Erdoğan: Başkan seçilse bile vitrin süsü olarak kalacak



Artı Gerçek

Erdoğan, Ekrem İmamoğlu'nun ismini anmadan hedef gösterdi.


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 23 Haziran İstanbul seçiminde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP'nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu'nun adını anmadan eleştirdi. Erdoğan, İmamoğlu için "Başkan seçilse bile vitrin süsü olarak kalacak" dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul Bahçelievler'de düzenlenen toplu açılış töreninde konuşma gerçekleştirdi.

Erdoğan, toplu açılış töreninde 'Millet İttifakı' için söyleyeceği sözleri 'Cumhur İttifakı' için "Terör örgütleri zihniyetinin desteklediği Cumhur İttifakı" diyerek dili sürçtü.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Biliyorsunuz Pazar günü yenileme seçimi var. Bu seçimde İstanbul halkı iki adaydan birini seçecek. Millet İttifakı'nın adayı kim, isim vermeyeceğim, biliyorsunuz. Bay Kemal meydanlara çıkamıyor. Bunlarda yalan tepeden tırnağa hepsinde ganimet. Genel başkanları nasıl yalan söylüyorsa adayları da yalancı. Sayın Yıldırım'la TV programına çıkmadan önce Marmara Oteli'nde bir araya geliyor, soruları ondan alıyor. Hazırlıklarını yapıp programa o şekilde çıkıyor. Bunların belgeleri bizde var. Soru geliyor, oradan hemen kart çıkıyor. Ama ne diyor, "Ben böyle bir şey yapmadım". Sonra kabul etmek zorunda kalıyorlar.

Kendisi Sayıştay raporları ile İBB'yi itham ediyor. Ama bu kişinin Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde 11 adet kamu zararına yol açan işlem tespit edilmiştir. Bunlar bizim elimizde belge. Bu adayın sicili Sayıştay raporlarıyla tespitli şekilde bozuktur. Seçim gecesi kendisinin bizzat söylediği aradaki farkın azaldığını da inkâr etmiştir. Aradaki fark 29 bindi, 13 bine indi. Nerede bunlar. Çaldılar. Fail ortada. Siyasi dilde çalmaktır, hukuki dilde usulsüzlüktür. Tamamı sayılsaydı seçim yapmazdık.

Milli irade hırsızlarına gereken dersi vermeye hazır mıyız? İstanbul'un çehresini biz değiştirdikistanediye başkanı değilken Anıtkabir defterine belediye başkanı diye imza attı. Bu ne hız?Nihai mazbata YSK'nın verdiği mazbatadır. YSK, bu mazbatayı iptal etti mi? Anıtkabir defterine imza attığı kâğıdı Anıtkabir yönetimi çekti, attı.

Çok da pişkin. Bu veri hırsızlarına ne denildiğini çok iyi bilirler. Belediye verileri iki yerde yedeklenir zaten. Bu FETÖ metodudur. Bunlar hep verileri çalarlardı. Neyse ki bu teşebbüsü mahkeme kararı ile engellendi.

CHP İstanbul İl Başkanı tam bir terör örgütünün temsilcisi; DHKP/C

STK'lara nakit para akışı söz konusu değildir. İki adayın birlikte katılacağı TV programına ilişkin moderatörle görüşme yapıyor. Hâlbuki tespit ettik 45 dakika. Yani soruları çalmışlar. Yalan hep yalan. Binali Bey'in soruları istediği yalanını yüzü kızarmadan söylüyor. Devletin valisine hakaret ediyor. Valiler cumhurbaşkanlarının o ildeki temsilcisidir. Millete hakarettir. Sen kalkıp da bir valiye ''İt' diyemezsin.Sen bu milleti enayi mi sanıyorsun? 

Daha şimdiden "Beni çalıştırmayacaklar" diyor. Her konuda yaptıklarıyla ilgili ne sorsanız inkâr ediyor. Keyfin artsın inşallah, pazar gününden sonra daha da artacak. Başkan seçilse bile vitrin süsü olarak kalacak.

CHP'liler "Senin de akıbetin Mursi gibi olacak" diye tweet attı. Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık. Allah'ın taktiri nerede, ne zamansa biz onu kucaklayarak bu yolda yürümeye kararlıyız. Mursi'nin ölümü kutlu bir ölümdür. Mısır mahkemelerine sesleniyorum; zalimler için yaşasın cehennem.

Buradan CHP'ye, HDP'ye, SP'ye, İyi Parti'ye oy verenlere sesleniyorum; ,İstanbul'a hep birlikte çözmeliyiz. Çocuklarımızın geleceği için 23 Haziran'da bu sorumluluk duygusuyla sandık başına gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ey İstanbul, 23 Haziran'da milli iradeye, demokrasiye, sandığa sahip çıkıyor musun? Şehrimizin ve evlatlarımızın geleceğine sahip çıkıyor musun? İstanbul, 23 Haziran'da Binali Yıldırım diyor musun? Bu iş Allah'ın izniyle Pazar günü bitiyor. Binali Yıldırım ne zaman hizmet dese karşı taraf lafı karıştırıyor. Bunları gördüğümde aklıma 1994'te yaşadıklarım geliyor. Bu şehir bizi kara kaşımıza, kara gözümüze meftun olduğu için değil görevimizi yapacağız diye bizi göreve getirdi. İstanbul'un her meselesi ile yakından ilgilenmeyi sürdürdük. Doğru yanlış hiç bakmadan konuşuyorlar. Hâlâ millete tepeden bakıyorlar, milleti kandırabileceklerini sanıyorlar. Çabamız ve endişemiz İstanbul'a. İzmir'in bu zihniyetin elinde nasıl heba olduğunu gördük. İzmir'e suyu biz getirdik. 

İstanbul'a da suyu biz getirdik. Çöp dağlarını biz kaldırdık. Ümraniye'deki çöplük patladı, 39 vatandaşımız öldü. O zaman yönetimde CHP vardı. 50 bin evde doğal gaz vardı. Ben cezaevine giderken 1 milyon 250 bin eve doğal gaz getirdik. Kim yaptı bunu? Biz yaptık. CHP değil AK Parti yaptı. O Haliç'i tertemiz hale biz getirdik. Haliç'ten çıkardığımız çamuru Alibeyköy taş ocaklarına biz taşıdık. Buralardan metrobüsler geçiyor. Boğaz'ın altından Marmaray'a geçirdik. Marmaray'dan 350 milyon insan geçti. Biz yaparız, onlar konuşur. Avrasya Tüneli'ni biz yaptık. Benim ecdadım Fatih karadan gemilerini yürüttü, biz de denizin altından araçları yürüttük. İstanbul Havalimanı ilk üçün içinde.

İzmir'in durumuna üzülüyorum. CHP demek pislik demektir.  Hizmet kervanı hızla yürüyecek. Bundan taviz vermeyeceğiz. Sizin rabianıza inanıyorum, bizi bölemeyecekler. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Aman ihmal yok. Şimdi sizlere bu vesile ile birer çay ikram edeceğim. Keyif çayı."