Avukatlardan Çağrı: Tahir Elçi’nin faillerini bulun, bu utanca son verin



Artı Gerçek

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi’yi katledilişinin 202inci haftasında andı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na seslenen avukatlar, faillerin bulunmasını istedi.


Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi’nin faillerinin yargılanması için her hafta Diyarbakır Adliyesi önünde kurulduğu  “Tahir Elçi İnsan Hakları Kürsüsü” etkinliğinin 202’incisini gerçekleştirdi. Diyarbakır Barosu’na bağlı avukatlar ve insan hakları savunucularının katıldığı etkinlikte konuşan Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Muhlis Oğurgül, Elçi cinayetinin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen soruşturmada bir gelişme olmadığını söyledi.

“SAVCI ÇABA GÖSTERMİYOR”

Tahir Elçi’nin katledilmesinin üzerinden tam 202 hafta geçtiğini hatırlatan Oğurgül, “Soruşturma savcılığının herhangi bir çabasının dahi bulunmadığını, baromuzun çabalarıyla hazırlanılan bilirkişi raporunda geçen kuvvetle muhtemel şüphelilerin isimlerinin dosyada bulunmasına rağmen şüpheli sıfatıyla hiç kimsenin ifadesinin bu zamana kadar alınmadığını bir kez daha buradan duyurmak isteriz.  Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın faillerin yargı önünde hesap vermeleri için ivedilikle işlem tesis etmesini talep ediyoruz.  Tahir Elçi’yi anmak üzere toplandığımız bu 202’inci haftada bir kez daha şunu vurguluyoruz: Tahir Elçi’nin meslektaşları ve arkadaşları olarak sizden talebimiz;  Tahir Elçi’nin faillerini bulun   ve gereğini yapın. Vakit kaybetmeden bu utanca son verin” çağrısında bulundu.

“MİLYONLARCA İNSAN AÇLIK SINIRINDA”

Tahir Elçi İnsan Hakları Kürsüsü’nün bu haftaki konusu HDP’li seçilmiş belediyelere kayım atanması, işsizlik, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşanan intihar olaylarıydı. İktidarı sorumluluk almaya davet Oğurgül, “Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine kayyım atadığınızdan dolayı insanların demokrasiye olan güveni her geçen gün azalıyor. Övündüğünüz genç nüfus işsiz olduğu için milyonlarca insanımız açlık sınırına dayanmış olduğundan ya intihar etmekte ya da intihara meyletmektedir. Kurumların başına getirdiğiniz yöneticiler halktan kopuk kendi istikballerini düşündükleri için halk perişan vaziyettedir. Denetlemediğiniz ve hesabını sormadığınız kolluk görevlileri halka pervasızca eziyet etmektedir. Farklı inanç ve kimliğe sahip insanlarımız ayrımcılığa maruz kalmakta, sokaklarda aç bir şekilde dolaşan ve başını sokabileceği bir evi olmayan mülteciler bulunmaktadır. Kadim bir sorunumuz olan Kürt Meselesini çözmediğiniz için her yıl yüzlerce insanımız yaşamını yitirmektedir” dedi.

“İNSANLARIN FAİLLERİ CEZASIZ BIRAKILIYOR”         

İktidara, “Yargı üzerinde vesayet kurmaktan vazgeçin ve göreviniz olan sorunları çözün” çağrısında bulunan Oğurgül, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Maden ocaklarında ölen(öldürülen)  yüzlerce insanın faillerini cezasız bıraktığınız için daha nice insan ölmeye devam etmektedir. Roboski’de katledilen 34 canın, 12 yaşındaki bedenine 13 kurşun sıkılan Uğur Kaymazın, Ceylan Önkol’un, Berkin Elvan’ın, Nihat Kazanhan’ın ve daha nice insanın katillerini yargılamadığınız için mezar taşlarına beddua okuyan annelerin varlığı biliniyor. Yaşam hakkına son veren kolluk görevlilerini cezasız bıraktığınız için  cezasızlık zırhının arkasına sığınan ve bundan güç alan görevliler türemekte, gözaltına alınan müvekkillerinin işkenceye maruz kaldığını ortaya çıkaran avukatlara kısıtlama getirdiğiniz için daha fazla işkence yapılmasına davetiye çıkarılıyor. Barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle cezalandırdığınız akademisyenler olmadığı için üniversitelerde eğitim kalitesi düşmektedir.

“YARGIYA GÜVEN SARSILIYOR”

Haber yaptıkları için onlarca gazeteci haksız yere cezaevinde tutuluyor. Doğa ve tarihi miras katliamına yürütmeyi durdurma kararları vermediğiniz için daha fazla ağaç kesiliyor, 12.000 yıllık kültürel mirasımız iş makineleriyle ve dinamitlerle düm düz edilmektedir. AİHM ve AYM kararlarına direnerek anayasal suç işlediğiniz için hukuka ve yargıya olan güven sarsılmaktadır… Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyun ve vicdanınıza uygun bir şekilde adalet dağıtın! Diyarbakır Barosu olarak şunu hatırlatmak istiyoruz. Haberiniz olmayan! Bu sorunlar bizim derdimiz ve hukuk mücadelemizdir…”