Çepni: Ekosisteme dönük talan siyaseti yürütülüyor



Artı Gerçek

HDP'li Çepni, Kaz Dağları’ndan Hasankeyf’e mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söyledi.


Kaz Dağları’ndan Hasankeyf’e, Dersim’den Aydın’a birçok kentte ekolojik yıkım ve doğa talanı devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, Türkiye’nin hemen her bölgesine yayılan doğa talanına ilişkin, “Ekosisteme dönük talan siyaseti yürütülüyor” dedi. 

Tüm dünyayı zehirleyen bir sermaye yatırımının yaygınlaştığını dile getiren Çepni, “Ülkeyi, dünyayı zehirleyen bir sermaye yeniliğiyle karşı karşıyayız. Bunun en somut örneği Hasankeyf’tir” dedi.  Hasankeyf’in 12 bin yıllık tarihinin talan olduğunu belirten Çepni, “Daha da açığa çıkartılması gereken tarihi varken, 50 yıllık bir baraja gömülüyor. Bu AKP iktidarının hanesine yazılan telafisi olmayan bir suçtur” diye konuştu.

‘AKP ŞİRKETLERİN CEO’SU HALİNE GELDİ’

AKP’nin enerji şirketlerinin CEO’su haline geldiğini söyleyen Çepni, ekolojik sistemdeki tahribatın halka, doğaya zararlarını tartışmadan, akıl dışı siyasetle yürütüldüğünü vurguladı. Doğa talanında kazananın sadece sermaye şirketleri olduğunu dile getiren Çepni, “Kaz Dağları’na Kanadalı şirketin altın aramalarına ve 195 bin ağacın kesilmesine izin verilmiş kapsamlı bir cinayet söz konusu” diye belirtti.  

‘GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ’

Aydın’da yeni yapılmak istenen 64 jeotermal enerji santrali kararına değinen Çepni, “Var olan JES projelerinin yarattığı tahribata rağmen yeni JES projeleri yapılmak isteniyor. Tıpkı Dersim’de olduğu gibi hükümet hiçbir uyarıyı dikkate almadan tahribat üzerine tahribata gidiyor. Hasankeyf’te, Kaz Dağları’nda hatta Bitlis’te de projeler var. Geç kalmış değiliz, mücadelenin ortaklaştırılması gerekiyor” şeklinde konuştu. 

TALANA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE

Kapsamlı bir çevre mücadelesiyle doğaya dönük rant talanının kırılabileceğine dikkat çeken Çepni, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önce yapmamız gereken demokrasi mücadelesi bilincini ortaya çıkarmak ve örgütlemeye çalışmaktır. Çünkü ekoloji mücadelesi artık demokrasi mücadelesine hatta anti emperyalist mücadeleye dönüşmüş durumda. Biz Halkların Demokratik Partisi Ekoloji Meclisi olarak bu yaklaşımımızı sürdüreceğiz.”

‘GERİ ADIM ATTIRABİLİRİZ’

ODTÜ’de gerçekleşen Kavaklıdere direnişini örnek veren Çepni, “Sadece protestoculuktan değil, hak almak üzerinden sürece yüklendiğimizde kazanacağımızı görüyoruz” dedi. Hasankeyf’te yapılmak istenen eylemlere izin verilmediğini, sürekli olarak mücadele edenlerin gözaltına alındığını aktaran Çepni, Hasankeyf’in ekoloji çevrelerin, demokrasi güçlerinin temel gündemi haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Kaz Dağları’nda verdikleri mücadeleyi Aydın, Dersim ve Hasankeyf’te de verilmesi çağrısında bulunan Çepni, şunları söyledi: “Bu rantçı iktidara geri adım attırabiliriz. Kürdistan’da baraj siyaseti aslında savaş siyasetidir. Güvenlik gerekçesiyle yapılan barajlar, aynı zaman da suyun bir silah olarak kullanılması siyasetidir. Ekolojik talana ve savaş siyasetine karşı geniş kapsamlı bir şekilde mücadelemizi birleştirmeliyiz.” (Mezopotamya Ajansı)