Duyduğunuz dil Ladino olabilir mi?



Artı Gerçek

Türkiye'de gerçekleştirilen bir sosyal deneyde katılımcılara farklı dillerde sunumlar yapıldı. Katılımcıların büyük bölümü Türkiye'de konuşulan bu diller için uzak coğrafyaları işaret etti.


Aynur TEKİN

ARTI GERÇEK - Rumvader'in (Rum Vakıflarını Destekleme Derneği) yürüttüğü Yanyana projesi “Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini ne kadar tanıyoruz?” sorusundan yola çıkarak bir sosyal deney gerçekleştirdi. Sosyal deney kapsamında 100’e yakın katılımcıya, Türkiyeli dört kişi tarafından yapılan iki dilli sunumlar izletildi ve katılımcıların yorumlarının yer aldığı 4 “Karşılaşma” filmi çekildi. Tüm filmlerin prodüksiyonu Sercan Tekin tarafından üstlenildi.

Sosyal deneyin ilk aşamasında ana dilleri Süryanice, Ladino, Ermenice ve Rumca olan anlatıcıların sunumları kaydedildi. Anlatıcılar, ana dillerinden sonra aynı sunumu Türkçe olarak da yaptı. İkinci aşamadaysa İstanbul’un merkezi bir noktasına set kuruldu ve 4 gün boyunca 2 çağrıcı sokaktan geçenlere projeyi anlatarak sete davet etti. Sete gelmeyi kabul eden katılımcılara, ilk önce sunumların Türkçe olmayan versiyonları izletildi ve sunumun hangi dile ait olabileceği soruldu. Katılımcılara, anlatıcının ne hakkında konuşuyor olabileceği de soruldu. Anlatıcıların ana dili olan Rumca, Ladino (Judeo Espanyol), Ermenice ve Süryanice sunumlardan sonra, aynı kişilerin aynı sunumları Türkçe olarak yaptığı örneklere geçildi. Katılımcılar, aynı kişilerin Türkçe konuşabiliyor olmasına oldukça şaşırdı. 

Sosyal deneye katıların yalnızca yüzde 10’u dinlediği dili doğru tahmin edebildi. Katılımcıların yüzde 20’siyse söz konusu dillerin çok uzak coğrafyalara ait olduğu tahmininde bulundu. Türkiye’de yaşayan azınlıklardan arkadaşı, komşusu, iş ortağı olduğunu ifade edenlerin de doğru tahminlerde bulunamadığını belirten projenin etkinlikler koordinatörü Sevan Ataoğlu, “4 günlük set boyunca 1 kez antisemit nefret söylemi dillendirildi. Bununla beraber gençlerin ilgi ve duyarlılığı ekrana da yansıdı” diye konuştu.

Ataoğlu, 18-60 yaş aralığındaki katılımcılarla görüşmeye çalıştıklarını ve cinsiyet dengesine dikkat ettiklerini söyledi: “Sete girmeye ikna olan katılımcılar sunum videolarını izledi. Sercan Tekin bu seanslara katılarak izleyicilerin ifadelerine paralel sorular yöneltti. Değerlendirmeleri, yorumları kaydettik. Yönetmenimiz post prodüksiyonu da üstlendi. Yaklaşık 100 kişinin kaydından 4 tane video kurguladı.”

GEÇMİŞTE OLUŞAN MESAFELERİ AŞMAK

Yanyana projesi, geçmişte oluşan mesafeleri aşmak ve birlikte ortak bir gelecek inşa etmek amacıyla yürütülüyor. Özellikle üniversite çağındaki gençlerin Türkiye'nin kültürel çeşitliliğine gösterdikleri duyarlılığı pekiştirmeyi amaçlıyor. Ataoğlu, “Nefret söylemini bertaraf ederek, Müslüman olmayan azınlıkların tarihi, kültürü ve bugünkü ilişkileri açısından korkuyu ve bilgisizliği azaltarak, kültürlerarası diyaloğu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” diyor.

Ekim 2018’e kadar devam edecek olan proje kapsamında, başta İstanbul olmak üzere çeşitli illerde etkinlikler düzenlenecek. “Tanıtma değil Tanışma” adını taşıyan atölyeler, Mart ayı itibarıyla İstanbul dışına da açılacak. Proje ekibi tarafından Türkiye’nin 5 farklı bölgesinde çekilen ve yemek kültürü etrafında şekillenen uzun metrajlı, sözlü tarih belgeseliyse önümüzdeki aylarda gösterime girecek. Proje, 2018’de İstanbul’da gerçekleşecek bir final konferansı ile tamamlanacak.

Projeye ait diğer videolar buradan izlenebilir