkanı, duruşmanın yarın saat 10.00’da esasa ilişkin savunmalarla devam edeceğini söyledi. Avukatlar mahkemenin kararını alkışlarla protesto etti.