Bakanlıktan imar affı itirafı: Kentsel dönüşümün finansmanı olacak



Artı Gerçek

Hükümetin 24 Haziran seçimlerinden önce yürürlüğe soktuğu imar affı kanununa karşı açılan davada savunma yapan Bakanlık, gelirin kentsel dönüşüm için kullanılacağını belirtti.


Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK - Kartal'da çöken 8 katlı binadan sonra yeniden tartışma konusu olan imar affı, geçtiğimiz yıl 24 Haziran seçimlerinden önce 11 Mayıs 2018 tarihli ve 7143 sayılı kanunun 1. maddesi ile 3194 sayılı imar kanununa eklenen geçici 16. maddesiyle yürürlüğe girmişti. 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış kaçak yapılar için malikleri tarafından yapılacak başvuru sonucu verilen yapı kayıt belgesi ile söz konusu yapıların yasal hale getirilmesi hedefleniyor.

Hükümetin asıl amacı ise ekonomide yaşanan krize bir çare olarak imar affından gelir elde edilmesi ve bunun kaynak olarak kullanılması. Kamuoyunda büyük tartışma yaratan imar affı ya da diğer adıyla imar barışı kapsamına son olarak Boğaziçi öngörünüm bölgesinde yer alan ve bu nedenle imar affı kapsamına girmeyen bazı bölgeler de alınmış, böylece çoğu Anadolu Yakası'nda olmak üzere Boğaziçi'nde 40 mahalle imar affı kapsamına girmişti.

İMAR AFFI KENTSEL DÖNÜŞÜME FİNANSMAN OLUŞTURACAK

Affa tepki gösteren TMMOB'a bağlı Mimarlar Odası ise yargı yoluna başvurdu. Açılan davada mahkemeye savunma gönderen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı imar affını 'afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklere aykırı yapıların kayıt altına alınması' olarak tanımlarken elde edilecek gelirin nereye aktarılacağını da şu ifadelerle açıkladı:

"Böylece bu yapıların kentsel dönüşüm uygulamalarına tabi tutulmasının sağlanması dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşümün daha hızlı ve etkin yapılması 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış yapıların yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre hazırlanacak yapı kayıt sistemine işlenmesi, bu yapılarak elektrik doğalgaz ve su bağlanabilmesi yargı ve belediyelerdeki iş yükünün azaltılması ve bu yapıların ömrünün tamamlanmasına yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar, fiilen kullanılmakta olan bu yapıların malikleri işe idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konmuştur."

BAKANLIKTAN İMAR AFFI TANIMI: BİR NEVİ İMAR BARIŞI

Bakanlık yolladığı savunmada imar affının, imar barışı anlamına geldiğini belirterek, "Şimdiye kadar çıkarlan imar afları ile dava konusu düzenleme yukarıda belirtilen nedenlerle farklılık göstermekte, dava konusu düzenleme fillen kullanılmakta olan bu yapıların malikler ile idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması, yani bir nevi imar barışının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuştur" dedi.

Bakanlık, bu savunmasıyla imar affının uzun süredir ekonomik dar boğazda olan inşaat sektörü ile kentsel dönüşüme bir kaynak olduğunu da itiraf etmiş oldu.

'KAYIT ALTINA ALINAN YAPILARIN HANGİLERİNİN YIKILACAĞI KONUSUNDA YASADA AÇIKLIK YOK'

Bakanlığın savunmasını Artı Gerçek'e değerlendiren Mimarlar Odası avukatı Berna Çelik, "Bakanlık imar affı olmadığını, yasanın kentsel dönüşümü hızlandırmak riskli yapıları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını açıklıyor. Ancak kayıt altına alınan yapıların hangilerinin yıkılacağı konusunda yasada açıklık yok" dedi. 

"Depreme dayanıklılık konusunda herhangi bir teknik inceleme yapılmadan tamamen beyana dayalı olarak verilen yapı kayıt belgesi yapının 6306 sayılı Kanunun ek 1. Maddesi çerçevesinde riskli alan ilan edilerek kentsel dönüşüm kapsamına alınıp yıkılmayacağı anlamına gelmiyor ve yapının dayanıklılığı konusunda sorumluluk malike ait oluyor" diyen Çelik, şunları söyledi: 

"Yapı kayıt bedeli karşılığında hizmet alarak yapılarını kullanmaya devam eden başvurucular yasanın bu yanını bilmiyorlar. Başvuru süresi bittiğinde, hangi yapılar için 6306 sayılı Yasanın uygulanacağı konusunda açıklık bulunmadığı için hukuki belirsizlik olduğunu söyleyebiliriz."