Bilirkişi raporu akladı, Aladağ sanıkları tahliye edildi



Artı Gerçek

Adana’nın Aladağ ilçesinde Süleymancılar cemaatine ait yurtta çıkan yangında 11 kız öğrencinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada hazırlanan rapor, dernek ve yurt yöneticilerini akladı.



Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK - Aladağ ilçesinde 29 Kasım 2016 yılında çıkan yangında 11’i kız çocuğu biri eğitmen olmak üzere 12 kişinin hayatını kaybettiği ve 24 kişinin yaralandığı kaçak yurt yangınıyla ilgili açılan dava Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. 

Aralarında dernek ve yurt yöneticileri ile kamu görevlileri dahil 15 kişinin yargılandığı davanın 7. duruşmasında tutuklu bulunan yurt müdürü Cuma Ali Genç ile dernek başkanı İsmail Uğur bugün yapılan yargılamada İstanbul Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporundan sonra tahliye edildi.

İLGİLİ HABER: ALADAĞ FACİASI DAVASINDA TUTUKLU KALMADI, AİLELER TEPKİLİ

Genç raporda birinci derece tali kusurlu bulunurken, dernek başkanı Uğur ikinci derecede kusurlu bulundu.

YANGININ ÇIKIŞ YERİ RUHSAT SAHİBİNİN SORUMLULUĞUNDA DEĞİLMİŞ 

Kaçak yurtta çıkan yangında tahliye edilen yurt müdürü Cuma Ali Genç’in birinci derecede tali kusurlu,  dernek başkanın ikinci derece tali kusurlu olduğu belirtilen raporda “Yangın çıkış yeri ana panonun sorumluluk alanı dosyadaki ruhsat sahibinin yetki ve kontrol alanı içinde değildir” denildi. 

Raporda yangınla ilgili kusur derecelendirmelerine ilişkin şu tespitlere yer verildi:

-Elektrik dağıtım firması bina girişinde bulunan kofraya kadar sorumludur. Sadece iç pano ve dağıtıma ilişkin olarak gerekli bakım ve denetim sorumluluğunu yerine getirmeyen ruhsat sahibinin bakımından sorumlu olduğu gerekçesi ile yurt müdürün birinci derece tali kusurlu olduğu, dernek başkanın 2. Derecede tali kusurluğu olduğu, diğer tarftan ferdi yetki kullanmadıklarından dernek yönetim kurulu üyeleri ve Mahmut Deniz’e olayda kusur izafe edilemeyeceği, olaya müdahale eden isimleri olan yazılı itfaiyeciler söndürme ve kurtarma işlemini eldeki mevcut imkanlarla yaptıklarından kendilerine kusur izafe edilemeyeceği,

MEVCUT DURUM ÖZEL YURTLAR YÖNETMELİĞİNE UYGUNMUŞ

-İnceleme konusu binanın giriş kısmında bulunan ana dağıtım panosundaki sigorta kutusu içerisinde bulunan kablolarda aşırı akım veya gevşek bağlantı soucu ark oluştuğu, bu ark sonucu kablonun PVC kısımlarının alev alarak yandığı, sigorta içerisinde yanma büyüyerek yangına sebep olurken, oluşan duman partiküllerini yere kanepe ve halılar üzerine düşmesi sonucu yangının başlayarak geliştiği, bina içerisinde bulunan döşemelerin, ahşap lambirler ve halı döşemelerinin yangının başlamasında ilişkisinin bulunmadığı, mevcut durumunun olay tarihinde yürürülükte olan özel öğrenci yurtları yönetmeliğinin uygun olduğu görüldüğü, 

-Diğer taraftan yangın ana sigorta kutusundan yangının başlamış olduğu mevcut kutuda bulunan tüm şalterlerin tamamen yanarak kömürleşmesi aşırı derecede oluşan ısının içeriden gelmiş olduğu harici ısı ya da bu kadar büyük çaplı malzemelerin kömürleşme derecesine ulaşmayacağı mütalaa edilmiştir. Bu durumda ana panonun sorumluluk alanı dosyadaki sanıkların yetki ve kontrol alanı içinde değildir. Elektrik dağıtım firması bina girişinde buluna kofraya kadar sorumlu,

ELEKTRİĞE BAĞLI YANGINLARDA KİŞİLERE KUSUR YÜKLENEMEZMİŞ

-İnceleme konusu olayda kasıt sabotaj bulunmamaktadır. Yangın elektriğe bağlı olarak meydana geldiğinden, elektriksel yangınlarla ilgili Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2002/8969 E. 1005 karar sayılı ilamında elektriğe bağlı yangınlarla, kişilere kusur yüklenmeyeceği yönünde kararı bulunduğu, 

-İlçe itfaiyesi ile yardıma gelen Adana iline ait itfiaye müdahale ve kurtarma yönünden gerek yangın taktikleri ve teknikleri gerekse donanım kurtarma ve eğitim konularında daha başarılı olması gerektiği ancak bu konuda yeterli olmadığı görüldüğü, 

RAPORDA HERKES TALİ KUSURLU

-Milli Eğitm il ve ilçe müdürlüğünde görev yapanlarının olayla ilgili kusurlarının bulunmadığı bu nedenle maarif müfettişlerinin tali kusurlu oldukları, 

-İtfaiyeden sorumlu belediye görevlileri eksik incelemeden dolayı rapor düzenledikleri ve ayrıca bu raporu düzenleten ilçe belediye başkanının olayda tali kusurlu olduğu, 

-Konut olarak inşa edilen binaya yurt özelliği taşımadan “elektrik iç tesisatları ve binaların yangından korunması hakkındaki”yönetmeliklere uygun olup olmadığını incelemeden konut olarak inşa edilen binanın yurt binası olarak kullanma ruhsatı yetkisi veren ilgili belediyedeki imar müdürlüğü rushat bölümünde binaya yurt olarak ruhsat veren yetkililerin tali kusurlu olduğu, 

Diğer taraftan yangın söndürme tüplerini satan firmanın tüp değişiminde alınan tüplerin yerine yeterince söndürme tüpleri bırakmadıklarından olayda sanığın 1. Derecede tali kusurlu olduğu, ayrıca sanık Mehmet İpek’in meydana gelen olay ile ilgili resmi bir görevi olmadığından sadece ayn derneğe erkek öğrenci yurdunun müdürü sıfatı ile aynı gün kendi yurdunda bulunan yangın tüplerini teslim ettiği anlaşıldığından kusur izafe edilemeyeceği. 

"BU DOSYA DELİL KARARTMANIN YALIN HALİNİN GÖRÜLDÜĞÜ BİR DOSYADIR"

Rapora tepki gösteren Sosyal Haklar Derneği avukatlarından Can Atalay “Buna bir heyet raporu denemez. Dosyaya rapor olarak girebilecek belge Esenyurt Üniversitesi’nden akademisyenin hazırladığı rapordur. Hem olayın oluş biçimini açıklamaya çalışıyor hem de sorumluluklara ilişkin açık bir saptamaya yer veriyor” dedi. 

“Geri kalan iki rapor olayın nasıl olduğunu açıklamaktan daha öteye olayın daha fazla nasıl olduğunu açıklamayarak sorumlulukları gizlemeye dönüktür” değerlendirmesinde bulunan Atalay,  “Bu dosya delil karartmanın katıksız hallerinin ve sanıkların nasıl korunup kollandığının yalın halinin görüldüğü dosyadır. Olayın üzerinden daha iki yıl geçmeden hiçbir sanık kalmadı. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok” ifadelerini kullandı.