Erdoğan, Paris’i gerdi



Artı Gerçek

Macron’un tutuklu gazetecileri gündeme getirmesi durumunda Erdoğan’ın nasıl bir tepki vereceği Avrupa’da merak konusu oldu.


Ayşe ÇAVDAR

ARTI GERÇEK- Erdoğan’ın Paris’e yapacağı geziye iki gün kala yaptığı açıklamada Macron, basın özgürlükleri konusunda önce Polonya ve Macaristan’ı eleştirdi, ardından aynı cümle içerisinde işaret ettiği Türkiye ve Rusya’nın da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne imza atarak üstlendikleri sorumlulukları yerine getirmeleri gerektiğini söyledi. Macron, daha önce de, “Türkiye’de hâlâ, aralarında Avrupalıların da bulunduğu tutuklu gazeteciler var. Bu konuyu Türk makamlarının gündemine getirmeye devam edeceğim, inandığımız değerler böyle gerektiriyor” demişti. 

Macron ayrıca, yakın geçmişte tutuklanan ve bir süre sonra serbest bırakılan Fransız gazetecileri hatırlatarak, gazetecilerin derhal serbest bırakılmaları için Erdoğan’la doğrudan görüştüğünü de hatırlattı. 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise verdiği cevapta Macron’un açıklamalarının bilgi eksikliğinden ya da önyargıdan kaynaklanıyor olabileceğini öne sürerek, “Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu terör tehditlerini dikkate aldığımız zaman, Avrupalı dostlarımızın bunun ciddiyetini kavrayamadıklarını gözlemliyoruz” yanıtını verdi. Macron’a bazı belgeler ileteceklerini, Fransa’nın da Paris ve Nice saldırılarından sonra bu tür uygulamalar yaptığını kaydeden Kalın, “İfade özgürlüğü söylemi üzerinden Türkiye’nin terörle mücadelesine gölge düşürmeye çalışan çevrelerin Türkiye’nin gerçeklerini daha fazla dikkate almaları gerektiğini” söyledi. 

Yunanistan ve Tunus’a yaptığı ziyaretlerde, bu ülkelerle ilişkiler açısından hassas konularda ani çıkışlar yapan Erdoğan’ın Macron’un tutuklu gazetecileri gündeme getirmesi durumunda nasıl bir tepki vereceği Avrupa medyasında da merak konusu. Erdoğan, Yunanistan’da Lozan Antlaşması’nın gözden geçirilmesi gerektiğini söylemiş ve bu ifade Yunan kamuoyunda “büyük bir gaf” olarak görülmüştü. Birbirleriyle çatışan İslamcı akımlar arasında tarafsızlığını korumaya çalışan Tunus’ta ise yaptığı “Rabia işareti” ile gündeme gelen Erdoğan, bu ülkeye yaptığı ziyareti kısa kesip Türkiye’ye dönmüştü. 

Fransa muhalefeti ise Erdoğan’ın Paris’e yaptığı ziyaretin üç Kürt siyasetçi kadının öldürüldükleri tarihin yıldönümüne yakın bir tarihe denk gelmesine dikkat çekerek eleştirdi. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in katledilmelerinde Türk istihbaratının rolü olabileceğine dikkat çeken Fransız Komünist Partisi bir açıklama yaparak, Erdoğan’ın yaptığı ziyareti “ölçüsüz bir provokasyon” olarak nitelendirdi. Yapılan yazılı açıklamada, Erdoğan’ın ziyaretinin bu tarihe denk gelmesinin, katliam kurbanlarının ailelerine hakaret niteliği taşıdığı kaydedildi. 

Ziyaret süresince Erdoğan ve Makron’un, Filistin ve Suriye meselelerinin yanı sıra, Türkiye’nin İtalyan-Fransız ortaklığı olan Eurosam’la füze alımı konusunda imzaladığı niyet mektubunun da gündeme geleceği kaydediliyor. 

Bu ziyaretin bir diğer konusu ise kaçınılmaz olarak AB-Türkiye ilişkileri olacak. Tunus’ta yaptığı açıklamada AB ile ilişkileri iyileştirme arzusunu beyan eden Erdoğan, ABD Başkanı Trump’u eleştirirken, Macron ve Merkel’den “dostlarım” diye söz etmişti. AB-Türkiye ilişkilerinin bir çeşit garantörü olan ve sık sık arabulucu rol üstlenen ABD yönetimi ile Erdoğan arasındaki Fethullah Gülen’in iadesi, Zarrab Davası ve son olarak da ABD’nin Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması nedeniyle süren gerginlik bu rolün son bulması anlamına geldi. Dolayısıyla Paris ziyareti Erdoğan açısından AB ile ilişkileri kendi yöntemleriyle iyileştirme girişiminin işe yarayıp yaramayacağını da gösterecek. 

MACRON VE ERDOĞAN İLİŞKİLERİNİN GEÇMİŞİ

Emmanuel Macron, finans çevrelerinin desteklediği bir aday olarak 7 Mayıs 2017’de Fransa Cumhurbaşkanı seçildi. Fransa’nın en genç cumhurbaşkanı olan Macron 39 yaşında. Seçim çalışmaları esnasında Macron, Türkiye’de yapılan anayasa değişikliği referandumundan çıkan “evet” sonucunu kastederek, “Bu kararları alan bir rejim, AB’ye giriş konusunda herhangi bir gelişme kaydetmeyecektir” demişti. Seçimlerden sonra yaptığı bir başka konuşmada ise, AB ve Türkiye arasındaki sorunların giderilmesi gerektiğini vurgulamış ve Türkiye’yi “önemli bir ortak” olarak gördüğünü söylemişti. Aynı konuşmada Macron, darbe girişimi sonrasındaki gelişmelerin endişe verici olduğunu da kaydetmişti. 

Mecron geçtiğimiz Ağustos ayında Le Point Dergisi’ne verdiği bir söyleşide, “Bildiğiniz gibi, küresel bir lider olmak o kadar da havalı bir şey değil. Erdoğan ile her 10 günde bir konuşması gereken benim” ifadelerini kullanmıştı. 
Fransa ve Türkiye medyasında sıklıkla alıntılanan bu ifade, iki lider arasındaki ilişkilerin iyiye gitmediği şeklinde yorumlanmıştı. Bu yorumlar üzerine Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, Macron’un ifadelerinin iki ülke arasındaki ilişkileri ciddiyetini gösterdiği kaydedilmiş ve iki lider arasında yakın ve direkt bir iletişim olduğu belirtilmişti. 

Erdoğan ise verdiği cevapta Macron’un kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu kaydetmişti. Macron’un ifadelerini değerlendiren Erdoğan, “Doğrusu ben tabii ne demek istediğini çözme noktasında değilim. Onu sayın Macron'dan öğrenmek lazım. Benim bildiğim tek şey var; görüşme talebinde bulunduklarına göre, ben görüşme talebini reddetmeyi arzu etmem. Çünkü dostları çoğaltmak isterim ve bize olumsuz nazarla bakanları da azaltmak isterim. Fakat ben o dergiye verilende bir olumsuzluk değil tam aksine Türkiye'nin Cumhurbaşkanı’yla görüşmenin onlar için bir artı değer olduğunu düşünürüm” demişti. 

MACRON'UN ÇELİŞKİSİ

Öte yandan Macron, Erdoğan’la Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerini konuşacağını açıkladığı gün, Fransa medyasındaki “yalan haber”lere karşı bir yasal düzenleme yapacağını da bildirdi. Muhalefet, söz konusu yasal düzenlemenin içeriği ve “yalan haber” denetimini kimin yapacağı konusundaki belirsizlikler nedeniyle Macron’u sert bir dille eleştiriyor. “Yalan haber” yasası ve Erdoğan’la görüşme konusunda yorum yapan bir çok Fransız yurttaşı, Macron’un daha önce Sisi’yle görüşmesinde olduğu gibi Erdoğan’la görüşmesinde de insan hakları ve basın özgürlükleri meselesini gündeme getirmeyeceği kanaatinde.  

SOSYAL MEDYA BUNU KONUŞUYOR

Fransa sosyal medyasında da Erdogan-Macron buluşması gündemdeydi. İşte o tiwitlerden bazıları. 

citoφenne du monde (muhalif bir yurttaş)
Macron, nam-ı diğer Mitoman anti kahraman #YalanHaber Cuma günü Erdoğan’ı ağırlayacak. Sevgili Recep’ten şu iki konuda çok şey öğrenebilir: 
- Gazetecileri nasıl susturmalı?
- İnternete nasıl kilit vurmalı?

Verlaine Djeni, blogger
Erdoğan’ı karşılamaya hazırlanan Macron yalan haber bahanesiyle basın özgürlüklerine saldırarak kendi ayağına sıktı. Türkiye Cumhurbaşkanı’yla gazetecilerin durumunu şimdi hangi yüzle konuşacak? 

Bénédicte Jeannerod, İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü
Emmanuel Macron’un Erdoğan’la görüşmesinde gündeme getirmesi gereken uzun liste: Sivil topluma yönelik baskılar, keyfi tutuklamalar, medyaya yapılan baskılar, yargı bağımsızlığı, seçilmiş milletvekillerinin hapsedilmesi ve işkence… 

Olivier Guitta, Global Strat adlı uluslararası risk yönetimi şirketinin yöneticisi
Macron belki Erdoğan’la şu delice açıklamayı da konuşur. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam fıkhına göre, 9 yaşındaki kızların evlendirilebileceklerini söyledi. 

Guillaume Deleur, Gazeteci
“Emmanuel Macron, Paris ziyareti esnasında Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la insan hakları konusunu görüşecek.” (buraya bir ironi işareti ekleyin.)

Jenny Venderlinden, Uluslararası Af Örgütü Belçika Direktörü
Umarım Macron, Erdoğan’la görüşmesinde tutuklu avukatlar meselesini de gündeme getirir. 

Frédéric Sergent, Akademisyen
Eğer Macron’a oy verdiyseniz solcu değilsiniz. Sisi’den sonra Erdoğan’la görüşmesine ne diyorsunuz? Suudi Arabistan konusunu açmıyorum bile. 

(Macron, geçtiğimiz Ekim ayında Mısır Devlet Başkanı Sisi ile görüşmüş, öncesinde konuyu gündeme getireceğini söylediği halde insan hakları konusunu açmamıştı.)

Marie-Laure Basilien, Akademisyen
Fransız hükümetinden Türkiye’ye, İnsan Hakları Beyannamesi’ndeki temel hak ve özgürlüklere saygı göstermesi gerektiğini hatırlatmasını istiyoruz.