CHP'den 'Barış Akademisyenleri göreve iade edilsin' teklifi



Artı Gerçek

CHP'li Özgür Özel, KHK'lerle ihraç edilen 406 barış akademisyeninin görevlerine iadesi için Meclis Başkanlığı’na kanun teklifi verdi..


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi'nin 'Barış bildiri'ne imza atan akademisyenlere ilişkin verdiği hak ihlali kararının ardından Meclis Başkanlığı'na bir kanun teklifi sunduklarını, teklifin bildiri imzacısı 406 akademisyenin kamu görevlerine iadesi ve mağduriyetlerinin giderilmesini öngördüğünü açıkladı.

'Bu suça ortak olmayacağız' başlıklı 'Barış bildirisi'ne imza atanların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ihanetle suçlamasının ardından OHAL döneminde 406 akademisyenin KHK ile ihraç edilip haklarında dava açıldığının hatırlatıldığı teklif gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin kararı da hatırlatıldı.

Bugün gelinen noktada üniversitelerin üzerindeki baskının en ağır şekilde devam ettiğini ifade eden CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, varsayımı aşan bir delil gösterilmediğini vurguladı.

"Elbette demokratik rejimler en şok edici ifadelerin kabul edilmese de kişilerin paylaştığı görüşlerin şiddet çağırmıyorsa ve kanunları ihlal etmeye teşvik etmiyorsa, kişiler tarafından özgürce ifade edilebileceği rejimlerdir" diyen Özel, şçyle devam etti:

AKADEMİSYENLER DERHAL GÖREVE DÖNMELİ'

Anayasa’nın 153. maddesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğunu, bu kararların Resmi Gazete’de hemen yayımlanarak, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayıcı olduğunu vurgulamaktadır. Kararın üzerinden geçen süreye karşın, anayasanın 153’üncü maddesinin gereği yapılmamış, siyasi irade bu konuyu gündemine almaktan özenle kaçınmıştır. İmzacı akademisyenlerin kamudan ihraç edilmelerine neden olan bildiriye yönelik suçlamaların hukuken çökmüş olduğu gerçeğinden hareketle, akademisyenlerin derhal görevlerine dönmeleri için gerekli adımlar atılması anayasa gereği bir zorunluluktur.

'YÜRÜTME ORGANI ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARLARINI TANIMIYOR'

Ne yazık ki yürütme organı, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımamakta, demokratik rejimlerin vazgeçilmezi olan kuvvetler ayrılığı ilkesini yanlış yorumlamakta, hukukun üstünlüğünü hiçe saymakta, yargı kararlarının gereğini yerine getirmemekte ısrar etmektedir. İktidar partisinin özellikle rejim değişikliğinin gerçekleştiği 16 Nisan referandumunun ardından kuvvetler ayrılığı yerine kuvvetler birliğini öngören, yasama ve yargı organlarının başında bir siyasi partinin genel başkanının bulunduğu yürütme erkinin emrine girmesini istediği, kamuoyuna mal olan iş ve işlemleriyle belli olmaktadır.

Anayasa’nın 138’inci maddesi de yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarının hiçbir surette değiştirilemeyeceğini ve bu kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararının yerine getirilmesi yürütme organı tarafından geciktirildiği için yasama organı olarak anayasal sorumluluğumuz gereği, Anayasa Mahkemesi’nin kararının gereğini yapmak için harekete geçmemiz gerekmektedir.

Bu çerçevede bu kanun teklifiyle Barış Bildirisi’ne imza atmak dışında haklarında hiçbir iddia bulunmayan 406 akademisyenin, KHK’ların ekli listelerinden çıkarılarak görevlerine iade edilmeleri, seyahat özgürlüklerinin sağlanması ve maddi olarak mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır." (HABER MERKEZİ)