Dink davası: Yasin Hayal'e dair kayıtlı bilgi yoktu



Artı Gerçek

Hrant Dink davası sanıklarından Hacı Ömer Ünalır, bombalama olayına karışmasına rağmen Yasin Hayal hakkında Jandarma İstihbarat arşivinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığını söyledi.



HABER MERKEZİ- Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine dair açılan davanın 66'ncı duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada dönemin Trabzon Jandarma görevlilerinden, tutuksuz sanık Hacı Ömer Ünalır savunmasını yaptı. 
 
Ünalır, cinayet öncesinde Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesinde aşırı sağ faaliyetlerden sorumlu olarak çalıştığını söyledi. Dink'in öldürüleceğine dair bilgiyi nasıl aldığını anlatan Ünalır, "2006 yılının Ağustos ayında Hüseyin Yılmaz’la beraber şubeye gitmiştik. Okan Şimşek, bilgi vermek için Hüseyin Yılmaz’ı odasına çağırdı. Beş on dakika sonra not almam için beni odaya çağırdılar. Bir kağıt aldım ve odaya gittim. Yasin Hayal, 3-4 arkadaşıyla beraber İstanbul’da Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink’in öldürmek istediğini ve silah aradıkları bilgisini not aldım. Sonra Agos gazetesi ve Hrant Dink’i doğrulamak için bilgisayardan kontrol ettik. Doğru olduğunu gördük. Ertesi gün istihbarat toplantısında konuşulmuş. Ben toplantılara girmiyorum. Toplantıda konuşulduğunu daha sonra öğrendim. Bir süre sonra Hüseyin Yılmaz izne çıktı. Ben Okan Şimşek’e gidip, bu konuda emir almadığımızı söyledim. Şimşek, Şube Müdürü Metin Yıldız’la konuştuğunu ve emir verileceğini söyledi. Ben cinayete kadar bir daha bu konuyla ilgili bilgi almadım" diye konuştu. 
 
'EMNİYETTEN BİZE İKAZ GELMEDİ'

Kendilerine görev verilmeden her hangi bir işlem yapmalarının mümkün olmadığını dile getiren Ünalır, "Okan Şimşek’in bizi çağırıp sadece bilgi vermesi işlem yapmamız içi yeterli değildir. Usul ve yönetmeliklerimiz vardır. Ben kendi başıma bir olayı takip edemem. Unsur komutanına karşı sorumluluğum var. Sıralı amirlerimin emri olmadan harekete geçmem mümkün değildir. Göreve başladığımda bir süre İstihbarat Şubesi'nin arşivinde de çalıştım. Ne McDonalds bomabalaması, ne de Yasin Hayal hakkında hiçbir bilgi yoktu. Hayal’in fişi de yoktu. O gruptan hiç kimseyle ilgili bilgi yoktu. Emniyet’ten de bize Yasin Hayal’le ilgili ikaz gelmedi" dedi.
 
Ünalır, Selefilik faaliyetlerinin kendi görev alanlarında olduğunu ancak Erhan Tuncel veya Yasin Hayal konusunda herhangi bir takip yapıldığı konusunda kendilerine bilgi verilmediğini iddia etti. Ünalır, Trabzon’da aşırı sağ faaliyetlerin kapsamına giren terör örgütü olmadığını, sadece cemaatleri, tarikatları ve misyonerlik faaliyetleriyle ilgili çalıştıklarını söyledi.  
 
MÜFETTİŞE VERDİĞİ İFADELERİ REDDETTİ
 
Ünalır’ın ardından Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesi görevlisi tutuksuz sanık Önder Araz savunmasını yaptı. Araz, Dink cinayetine ilişkin bilginin alındığı dönemde izinde olduğunu söyledi. Yasin Hayal ve arkadaşlarıyla ilgili bir arşiv bilgisi olmadığını söyledi. 
 
Araz, cinayetin ardından mülkiye müfettişlerine verdiği ifadeleri kabul etmedi. Araz'a müfettiş ifadelerinde neden yanlış bilgi verdiği soruldu. Araz, "Ne yapacağımıza ve ne diyeceğimize tek bir kişi karar verirdi" diye yanıt verdi. Mahkeme, "kim" diye sorunca Araz ise "Alay Komutanımız Ali Öz" diye yanıt verdi. 
 
Duruşma, yarın devam edecek. (MA)