'Babacan'ın partisinde 'İslamcılık' ve 'milliyetçilik' notalar taşımayacak'



Artı Gerçek

'Hareketin öncelikleri 1) Adalet, özgürlük, hukukun üstünlüğünün yeniden tesisi 2) Ekonomi. alanına yoğunlaşmak olarak özetleniyor.'


Hükümete yakınlığıyla bilinen Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, eski Ekonomi Bakanı ve AKP Kurucu Üyeliği'nden istifa eden Ali Babacan'ın kuracağı yeni partisinin ilk iki hedefinin hukuk ve ekonomi olacağını belirtti. Babacan'ın partisinin 'yeni bir sayfa' açacağını ileri süren Karaca, "Babacan'ın hareketi her şey olabilir ama misal "İslamcı" hatta dindar hatta "milliyetçi" izler, notalar taşıyan bir hareket olmayacak" dedi.

Bengisu'nun Habertürk'te " 'Ali Babacan ve 'beyaz sayfa" başlığıyla yayımlanan yazısının bir kısmı şöyle:

Hareketin öncelikleri 1) Adalet, özgürlük, hukukun üstünlüğünün yeniden tesisisi 2) Ekonomi. alanına yoğunlaşmak olarak özetleniyor. Cumhurbaşkanliğı hükümet sistemine yönelik düzeltici tedbirler, yeni bir anayasal sistem vizyonu da ilk maddeye müteallik bir kalem olarak telakki ediliyor. Vatandaşla devlet arasındaki kontratin bozulduğu ve bu kontrati yeniden inşa etme gerekliliği ise başlıca sorun analizłeri arasında yer aliyor.

Konuşmalarimın bir yerinde dikkatimi çeken bir cümle ekibin motivasyonunu özetlemeye aday görünüyor:

"Türkiye'yi yönlendiren, etkisi altındalan ve zaman kaybettiren yanlış trendlere karşi makulu arama". Söz konusu "arayış" ve "beyaz sayfa açma" halinin, kafasında her şeyi halletmis her seye halihazırda bir çözümü bulunan,

Türkiye ile ilgili pek çok konuda tarafinı keskin biçimde belli etmiş profillerle yürümeme tercihini de açıkladığını düşünüyorlar.

Zira gördüğüm kadarıyla Babacan'ın hareketi her şey olabilir ama misal "İslamcı" hatta dindar hatta "milliyetçi" izler, notalar taşıyan bir hareket olmayacak. En azından kirişi, kolonu bu şekilde kurulmuyor Bunun nedeni, Türkiye nin sarsıntılı süreçlerinde, krizlerle baş etmeye calişırken kullanilan din dilinin kisa süreli fayda sağlamakla beraber kitlelerin samimiyetini istismar eden bir noktaya varmasi, siyasete de, inanca da bedel ödeten bir tabloya neden olması. Hataların yapildiğı, akabinde hatalann savunulduğu pakette dinin de olmasının her şeyden cok dine zarar verdiği kanisı hakim.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ: