Devlet beslediği dernek ve vakıfları gizliyor



Artı Gerçek

2020 bütçesinde dernek ve vakıflar dahil “kâr amacı gütmeyen kuruluşlara” yaklaşık 3 milyar lira ayrıldı. Bu kaynağın hangi dernek ve vakıflara verileceği bilinmiyor.


Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmelerine başlanan 2020 bütçesinde, dernek ve vakıflar için yine hatırı sayılır bir pay ayrıldı. Bütçesinde bu kalem bulunmayan kamu idaresi neredeyse yok.

AKP iktidarının, 17 yıldır dini vakıf ve derneklere yönelik devletin kasasından yaptığı yardımlar her zaman tartışma konusu oldu. Bu yardımların “araçlarından” birisi de merkezi bütçe. Bütçede “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan cari transfer” kalemi adı altında dernek ve vakıflara para aktarılıyor.

DEVLET BESLEDİĞİ DERNEK VE VAKIFLARI GİZLİYOR

Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlarda birinci sırada “Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlar” yer alıyor. Diğer alt kurumlardan bazıları ise şöyle: Vakıf üniversiteleri, kamu işveren sendikaları, siyasi partiler, bağımsız spor federasyonları, afet riski altındaki alanların dönüşüm giderleri, Türkiye Maarif Vakfı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının hazırladığı rapora göre, 2018 yılında devletin kasasından “dernek, vakıf ve diğer kuruluşlara” 818 milyon lira cari transfer ödemesi yapılmıştı. Hangi dernek ve vakıflara ne kadar para aktarıldığı ise açıklanmıyor. Muhalefet partileri, hükümetin şeffaf davranmadığı gibi tüm STK’lara eşit davranmadığını, ideolojik yaklaştığını belirtiyor.

ARŞİV BAŞKANLIĞI’NDAN YÜKSEK YARGIYA…

2020 bütçesinde “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer” kalemi olmayan kamu idaresi neredeyse bulunmuyor.

Genel bütçe kapsamındaki 34 kamu idaresinden sadece Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın bütçesinde bu kalem yer almıyor. 64 adet özel bütçeli kamu idaresi ile düzenleyici ve denetleyici kurumların büyük çoğunluğundan da vakıf ve derneklere para aktarılıyor.

Daha önce bu bütçe kalemi olmayan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu gibi bazı kurumların bütçelerine bu kalem 2019 bütçesinde konulmuştu. 2020 bütçesinde de devam ediyor.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Hâkimler ve Savcılar Kurulu bütçelerinden dahi “kâr amacı gütmeyen kuruluşlara” para aktarılıyor.

BÜTÇEYİ KAT KAT AŞAN TRANSFERLER

Bazı bakanlık ve başkanlıkların, dernek ve vakıflara aktardığı paranın 2018 ve 2019 yıllarında bütçe kaleminde öngörülen miktarı kat kat aştığı görülüyor.

Bu konuda rekor, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda. Diyanet, 2018 bütçesinde belirlenen rakamın 3 katı harcama yapmıştı.

2018’de bu kalemde payı olmayan Avrupa Birliği Başkanlığı bütçesinde ise 2019’da neredeyse 2 katı harcama yapıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesindeki bu kalem, 2019'da 377 milyon TL olarak belirlenmişti. Ancak Ağustos sonu harcaması 2 milyar 342 milyon TL oldu.

Adalet Bakanlığı da 2018 bütçesinde yaklaşık 71 milyon TL olmasına rağmen 317 milyon TL’den fazla para aktardı. 2019'da bütçe yüzde 628’lik artışla 517 milyon TL’ye çıkarılırken, 2020 bütçesinde tekrar düşürülerek 75 milyon TL öngörüldü. 

YÜZDE 200’LERİ AŞAN ARTIŞ

“Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer” kalemi için ayrılan pay, 2020 bütçesinde de arttırıldı. 

Milli Savunma Bakanlığı’nın 2020 bütçesinde dernek ve vakıflar dâhil kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için yüzde 217, Dışişleri Bakanlığı bütçesinde yüzde 218, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde yüzde 56’lık artış yapılıyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçesinde, 2019 bütçesinde yüzde 298 oranında artış yapılmıştı. 2020 bütçesinde 181 milyon 691 TL ayrıldı.

Cumhurbaşkanlığı bütçesinde ayrılan pay ise 2018’de 8 milyon TL iken, 2019'da 12 milyon 500 bin TL olmuştu. 2020 bütçesinde bu kalem için yüzde 12’lik artışla 14 milyonluk bütçe ayrıldı.

YAKLAŞIK 3 MİLYAR LİRA AYRILDI

2020 bütçesinde “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara” toplamda 2 milyar 891 milyon 628 bin TL’lik bütçe öngörülüyor.

Bazı bakanlık ve başkanlıkların 2018 ve 2019 bütçeleri ile 2020 bütçe teklifi şu şekildi:
 
Bütçede “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer” kalemi için ayrılan payın hangi kuruluşlara aktarılacağı belirtilmiyor. Muhalefet partileri, hem bütçenin şeffaf olmamasını hem de STK’lara eşit davranılmamasını eleştiriyor. 

PAYLAN: SADECE MİLLİYETÇİ VE İSLAMCI DERNEK VE VAKIFLARA KAYNAK AKTARILIYOR

Artı Gerçek’e açıklama yapan HDP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Garo Paylan, hangi dernek ve vakıflara para aktarıldığını ancak sorduklarında öğrenebildiklerini söyledi.

Bütçe görüşmeleri başladığında 2019 yılı Kesin Hesap cetvellerinin de görüşüleceğini hatırlatan Paylan, şöyle devam etti:

“Sorduğumuzda cevap alabiliyoruz. Ancak yeni yılın bütçesinde hangi dernek ve vakıflara kaynak ayıracaksınız diye sorduğumuzda bazen cevap alabiliyoruz. Geçen yıllardaki deneyim şunu gösteriyor; tercihlerini tamamen yandaş dernek ve vakıflardan yana kullanıyorlar. Belli bir ideolojik kalıba göre, kendi kurdukları/kurdurdukları dernek ve vakıflara kaynak aktarıyorlar. Bu dernek ve vakıflar sivil toplum kuruluşlarıdır ve hayatı yönlendirirler. Eğer siz tamamen tekçi bir anlayışla, milliyetçi ya da İslamcı dernek ve vakıflara kaynak aktarırsanız, hayatın o yönde değişmesine sebebiyet verirsiniz. Devletin görevi, toplumun çeşitli kesimlerinin görüşlerini yansıtan, kamu yararı oluşturabilecek, ideolojilerden mümkün mertebe ari dernek ve vakıflara kaynak aktarmasıdır."

BEKAROĞLU: BÜTÇE BUZ DAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ

CHP İstanbul Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Mehmet Bekaroğlu ise bütçenin, dernek ve vakıflara aktarılan para konusunda buz dağının görünen kısmı olduğuna işaret ediyor. Bütçenin şeffaf hazırlanmadığına dikkat çeken Bekaroğlu, “Bir gerekçe göstermeden değişik vakıf ve derneklere parasal yardım ya da proje yardımı yapılıyor. Bunların bir kısmını görebiliyoruz, hepsini göremiyoruz. Kimlere ne yardım yapılıyor, bunu bilmiyoruz. Sayıştay raporlarında da bu konunun izine rastlamadık. Görüşmeler sırasında bunların hepsini soracağız” dedi.

Kaynak aktarılan vakıf ve dernekler arasında eşit davranılmadığını ve hiçbir kriter bulunmadığını da belirten Bekaroğlu, şunları söyledi:

“Objektif kriterler belirlenir, puanlarsınız, diyelim ki kimsesiz çocuklarla ilgili STK’lar. Adını okumazsınız bile, puanlamaya göre yardım edersiniz. Türkiye’de öyle değil. AKP baştan beri yandaş dediğimiz kuruluşlara yardım ediyor. Kendisinin içinden geldiği, ailesinin içinde olduğu, bildiği kuruluşlara veriyor, diğerlerine vermiyor. Bir örnek; İlim Yayma Vakfı… Ben o kesimi biliyorum. Kurucularından birisi Numan Kurtulmuş’un babası İsmail Niyazi Kurtulmuş’tur. Vakıf, uzun yıllar hayırseverlerin yardımı ile burs vermiş. Ama AKP iktidarından sonra sürekli bir şekilde devletten, belediyelerden ayni ve nakdî yardımlar alıyor. Bunlar üniversite falan kurdu. Hayırseverlik işleri de karıştı. Hesapları inceliyorsunuz, ‘hayırsever’ bir müteahhitten 2-3 ayda bir yardım geliyor. Bunlar hayır işi değil, idare diyor ki, ‘şu işi verdim sana her hak edişinde yüzde birini şu vakfa yatıracaksın. Makbuz getirmezsen hak ediş alamazsın.’ Bir süre sonra bu hak edişten kendilerine de bir pay olması gerektiğini düşündüler. Yani rüşvet alma yöntemi. Daha sonra ortak şirketler kurdular. Şimdi artık ganimet diye kimsenin gözünün yaşına bakmadan alıyorlar.”

Bekaroğlu, somut karşılaştığı durumlar olup olmadığını sorduğumuzda ise “Bir değil, onlarca olaydan bahsediyorum” yanıtını verdi. 

“Bu yardımlarla devasa büyüdüklerini, holding olduklarını, bir süre sonra kârlı şirketleri sattıklarını biliyorum” diye ekleyen Bekaroğlu, merkezi bütçeden ayrılan kaynaklar için “Onlar hiçbir şey değil, küçük işler, buzdağının görünen yüzü” yorumunu yaptı.