Çorlu davasında 'göstermelik duruşma': Sanık avukatlardan kaçırıldı



Artı Gerçek

Çorlu tren katliamında yakınlarını kaybeden aileler ve avukatlar yaşananlarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.


Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK - 25 kişinin hayatını kaybettiği 328 kişinin yaralandığı Çorlu tren katliamıyla ilgili basın toplantısı düzenleyen aileler ve avukatları, son yaşananlara ilişkin bir bilgilendirme yaptı.

Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde geçen yıl 8 Temmuz tarihinde meydana gelen ve 25 kişinin hayatını kaybettiği 328 kişinin yaralandığı tren katliamıyla ilgili Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmek istenen ilk duruşma sırasında bazı aileler duruşma salonuna alınmamış bu nedenle avukatlar ile polis arasında gerginlik yaşanmıştı. Mahkemenin dosyadan çekilmesiyle duruşma sona ermiş, duruşma sonrasında bazı aileler fenalık geçirmişti.

Yaşananlardan sonra Tekirdağ Valiliği, aileleri ve avukatları hedef alan bir açıklama yaparak duruşmaya katılan ve izlemek isteyenleri “marjinal grup” olarak tanımlamıştı.

Katliamın birinci yıl dönümünde kazanın yaşandığı noktada anma yapan ailelerle ilgili haber yapan AA ve İHA, anma sırasında ailelerin o sırada geçen trene taş attığı yönünde manipülatüf haber yapmıştı.

Mağdur aileler ve Sosyal Haklar Derneği'nden avukat Evren İşler ile Çağdaş Hukukçular Derneği'nden Mürsel Ünder bugün Taksim’de bulunan İstanbul Barosu’nda yaşananlarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı avukat Mürsel Ünder yaptı.

Ünder, yaşanan sürece değinerek gelinen noktada Çorlu Başsavcılığı tarafından kamu malına zarar verildiği iddiası ile müşteki vekili bazı meslektaşlar hakkında soruşturma açıldığını kaydetti.

MAĞDUR AİLELERİN ÜZERİ ELLE ARANDI

Duruşma gününe ilişkin yaşananlara dikkat çeken Ünder, ailelere adliyeye girmeden kimlik kontrolü yapılmak istendiğini, ailelerin üzerilerinin elle aranarak içeri alındıklarını, dar bir koridorda yaklaşık bir saat bekletildiğini belirterek şunları söyledi:  

“Burada da kimlik kontrolü dayatması yapılmış, o sırada kimlik ibraz etmeyen sivil bir şahıs tarafından tüm katılımcılar kamera kaydına alınmış, kimlik sorulması ve çekim yapmaması konusunda uyarılması sonrasında ailelerden bir yurttaşa “kafa atmak” suretiyle saldırıda bulunmuştur. Bir kısım duruşma katılımcısı salona girdikten sonra, salonun dolduğu gerekçesi ile duruşma salonunun kapıları kapatılarak kilitlenmiştir. İçerde bulunanların çıkışına, dışarıda kalanların da salona girişine izin verilmemiştir.”

DARP EDİLEN MAGDURLARDAN İSMAİL KARTAL İŞGÖRMEZ RAPORU ALDI

Ünder, “Görevlilerle kapıların açılması konusunda görüşmeler yapılırken duruşma salonu dışındaki aileler ve müşteki vekilleri darp edilmişlerdir. Duruşma salonunun dışında müşteki vekillerinden Av. Aras Doğruel ve mağdur ailelerinden İsmail Kartal darp edilmiş, İsmail Kartal iki gün iş göremez raporu almıştır” dedi.

“Mağdur vekillerinden Av. Gökmen Yeşil, fenalaşarak dışarı çıkmaya çalışan Esra Araç ile birlikte dışarı çıkmaya ve Esra Araç'a yardım etmeye çalışırken darp edilmiştir” diyen Ünder Av. Mürsel Ünder ve Av. Can Atalay’ın ise güvenlik görevlileri tarafından kapı aralığına sıkıştırılıp tekmelenmek suretiyle darp edildiğini söyledi. 

Avukat Ünder “Sorumlusu kamu görevlileri, bakan ve üst düzey bürokratlar olan bir cinayetin üstünün kapatılması için Valilik, bazı partiler, bir kısım milletvekilleri, hakim, savcı, bilirkişi ve onların sesi haber ajanslarınca gösterilen bu organize refleksi, yaratılmaya çalışılan karatma ve manipülasyonu anlıyoruz ancak izin vermeyeceğimizi belirtiyor, kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

SANIĞIN YAZILI SAVUNMASI ALINDI AVUKATLARDAN KAÇIRILDI

Ünder bir sonraki duruşmada yapılması gerekenler hakkında şunları söyledi:

“Ailelerin anma ve duruşma öncesinde yapmak istedikleri yürüyüşte güzergâh araç trafiğine kapatılmalı, ailelere valilik ve kolluk birimi tarafından gerekli destek sunulmalıdır.
Çocuklarını kaybeden annelere, anne-babalarını kaybeden çocuklara, eşlerini, kardeşlerini, sevdiklerini kaybeden insanlara yapılan bu muameleyi kabul etmiyor, bir daha benzer acılar yaşanmaması için tüm yurttaşları duyarlı olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz.
Kamu görevlilerinin sorumluları aklama, gizleme ve koruma refleksinden vaz geçmelerini, katliamın aydınlatılması için ailelere ve hukuk mücadelesi yürütenlere yardımcı olmalarını, görevlerini yapmalarını bekliyor, herkes için adalet istiyoruz.”

SANIĞI AVUKATLARDAN KAÇIRDILAR

Ünder ayrıca bugün yaşanan bir gelişmeyi de paylaştı. Ünder şunları söyledi:

"Katliamın sorumluları olarak önümüze çıkarılan ve  normal şartlar altında bu kadar yüksek cezalarla karşı karşıya kalan sanıkların tamamının esas mahkemesinde dinlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Buna rağmen yazılı dilekçelerimize rağmen sanıklardan Turgut Kurt ve Çetin Yıldırım hakkında Çorlu dışındaki başka bir adliye bölgesinde oturdukları gerekçe gösterilerek bunları talimatla dinleme kararı alındı. Bugün Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 10.33'te Çetin Yıldırım'ın duruşması vardı. Biz de avukat Aras Doğruel ile birlikte sanığa talimat duruşmasında soru sormak üzere hazır bulunduk. Saat 10.25 civarında meslektaşımız Doğruel mübaşirlere kendisini tanıtmış celseye girmek istediğini ve dosyanın tarafı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme kalemi önünde beklemiştir. Biz duruşmayı beklerken yargılama yapılmış gibi gösterilmiş ancak hiçbir yargılama yapılmamış, kalem memuru tarafından, vermiş olduğu yazılı dilekçe alınmış ve hakim karşısına çıkarılmış gibi beyanatı alınmıştır. Bunun açıkça suç olduğunu düşünüyoruz. Bu üstü örtülmek istenen davada yeni bir dönemeçtir. Bununla ilgili bir tutanak tuttuk. Bununla ilgili gerekli suç duyurularını yapacağız." 

 

BİZ ADALET ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Açıklamadan sonra Arda Sel’i kazada kaybeden anne Mısra Öz Sel yaptığı açıklamada “Neresinden tutarsak elimizde kalıyor. Bu katliam ucu bir yere dokunacak diye üstü örtülmeye çalışılıyor” dedi. Sel gelinen noktayı “psikolojik savaş” olarak tanımlarken şiddete zorlansalar da anma sırasında bazı haber ajansları tarafından taş attıkları iddia edilse de sakin kalarak adalet arayışlarına devam ettiklerini kaydetti.

MAHKEME KAPISI HİÇ KİLİTLENİR Mİ?

Kızı ve üç yakınını kaybeden Zeliha Bihter Bilgin de bu davanın peşini bırakmayacaklarını belirtirken eşini kaybeden Ekrem Tuna da kazadan hemen sonra köylüler dışında yardım eden kimsenin olmadığını belirterek kazadan 1 saat 40 dakika sonra olay yerine inen helikopterle birlikte ilk yardımın geldiğini o saate kadar devletten hiç kimsenin orada olmadığını ifade etti. Duruşma günü yaşananlara isyan eden Tuna, “mahkeme kapısı hiç kilitlenir mi? Ben o kadar jandarmalık yaptım, böyle bir mahkeme görmedim” dedi.

KAZANIN YAŞANDIĞI HATTA HALEN EKSİKLİKLER VAR

Mağdurlardan Hüseyin Şimşek “aile yaşantımız ve huzurumuz kalmadı, acımızı yaşayacağımız yerde devlet bizi neyle uğraştırıyor, Ankara’da sürüklendik, darp edildik” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi. Kendilerinin anma sırasında taş attığına dönük haber servis eden A Haber’e de seslen Şimşek, “neden kurtarma çalışmaları sırasında kameralarınızı kapattınız, neden çekmediniz?” diye sordu. Şimşek, kaza yaşanan hatta halen eksikliklerin olduğuna dikkat çekerek “O yola beşinci kezdir gidiyorum, halen yapılmayan yerler var. Allah korusun başka kazalar da yaşanabilir” dedi.

KATLİAMDAN SAĞ KURTULAN ÇOCUKLAR YAĞMUR YAĞDIĞINDA KORKARAK SAKLANIYOR

Anne ve babasını kaybeden İsmail Kartal, kazadan sağ kurtulan çocukların yağmur yağarken benzer bir kaza olacak diye korktukları için saklandıklarını söyledi. Duruşma sırasında kendilerini darp eden polis görevlilerine de seslenen Kartal, “herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum” dedi. Kartal adaletin tecelli etmesi için bütün nefesini kullanacağını kaydederek davaya sahip çıkılması çağrısında bulundu.