Derik Kaymakamı soruşturmasında yeni görüntüler ortaya çıktı



Artı Gerçek

Artı TV’nin ulaştığı yeni görüntülerde teşhis sırasında yaşananlar yer alıyor.


Nalin ÖZTEKİN


ARTI GERÇEK - Mardin’in Derik ilçesinde bombalı saldırıda yaşamını yitiren Kaymakam Fatih Safitürk davasındaki soru işaretlerine bir yenisi eklendi. Beyanları delil olarak kabul edilen ve yüzde 60 özürlü olan tanığa zanlılar üzerinde teşhis yaptırıldığı ortaya çıktı. 

'TEŞHİS SIRASINDA YÖNLENDİRME YAPILDI'

Artı TV’nin ulaştığı o görüntülerde tanık Mehmet Ali Gezginci'ye çevirmenlik yapan polisin “Biz arkandayız, kimse sana karışamaz” dediği duyulurken, Avukat Hatip Mercan da “Güya teşhisi yaptıran görevlilerin teşhis eden konumundaki çocuğu yönlendirdiği izlenebiliyor” dedi.

10 Kasım 2016’da Mardin’in Derik ilçesinde Kaymakamlık odasında meydana gelen patlamada ilçenin hem kayyımı hem de kaymakamı olan Muhammed Fatih Safitürk yaşamını yitirdi. Açılan soruşturma kapsamında 15 kişi yargılanırken dönemin yazı işleri şefi Şerif Mesutoğlu hakkında 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezası verildi. Ancak soruşturma sürecindeki soru işaretleri hala cevaplanmadı. Emniyet içindeki teşhis odası görüntüleri çelişkileri gözler önüne serdi. Teşhis işleminin yaptırıldığı kişi davanın iki tanığından biri olan Avukatların akli dengesi yerinde değil dediği ve konuşmakta güçlük çeken Mehmet Ali Gezginci. Teşhis sırasında çelişkili ifadeler kullanan Gezginci’ye, yasaya aykırı olduğu halde operasyonda görevli bir polisin çevirmenlik yapması da dikkat çekti.

TANIK “BUNLAR DEĞİLDİ” DEDİ, POLİS ISRAR ETTİ

Çevirmenlik yapan polis ve Gezginci arasındaki diyalog şöyle ilerledi;

POLİS: Bunlardan hangisi kumandayı o zabıtaya verdi. Elinle bize göster

GEZGİNCİ: Buydu

POLİS: Hangi taraftaki, ortadaki mi? Hangisi

GEZGİNCİ: Bu değil diğeri

ODADAKİ DİĞER POLİSLER: Tamam bekle abi..

Daha sonra zanlılar üzerinde yerler ve numaralar değiştirilerek tekrar teşhis işlemine geçiliyor. Bu işlem yapılırken usulen yanlış olsa da Gezginci odadan çıkarılmıyor ve ikinci kez sorulan soruya “Bunlar değil” şeklinde yanıt veriyor. Gezginci’nin zanlılara bakarak bunlar değildi demesine rağmen görevli kişi aynı soruyu bir daha yöneltiyor. Tek kelime Türkçe bilmeyen ve Kürtçe kelimeleri de yan yana getirmekte güçlük çeken Gezginci ise duraksayarak bir kişiyi işaret ediyor.

POLİS: Mehmet ali kalk ayağa bize göster. Hangi adam kumandayı zabıtaya verdi. Bize göster hangisiydi

GEZGİNCİ: Bunlar değildi

POLİS: İyice bak, bu taraftan ikinci olan mı, hangisi ikinci mi, üçüncü mü, hangisiydi? Bu taraftan say kaçıncı kişi

GEZGİNCİ: Buydu dördüncüsü

 POLİS: Aferin Mehmet Ali, biz arkandayız kimse sana karışamaz.

“BUNLAR DÜRÜST BİR SORUŞTURMA YAPILMADIĞININ KANITI”

Bu görüntüler bir avukat eşliğinde tutanaklara geçti.  Ancak usule aykırı olmasına rağmen numaralar değiştirilirken Gezginci odadan çıkarılmadı, avukat itiraz etmedi. Barodan çağrılmayan veya özel olarak tutulmayan avukatın hangi görevlendirmeyle tedarik edindiği bilinmiyor.  Davanın avukatlarından Hatip Mercan görüntüleri Artı Gerçek’e değerlendirdi.

Mercan bir tiyatro olarak nitelediği görüntüler için “Görüntülerde güya teşhisi yaptıran görevlilerin teşhis eden konumundaki çocuğu yönlendirdiği izlenebiliyor. Bunun bir tutanağı var dosyada çocuğun ağzından çıkmayan sözler tutanağa yansıtılmış. Bu soruşturmada hukuka usule kanuna uyulan hiç bir adım atılmadı bu da onun bir yansıması dürüst bir soruşturma yapılmadığının kanıtları aslında bunlar” dedi.

TUTUKLU TEK SANIK 4 AYDIR AÇLIK GREVİNDE

Gezginci’nin savcılık ifadesinde de benzeri bir yönlendirme olduğu ortaya çıkmıştı. Ortaya çıkan bir diğer görüntü ise patlama anından sonrası. Kaymakamlık binasından henüz dumanlar yükselirken delil işlemlerinin yapıldığı alanda kazma kürekle enkazın toplanması da dikkat çekti. Hatip Mercan Artı Gerçek’e daha önce yaptığı açıklamada “Koruma polisleri ve x-ray cihazının başındaki güvenlik görevlileri sorgulanmıyor” demişti. Böylesine korunaklı bir kamu binasında yaşanan patlamadan sadece bir memur’un sorumlu tutuluyor olması da akıllara yeni soru işaretlerini getirmişti.

SAFİTÜRK AİLESİNİN SORULARI YANIT BEKLİYOR

Hakkında hapis cezası kararı verilen Şerif Mesutoğlu kendisine komplo kurulduğunu iddia ediyor. Mesutoğlu gerçek sorumluların açığa çıkarılması talebiyle başlattığı açlık grevinin 4. ayında ve 29 kilo kaybetti. Soruşturmada çelişkiler olduğunu iddia eden bir diğer isim de Fatih Safitürk’ün ağabeyi Ali Haydar Safitürk. Ağabey Safitürk’ün ilgili bakanlıklara gönderdiği sorular şöyleydi:

- Tıbbi müdahale geciktirildi mi?

- Çalışan cep telefonu nasıl incelenemez hale getirildi?

- Yoğun bakıma giren kimliği belirsiz kişi kim?

- Koruma polisi neden sorgulanmadı?

- Olaya ilişkin ifade vermek isteyenler neden dinlenmedi?