Çermik sanığı: Komutanım ben devlet için vurdum



Artı Gerçek

16 Nisan referandumunda 2 kişiyi öldüren sanığın Başbakan Yıldırım'a yazdığı mektup da iddianamede yer aldı.


HABER MERKEZİ - Diyarbakır Çermik'te 16 Nisan referandum günü  2 aile arasında oylama sırasında başlayan ve 2 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili tutuklu sanık M. Yıldız hakkında 'müebbet hapis' istemiyle dava açıldı. İfadelerinde AKP'li olduklarına vurgu yapan tutuklu sanığın Başbakan'a gönderdiği mektup da iddianamede yer aldı.

'AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE YARGILANACAK'

Diyarbakır'ın Çermik İlçesi'ne bağlı Yabanardı köyünde 16 Nisan 2017'da yapılan referandum için kurulan sandıkta, köy muhtarı H. Yıldız'ın oy kullanmaya gelinleri engellemesiyle başlayan ve okulun bahçesine taşınan olay da Abdurrezzak Yıldız ve oğlu Şeyhmus Yıldız'ı öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

Aileler arasında daha önce yaşanan anlaşmazlık, referandum günü köy muhtarı H. Yıldız'ın gelini ve aynı zamanda yeğeni olan H. Yıldız'a oy verme işlemi sırasında müdahale etmesiyle büyüdü. Okul içinde yaşanan tartışmanın okulun bahçesinde kavgaya dönüşmesi üzerine,  olayı duyan muhtarın oğlu eski köy korucusu M. Yıldız iddiaya göre yanında getirdiği tabanca olayın yaşandığı okulun bahçesinde bekleyen köy korucusu amcası Abdurrezzak Yıldız ile oğlu Şeyhmus Yıldız'a mermi yağdırdı. Bunu gören yarıların yakınları M. Yıldız'ı darp etti. Yıldız korucu ve askerlerin yardımıyla evine götürülerek gözaltına alındı. 

'KOMUTANIM BEN DEVLET İÇİN VURDUM HAPİS YATACAĞIMI BİLİYORUM'

İdris Yıldız isimli yurttaş ise, olayda ağır yaralanan Şeyhmus Yıldız'ı tedavi için Çermik Devlet Hastanesi'ne götürdüğü 02 AB 510 plakalı  aracın  köy içinden geçtiği sırada  kimliği belirlenmeyen kişiler tarafından uzun namlulu silahla  taranması sonucunda yaşamını yitirdi.  Toplam 3 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarda en az 7 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı. Jandarma olaydan sonra korucularla birlikte evinde gözaltı işlemi yaptığı şüpheli eski köy korucusu M. Yıldız ile  olaya ilişkin yaptığı görüşmeye ilişkin tutanak tuttu.

İkisi asker ve 3'ü korucu olmak üzere 5 kişinin imzasının yer aldığı tutanakta,  şu ifadeler yer aldı, "Şüpheli Mehmet Yıldız'ın yerde yatar şekilde durduğu görüldü, Şüpheli M. Yıldız'a neden maktuller Abdurrezzak Yıldız  ile  Şeyhmus Yıldız'ı sorulduğunda 'Komutanım ben devlet için vurdum. Hapis yatacağımı biliyorum' şeklinde beyanında bulundu. (Yaralanmasına rağmen kendinde olan bir insan gibi konuşabiliyordu). Şüpheli M. Yıldız'a kim tarafından darp edilerek bıçaklandığı sorulduğunda;  'Kim olduğunu biliyorum. Arbede sırasında ben silahla ateş ettikten sonra Osman Kılıç elimden silahı aldı. Silah ne olduğu bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu. Tutanak tarafımızca tanzim edilerek doğruluğu taraflarca okunduktan sonra müştereken imza altına alındı"  denildi.   

BAŞBAKANA  MEKTUP: SİZE AKLEN VE KALBEN İNANMIŞ OLMANIN KARŞILIKSIZ BEDELİ

Mezopotamya Ajansı'ndan Deniz Tekin'in haberine göre, sanık tutuklu olduğu cezaevinde 24 Ekim 2017'de Başbakan Binali Yıldırım'a hitaben BİMER aracılığıyla yazdığı ve BİMER'in dava dosyasına konulan dilekçede şu ifadelere yer verildi:

"Sayın Başbakan Bin Ali Yıldırım, Değerli Büyüğüm; şahsen size rahatsızlık verdiğim için özrümün kabulünü arz ederek mağduriyetimi bilginize sunmak istiyorum. İçinde yaşadığımız bölgenin sosyal şartları malumunuzdur. Aile olarak milli iradeye ve milli iradenin her türlü zorbalığa üstün gelmesini temin edenlerin yoluna teslim olmuş, baş koymuşuz. Yaşanan talihsiz olayın kesinlikle bizim kusurumuzdan kaynaklanmadığını bilmeniz bizim en büyük arzumuzdur. Müessif vakada vefat eden şahısların referandum günü seçim mahalline kaleşnikoflarla gelmeleri ve çok daha ağır bir neticeye sebebiyet verecek girişimler babamın dikkati sayesinde atlatılmış; fakat, gönül verdiğimiz yolda gösterdiğimiz irade karşı tarafı zorbalığa devam etmekten alıkoymamıştır. Jandarmanın müdahalesiyle kalleşnikoflar görünmez hale getirilmiş, fakat sizlere hizmet düştür. Ailem ve babam aleyhine tertip yoğunlaşarak fiili saldırıya dönmüştür. babamın saldırıdan kurtarma girişiminde bulunduğunda 20 kişinin bıçaklı ve taşlı linç girişimine uğraması karşısında müessif olay meydana gelmiştir. 

Siz büyüklerim bilmesini istediğim tek naçiz husus maktul şahısların insanların serbestçe tercihlerini yapma istediğini zorbaca engelleme girişimine karşı koymamız sebebiyle bu vaka meydana gelmiştir. Size aklen ve kalben inanmış olmamızın karşılıksız olarak bedelini ödememiz kaderimiz ise hiç gocunmadan bunu ödemeye hazır olduğumu da bilmenizi isterim."

MAHKEMEYE DİLEKÇE GÖNDERDİ: BABAM VE KARDEŞİM AKP MÜŞAHİDİ 

Sanık M. Yıldız, mahkemeye çıkmadan önce yargılamaya bakan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne hitaben yazdığı ve dava dosyasına konulan dilekçede karşı tarafını ve ölen kişileri suçlayan ve bu kişilerin kendisine saldırdığını savundu. Sanık mektubunda kendisini özetle şöyle savundu, "Sayın Başkanım ülkemiz genelinde 16 Nisan 2017'da yapılan referandumun ülkemizin geleceği için çok önemli olduğu açıktır. Devleti yıkmak amacıyla kurulan örgüt mensuplarının seçim öncesi hain fikirler peşine düşmeleri neticesi, son derece üzücü bir olay meydana gelmiştir.  Babam ve kardeşim AKP müşahidi olarak görev yapmaktaydılar. Oylar çalınmasın, insanlar düzgün oy kullansın diye titizlik göstermişler" iddiasında bulundu. 

SANDIK BAŞKANI VE TANIKLAR,  MUHTAR OY KULLANMAYI ENGELLEDİ 

Olaya ilişkin tanık olarak ifade veren Sandık Başkanı H. Yaman, oy verme işlemi sıradasın da tanımadığı ve ismini bilmediği bir kadının (H. Yıldız)  geldiğini, o zarfını sandığa atacağı sırada, sandığın yanında bulunan Yabanardı köy muhtarı H. Yıldız isimli kişinin kolunu tutarak kendisine doğru çektiğini söyledi. Kadının buna tepki göstermesi üzerine kendisinin yerinden kalkarak muhtarın kolundan tutup kendisine doğru çekerek, muhtara "Sen kimsenin kullandığı oya karışamazsın" dediğini kargaşa ve kavganın bundan sonra başladığını söyledi.  

Sandık başkanı H. Yaman, "Okul dışında 5-6 korucu vardı, ben bu koruculara yardıma gelin diye bağırdım, ancak hiç biri yanıma gelmedi" dedi.  Ben CHP'nin Yabanardı köyü müşahidi olarak sandık başında bulunmakta olan S. Yıldız, ifadesinde akrabamız H. Yıldız, oy kullanmak için sandık başına geldiği oy zarfını tam sandığa bıraktığı sırada sandığın yanında duran köy muhtarı tarafından engellenmesi nedeniyle olayın çıktığını söyledi. S. Yıldız,  olayı duyan M. Yıldız'ın yanında getirdiği silahı belinden çıkararak bahçede bulunan  Şeyhmus Yıldız ve Abdurrezzak Yıldız'a ateş ettiğini gördüğünü belirtti.

Çermik Cumhuriyet Savcılığı, Köy muhtarı H. Yıldız hakkında çocuklarını galeyana getirerek Abdurrezzak Yıldız ve Şeyhmus Yıldız'ı "Kasten öldürme suçuna azmettirme" suçundan açılan soruşturmada, kamu davasını açılmasını gerektirecek şüphede delil bulunmadığından takipsizlik kararı verdi.

Sanık, jandarma ile yaptığı mülakat tutanağındaki sözlerini kabul etmeyerek, "Ben böyle bir şey demedim. Kendinde değildim, yaralıydım,  bu tutanağı kabul etmiyorum.  Köy korucusuyum olay sırasında görevden alınmıştım" iddiasında bulundu.  Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, davayı Mayıs ayına erteledi. Mahkeme, olayda ölen Abdurrezzak ve Şehmus Yıldız'ın davaya müdahillik taleplerini kabul etti.