'Ayrana bir ayda üç kere zam geldi'



Artı Gerçek

Ekonomik kriz en çok yoksul semtleri ve oralarda yaşayan esnaf ve halkı olumsuz etkiliyor.

Ev emekçisi kadınlar, ekonomik krizden dolayı mutfakta tencere kaynatamayacak duruma geldiklerini söyledi. Küçük bir lokantada ev yemekleri yaparak geçimini sağlayan Gülşen Yarız, “İçtiğimiz ayrana bile bir ayda üç kere zam geldi. En ucuz yemek pilavdı, onu da satamaz hale geldik. Kriz almış başını gidiyor” dedi. 

Döviz kurundaki dalgalanmayla beraber her şeye gelen zamlar, gün geçtikçe kendisini daha derinden hissettiriyor. Ekonomik krizden en çok etkilenenler ise hiç kimsenin yönünü çevirmediği yoksul semtler oluyor. Başakşehir Bayramtepe mahallesinde yaşayan kadınlar, gelen zamlarla beraber kazançlarının geçimlerini sağlamalarına yetmediğini ve gün geçtikçe daha da zorlandıklarını söyledi. 
 
"PAZARA BİLE GİDEMİYORUZ"
 
Ev Emekçisi Zübeyde Adar, zamlardan dolayı artık pazara bile gidemediğini belirterek, “Biberin kilosu olmuş 8.00 TL. En kötüsünü alıyorsun oda 4-5 TL. Eve götürüyorsun, yarısını çöpe atmak zorunda kalıyorsun. Sadece biber değil, her şeye zam geldi. Ben her hafta pazara gidemiyorum. Ancak 2 ayda bir gidebiliyorum. Akşam, pazar daha ucuz diye o saati bekliyorum. Evime hiçbir şekilde et girmiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
 
"SOFRADA HEP ÇORBA VE MAKARNA VAR"
 
Eşinin yıllarca cezaevinde işkence gördüğü için çalışamayacak duruma geldiğini söyleyen Adar, evin geçimini sağlayabilmek için yeni yapılan inşaatlara gidip ev temizlediğini; ancak bu işin de her zaman olmadığını belirtti. Gün içinde ne yiyecekleri konusunda artık strese girdiğini dile getiren Adar, “Sabah uyandığımda akşama kadar ne pişireceğimi düşünüyorum. Çocuklarım eve geldiğinde çok kötü oluyorum. Çünkü gerçekten kazandığımız, geçimimiz sağlamamıza yetmiyor. Soframızda hep çorba ve makarna var. Meyve desen iki ayda bir soframıza giriyor. Yaz boyunca toplasan eve üç defa karpuz alabilmiş değiliz” dedi. 
 
"AYRANA BİR AYDA 3 KEZ ZAM GELDİ"
 
Küçük bir lokantada eşiyle ev yemekleri yaparak geçimlerini sağlamaya çalışan Gülşen Yarız da, zamlardan kaynaklı işlerinin çok durgunlaştığını belirtti. Her geçen gün daha da zorlandıklarını söyleyen Yarız, şöyle devam etti: “Önceden 3 liraya aldığımız salça şimdi 7 lira olmuş. Ben o salçayla 3-4 defa yemek yapabiliyorum. Yağ desen yüzde 25 zam geldi. Yoğurdu 9 liraya alıyorduk. Şimdi olmuş 14 lira. İçtiğimiz ayrana bile bir ayda üç kere zam geldi. Böyle bir şey olabilir mi? En ucuz yemek pilavdı, onu da satamaz hale geldik. Kriz almış başını gidiyor. Biz artık bu işin içinden bir türlü çıkamıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Türkiye hiç iyiye gitmiyor.”
 
"ÇOCUĞUN OKUL MASRAFI EN AZ 300 TL"
 
Emeğinin karşılığını alamadığını dile getiren Yarız, “Geçen sene işlerimiz iyiydi. Emeğimizin karşılığını alabiliyorduk. Ama bayramdan bu yana işler durdu. Böyle bir durgunluk olamaz” ifadelerini kullandı. Şimdilerde okula göndereceği çocuğunun masraflarını hesapladığını aktaran Yarız, “Tek bir çocuğun okul masrafı 300 TL’den aşağı değil. Bu gidişata çok tepkiliyim” dedi.  
 
"HALİMİZ HİÇ İYİ DEĞİL"
 
Yarız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomiye ilişkin söylediklerine tepki göstererek, “Her şeye zam geldi.  Artık hiç bir şey alamıyoruz. Rahat rahat yiyip içemiyoruz” dedi. Haberlerde çocuğunu okula gönderen ebeveynlere tavsiyeler verildiğini söyleyen Yarız, “Çocuklarınızın beslemesinde kahvaltı için koymanız gereken ürünler; yumurta ve domates gibi şeyler olsun diyorlar. Ama bilmiyorlar ki yumurtanın kolisi olmuş 17 TL, domates olmuş 5 lira. Ben nasıl koyacağım çocuğumun beslenmesine bunları? Hadi benim bir çocuğum var. Bazı ailelerin 3-4 tane çocuğu var. Bir de asgari ücretle geçiniyorlar. Bu aileler ne kadar geçimini sağlayabilecek? Böyle giderse halimiz hiç iyi değil” diye konuştu. 
 
"ARTIK ÇOCUKLARIMIZA YETEMİYORUZ"
 
Ev emekçisi Mülkinaz Maral ise şu an yaşanan ekonomik krizden en çok annelerin ve çocukların etkilendiğini dile getirerek, “Okullar başlıyor. Çocuklarımıza okul kıyafeti alacağız. İhtiyaçları almak için para yok. Okulların çoğu evlerimizden uzak. Servis fiyatlarına zam getirdiler. En kısa mesafede servis ücretleri 400 TL’den başlıyor. Eşim maalesef asgari ücretle çalışıyor. Telaşa düştüm. Bunun elektriği var, suyu var, bir sürü masrafı var. Eşim hangi birine yetişecek? Bilirsiniz anne ve babalar çocuklarını mutlu etmek için ellerinden gelen her şeyi yapar. Ama artık çocuklarımıza yetemiyoruz. Psikolojimiz bozuldu. Gerçekten iyi bir durumda değiliz” ifadelerini kullandı.
 
"YAKINDA MUTFAKLARIMIZDA TENCERE KAYNAMAYACAK"
 
Krizin en çok mutfağa yansıdığını aktaran Maral, “Daha önceki senelerde pazara çıkıyorduk. 20 TL cebimize koyuyorduk. Gidip pazar arabamızı doldurup geliyorduk. Maalesef şimdi 50-100 TL götürüyoruz. Elimize iki poşet alıp eve dönüyoruz. Öyle bir hale geldi ki mutfaklarımızda yakında tencere kaynayamayacak" diye belirtti. 
 
"KIŞA HAZIRLIK YAPAMIYORUM"
 
Maral, bu sene kışa hazırlık yapamadıklarını ifade ederek, bunun nedenini de şu sözlerle açıkladı: “Sebze meyve fiyatları uygundu eskiden. Sonbahara doğru fiyatlar düşüyordu. Kış için menemen, kurutmalık gibi şeyler yapabiliyorduk. Bu sene yapamadık. Çünkü fiyatlar hiç düşmedi. Tam tersine kış gibi fiyatlar yükseldi. Yani daha önce pazara gittiğimde 3 kilo domates alıyordum. Bu sene hep bir kilo ile idare etmeye çalıştım."
 
"NEREYE KADAR?"
 
Yaşanan ekonomik krizin fakiri daha da fakirleştirdiğini söyleyen Maral, “Evet, Dolar yükseldi. Faizler yükseldi. Ama zengin yine zengin kaldı. Fakir bitti. Fakirin artık yaşama hakkı bile yok.  Yaşam sıkıntısı derdine düşmüş insanlar. Asgari ücretle geçinen birisi sadece 800-900 TL ev kirası veriyor. Çoğu insanın iki senedir evinde kırmız et pişirip çocuklarına yedirmediğini biliyorum. Tavuk etlerine de zam geldi. Bilmiyorum bu durum nereye kadar gidecek? Ve kim çıkıp bu zamlara dur diyecek?” şeklinde konuştu. (EKONOMİ SERVİSİ)