Ferhat Tunç'un davası görüldü



Artı Gerçek

Sanatçı Ferhat Tunç'un 20 yıl hapis istemiyle Diyarbakır 5. Ağırceza Mahkemesinde yargılandığı davada 'tutuklama emrinin devamına' karar verildi.


Sanatçı ve insan hakları savunucusu Ferhat Tunç'un "örgüt üyeliği" ve "örgüt propagandası" iddialarıyla 20 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın duruşması ertelendi. Diyarbakır'da görülen duruşma, 16 Ocak 2020 tarihine ertelendi.

Duruşmada, Ferhat Tunç hakkında çıkarılan tutuklama emrinin infaz edilmediği görüldüğü için tutuklama emrinin devamına ve sanık vekilinin mazeret bildiriminin kabul edilerek, duruşmanın ertelenmesine karar verildi.

NEYLE SUÇLANIYOR?

Sanatçı hakkında 20 yıllık hapis talebiyle hazırlanan iddianamede, şu ifadeler yer alıyor: “Kürt kökenli vatandaşların devlet tarafından katledildiği, ezildiği, sömürüldüğü ve tecride mahkum bırakıldığı yönünde algı oluşturmak, terör faaliyetlerinin meşru olduğuna insanları inandırmak, vatandaşların devlete karşı kin ve nefret duyguları beslemesini sağlayarak, devlete küskün kitleler oluşturmak ve bu kitleyi örgütün saflarına çekmek maksadıyla paylaşımlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.”

TUNÇ: ASIL ONLAR YARGILANMALI

Ferhat Tunç, davaya ilişkin açıklamasında, Rojava'ya dönük saldırılara dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Kürt halkını ve kazanımlarını hedef alan bir savaş yürütülüyor ve bu savaş, iddia edildiği gibi büyük bir infial ve öfkenin nedenidir. Savaş bir insanlık suçudur ve savaşı yürütenlerin suçu sabittir. Bütün dünya ülkeleri işlenen bu suçun tanığı çünkü bu savaş bütün dünyanın itirazlarına rağmen inatla sürdürülüyor. Kürt halkı ile Türk halkı arasında bir savaş değil, mevcut iktidarın kendi bekası için başvurduğu kanlı bir oyun var."

Tunç, davaya konu olan suçlamalara tepki göstererek, "Bu iddiaların muhatabı ben değil, savaşla birlikte, büyük bir nefretle Kürt düşmanlığı yapan mevcut iktidar sahipleridir. Yargılanması ve cezalandırılması gereken onlardır. Ben halkımın sanatçısıyım, savaşın, zulüm ve zorbalığın karşısındayım. Hiç kimse bu tür uyduruk iddianameleri ciddiye aldığımızı düşünmesin. Memleketimden, evimden uzakta sürgün olarak bir hayatı hak etmiş değilim. Beni böyle bir hayatı zorlayanlar bunun da hesabını vermek zorundalar" dedi. (HABER MERKEZİ)