Haram



Artı Gerçek

Sigaraya “haram” diyorsunuz da... Masum insanların canını alanlara, ölümlerine sebebiyet verenlere, çalanlara, kul hakkı yiyenlere, gözünün içine baka baka hak hukuk çiğneyene ne olacak?


Suriye harekâtının dışarıda ve içeride yarattığı etki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı memnun etmiş görünüyor. 

Trump’tan gelen hakaretamiz mektuplar, tvitler; Halkbank davası ve kendi mal varlığının incelenmesi dahil, yönetenlere ve Türkiye’ye yönelik tehditleri pek umursamıyor gibi. 

Bu minvalde Avrupa’dan gelen ağır eleştiriler de ekmeğe yağ sürecek malzeme niteliğinde. Ne de olsa “Eyy Avrupa” demek, eyyy Amerika veya eyyy Rusya demekten kolay.

Reyiz’in -şimdilik de olsa- her zamanki performansını sürdüreceğine dair somut delil, vatandaşın hayat tarzına karışma mesaisini sürdürmesi. Sokakta gördüğünün ağzından sigarayı alması, vekillere parmak sallaması, arabada sigara yasağı koyması yetmedi. 

Şimdi de sigara içmeyi haram ilan etti

İnsanlar ölüyor, öldürülüyor, hapishanelerde çürüyor... 2 milyondan fazla çalışabilir durumda olan genç insan işsize her gün yenileri ekleniyor. 

Ama konu çok mühim, “inanın sigara haram,” diyor CB Erdoğan. Enteresan, zira sigara yasak bile değil, sürekli zamlanarak hem ceza hem bir nevi haraç görevini görüyor. Madem “haram”, o zaman haramdan vergi alma anlayışına ne diyeceğiz? 

SİGARA HARAM MI DEĞİL Mİ?

Kaldı ki sigara haram değil. 

Üfürükçü hocalara veya kelle kesen canilere sorarsanız, evet, sigara haram. 

Ancak İslam’ı, Kur’an’ı bilene sorsanız, değil. 

Bundan aylar evvel, Erdoğan’ın referans gösterdiği Diyanet İşleri Başkanı “bazı alimlere göre, bana göre de sigara haramdır” diye çıkış yaptığında Prof. Dr. Kemal Gözler, ya haramın ne olduğunu bilmiyorlar veya bilmezden geliyorlar, demişti... 

İslam alimlerinin de tanımladığı üzere, haram ancak Allah tarafından belirlenir, sigara veya tütün üzerine de bir ayet yok. 

Gözler’e göre haram kılınmamış bir şeyin haram olduğunu söylemek, Allah’a ait bir yetkiyi gasp etmek anlamına geliyor...

İslam’a göre açıklamalar yapmak, yorumlamak haddime değil. Ne dindarım ne de mümin. 

Fakat mesleğim gereği, din dâhil, en tartışmalı, yoruma açık konularda bilginin doğruluğunu kontrol ederim. 

Ancak mesele, neye inandığımız veya neyin haram neyin helal olması değil, insan canı ve sağlığıysa... 

Ve Cumhurbaşkanı, vatandaşının sağlığını bu kadar önemsiyorsa acaba o zaman insanın aklına başka sorular geliyor....

MESELE İNSAN CANI VE SAĞLIĞIYSA...

1-    Savaşın insan sağlığına etkisi nedir? Çocukları, gençleri ölüme göndermek helal midir? Yoksa, mezhebine ve inancına göre “katli vacip” olanlar mı vardır?

2-    Sigaranın akciğere bağlı hastalıklara, erken ölüme neden olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki hava kirliliğinden ölümlere ne diyeceğiz? Sadece 2016’da, iç ve dış ortam hava kirliliği -büyük çoğunluğu termik santrallere bağlı olarak- Dünya’da 7 milyon erken ölüme yol açtı. Bu anlayışa göre, termik santral kurmak, işletmek dahası denetlememek haram mı değil mi?

3-    Halk sağlığıysa mesele... Sağlık Bakanlığınca yürütülen gıdada, suda, topraktaki kanserojen maddelerle ilgili araştırma neden açıklanmıyor? Neden araştırmada, kendi elde ettiği verileri kamuoyuna açıklayan Dr. Bülent Şık’ı yargılıyorsunuz? 

4-    Neden iş yerlerinde, inşaatlarda her gün onlarca insan ölürken (2019’un ilk 9 ayında 1.320 ölüm!) en temel iş güvenliği önlemleri alınmıyor? Neden meslek hastalıkları nedeniyle ölümler -ILO’ya göre her 1 iş kazasında ölüme karşılık 6 kişi meslek hastalığından ölüyor- gizleniyor, açıklanmıyor? 

5-    Sigara öldürür, ama eşitsizlik ve ayrımcılık daha çok öldürür. Bu ülkede her gün en az bir kadın öldürülüyor. Bırakın korumayı, varolan yasaları güdükleştirerek, uygulamayarak daha fazla ölüme sebebiyet vermenin açıklaması ne olabilir?

Sigaraya “haram” diyorsunuz da... Masum insanların canını alanlara, ölümlerine sebebiyet verenlere, çalanlara, kul hakkı yiyenlere, gözünün içine baka baka hak hukuk çiğneyene ne olacak?