Çaresizliğin büyüttüğü sektör: Kredi komisyonculuğu



Artı Gerçek

Müşterileri 'bankalar ile sorun yaşayanlar, banka sicilleri bozuk olanlar, kredi limiti dolduğu için kredi çekemeyenler, gelirinin üstünde acil krediye ihtiyacı olanlar.'


Onur DALAR


ARTI GERÇEK- 'Kredi danışmanlığı', 'Kredi çıkartılır', 'Komisyonla kredi', 'Acil kredi başvurunuz varsa bize gelin', 'Kredi başvurunuz onaylanmazsa bize gelin'...

Yüksek ihtimalle bu reklamlardan birine ya internette gezinirken denk gelmişsinizdir ya da telefonunuza mesaj olarak atılmıştır. Kredi danışmanlığı -halk arasında bilinen ismi ile komisyonculuk- artık çok yaygın bir ‘meslek’ haline geldi. 

Yaptıkları işi kredi danışmanlığı olarak tanımlayan bu kişiler müşterilerini "bankalar ile sorun yaşayanlar, banka sicilleri bozuk olanlar, kredi limiti dolduğu için kredi çekemeyenler, gelirinin üstünde acil krediye ihtiyacı olanlar" olarak tanımlıyor. Bankalar ile aralarında yasal bir anlaşma olmamasına rağmen yüksek komisyonlar karşılığında kredi garantisi veriyorlar. Aldıkları komisyon, çekilen kredi miktarının en az yüzde 15’i.

Biraz araştırınca kredi danışmanlığı işi yapan şirketlerden büyük olanların ağlarının çok yaygın olduklarını görüyoruz. Bazı mahalle muhtarlıkları bile bu şirketlere ilişki sağlıyor. İlişki sağladıkları muhtarlar ikinci komisyoncu olarak krediye ihtiyacı olan kişileri şirket ile tanıştırıyorlar. Hatta yerel gazeteler üzerinden reklam yapan bir şirkete dahi rastlıyoruz.

Yerel gazeteye röportaj veren danışman “İnsanlara umut olmak için varız” diyor ve yaptıkları her işin yasal olduğunun altını çiziyor. Yaptıkları işin kredi çekmek isteyen vatandaşlara bu süreçte nasıl bir yol izlemesi gerektiğini anlatmak olduğunu söylüyor. Bir de gençlere tavsiyede bulunuyor: Özellikle gençlerimiz kahve köşelerinde oturmasın, girişimci olsunlar. Ülkemiz böyle gelişebilir, biz bu gençlere yardımcı olmaya hazırız.

“YÜZLERCE ŞİKAYET VE BÜYÜK MAĞDURİYET VAR”

Konuyu Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar’a sorduk. Kendilerine yüzlerce şikâyet geldiğini ve büyük mağduriyetler yaşandığını ifade eden Çakar, kredi danışmanlığı çarkının tamamen vatandaşların çaresizliği üzerine kurulu olduğunu, bu kişiler ile bankalar arasında resmi bir anlaşma bulunmadığını ve devletin senelerdir bu işin önüne geçmek için ciddi bir yaptırımda bulunmadığını söyledi. Ayrıca bu şirketlerin çoğunun aldıkları yüksek komisyonlara karşılık vergi ödemediğinin altını çizdi. 

Yaptıkları işin yasal olduğunu söyleseler de şirketlerin çoğu bankaların prosedürlerini yasal olmayan yollardan aşıyorlar. Bu kişilerden birisi ile konuşma fırsatı buluyoruz. E.D. 31 yaşında ve 10 senedir bir kredi danışmanlığı şirketinin çalışanı. 'Yaptığınız işi doğru buluyor musun?' diye sorduğumuzda, “Çok da yasal olmadığını biliyorum” diyerek anlatmaya başladı. Hatta işin yasal olmayan kısmı ile ilgili birçok bilgi verdi:

Bizim yaptığımızın işin adı kredi danışmanlığı. Kredi isteyenler adına bankalara referans veriyoruz, evrak işlerine yardımcı oluyoruz. Sigorta girişlerini çözüyoruz. Zaten bize gelen insanlar birçok bankaya başvurmuş ve reddedilmiş kişiler. Başvurmadıysa bile “Önce başvur, olmazsa sonra gel” diyoruz.

- Normal bir vatandaşın başvurusundan farklı olarak ne yapıyorsunuz? Neden bankalar sizin referansınıza güvensin? Bildiğimiz kadarıyla bankalar ile resmi anlaşmanız da yok.

“BİZ İNSANLARIN SİCİLİ OLUYORUZ”


Ortada resmi bir anlaşma yok. Ama bankalarda kredi onayı veren bazı kişiler ile anlaşmalarımız var. Banka yönetimlerinin bundan haberi olmuyor. O kişiler üzerinden başvurularımızı hallediyoruz. Hatta o kişilerin bizim şirketimize geldiği bile oluyor. Onların da kendi kotaları var. Banka yönetimleri bir şubede bir ay içinde verilen kredi azalırsa o bankacıların notunu kırıyor, işten bile çıkartmakla tehdit ediyor. O bankacılar aslında hem kendi işini yapıyor sayemizde hem de ekstra bir komisyon alıyorlar. Yaptıkları o kişinin kötü banka sicilini ve bazı şeyleri görmezden gelmek, biz insanların hem referans oluyoruz hem de bozuk sicillerini düzeltiyoruz, yani insanların sicili oluyoruz.

- Peki kredi onayı sadece bankadaki o kişiye mi bağlı? Diğer şartlar? 

Hayır, başka şartlar da var tabi. O kısımlarını biz hallediyoruz. Mesela kredi çekecek birisinin banka tarafından uygun görülmesi için sigortalı bir işte 2 senedir çalışıyor olarak gözükmesi gerekebilir. Bu belgeyi sağlıyoruz. Gelir beyanına dair belge sağlayabiliyoruz.

- Bu belgeleri nasıl sağlıyorsunuz?

Kendisi yoktan var edenler de var. Sadece bu belgeleri sağlamak için çalışanlar da var. Onlardan temin ediyoruz. Mesela yüksek krediler genelde İstanbul’daki bankalar üzerinden verilir. Anadolu’dan gelen birisinin İstanbul’da senelerdir yaşıyor gibi gözükmesi gerekebilir. Tanığımız bir kişi sadece ayrıca bu işle uğraşıyor. Boş evler üzerinden kişilere İstanbul’da yaşıyor gibi ikametgah sahibi yapıyor. Onun da büyük ihtimalle başka bağlantıları var. 

- Sizin şirketiniz bu piyasada tanınan bir şirket mi? İnsanlara nasıl ulaşıyorsunuz?

On seneyi aşkın süredir bu işin içinde olduğumuz için artık insanlar bize geliyor. Arka plandaki abiyi çoğu semtte, çoğu kişi tanır. Günde ona 300’den fazla kişinin kimlik numarası ile beraber ismi gelir. “Abi şu arkadaşın paraya ihtiyacı var, güvenilir bir arkadaş” şeklinde, tabi o arayan kişi de başka bir komisyoncudur. Daha küçük payı olan bir komisyoncu… Günlük en az 10 kişiye onay alıyoruz. Hatta aynı kişiye aynı banka üzerinden günde 2 defa onay aldığımız bile oluyor. 

-Siz bu kişilerin çektikleri kredileri ödeyememesinden korkmuyor musunuz? Sonuçta resmi olarak olmasa da belli kişiler üzerinden anlaşmalarınız var.

Yok, bizim abi o konuda hem kendine isim önerenleri, hem de kredi çekecekleri uyarıyor. Bankaya ödeme yapılmazsa o kişinin evine, işine gidiyor. Gerekirse başka şeyler… Hakikaten ödeyemeyecek durumdaysa kendi cebinden ödüyor. Kazandığımız genelde karşılıyor bunları…

“TOKATÇILAR VAR AMA BİZ HELALLİK ALIYORUZ”

- Yani dolaylı olarak banka adına çalışmış olmuyor mu?

Öyle düşünmedim hiç, olabilir. Eskisi gibi kolay olmuyor, eskiden bankalar daha çok kredi veriyordu. Batık kredilerin artmasından dolayı zorlaştı. Bir de tokatçılar çoğaldı. Ortaya bizim yaptığımız işi yaptığını söyleyerek çıkan, önden komisyon alıp ortadan kaybolan kişiler... Sonuçta birinin acil 100 bin liraya ihtiyacı varsa önden bir bin lira komisyoncuya verebiliyor. Böyle olunca bizim de işimiz zorlaştı, insanlar kolay kolay güvenmiyor artık bize… Ama yine de biz işimizi doğru yapıyoruz. Her komisyon aldığımız kişiden helallik alıyoruz.

-Size genelde nasıl insanlar geliyor? Bu zamana kadar daha çok kimler için kredi çektiniz?

İş adamları da var, dar gelirli insanlar da. 10 kardeş olup kredi çekmek için gelenler de oldu, hepsi inşaat dikti. Köşeyi döndü sayemizde ama biz de iyi paralar kazandık. Çocuğu hasta olanlar da geldi. Onlardan daha az komisyon alıyoruz, bazen de alamıyoruz. Biz kabul etsek bankadaki onay veren kişi halletmiyor. İnşaat dikecek adama onay daha kolay geliyor. 

-Hukuki olarak hiç başınız belaya girdi mi? 

Belli davalar açıldı. Ama devlet 3,5 basit şeyle uğraşmıyor. Kredi çeken kişiye “Gidin şirketle konuşun, aranızda anlaşın, uzlaşın” diyor. Belge sahteciliği başka ama… Ondan hiç yakalanmadık. Zaten insanların kredi çekmeye ihtiyacı var, ne yapacak devlet? Bu işi yapanlar çoğunlukla geçmişte gayri meşrudan para kazanmaya alışmış, hapse girip çıkmış kişiler. Bu işi yapmayıp ne yapacaklar? Mafyacılık oynayacaklar, bu daha makul. O işleri bırakıp bu işi yapan yüzlerce insan var. Bizim ülkemiz bu konuda daha özgür, insanlar iyi dönemler geçirdi. Ama şimdi daha zor kredi çekmek ve bu işi yapmak. Piyasada para kalmadı. Aslında artık insanların kredi çekmeye daha acil ihtiyacı var.