HDP'li Özgüneş: Kayyımı göndermekte ısrarlıyız



Artı Gerçek

Van’da devam eden Demokrasi Nöbeti'nde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, 'Halk iradesi tekrar yerini alana kadar mücadelemiz devam edecektir' dedi.


Van, Mardin ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyeleri'ne kayyım atanması 29'ncu gününde de protesto ediliyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu ilçe binası önünde yapılan açıklamaya HDP milletvekilleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Eylemde "Kayyım idaresi değil halk iradesi" yazılı pankart da taşındı.

'ANNELERİN DUYGULARI SÖMÜRÜLÜYOR'

Eylemde konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş,  AKP iktidarının ortağıyla beraber ülkeyi yönetemediğini söyleyerek, iktidarın aynı zamanda HDP önünde bulunan annelerin duygularını sömürdüğünü belirtti.

Mezopotamya Ajansı'nın haberinee göre Özgüneş, hafta içerisinde il binası önünde yapılan eyleme dair ziyaretlere değinerek şöyle konuştu:  "İçişleri Bakanı, sorunu çözmesi gereken insan orada oturma eylemi yapıyor. Kadın bakanı olarak geçinen bakan keza öyle. Peki soruyoruz. İktidarda olan HDP midir,  siz misiniz? Bu bir bakıma bizi sevindiriyor. HDP'nin bu ülkede gerçek anlamda bir çözüm partisi olma umudu bizi sevindiren husustur. Ama AKP-MHP iktidarı biz iktidara gelirsek ‘Ülkenin bütün sorunlarını çözeceğiz’ demişlerdi. Bırakın çözmeyi Türkiye'nin sorunlarını en işin içinden çıkılmaz duruma getirdiler. Oradaki anneleri anlıyoruz. Çocuklarının akıbetinin açığa çıkarılması ve eve dönmelerini istemelerini anlayışla karşılıyoruz. Ama adres HDP değil, hükümetin kendisidir. Sorunları çözmeyen, buna sessiz kalan hükümetin kendisidir. O çocukların, o gençlerin geri gelmesi hükümetin temel sorumluluğudur. HDP olarak Mecliste komisyon kurularak gereğinin yerine getirilmesini hep birlikte istedik. Cumhurbaşkanı ne dedi" Biz bu meselenin HDP tarafından meclise getirilmesini kabul etmeyeceğiz" dedi. Peki nasıl çözeceksiniz. Siz sokağa insanları getirip karşı karşıya getirmekle mi sorunu çözeceksiniz. Cumartesi Anneleri’nin hesap sorma hakları yok mudur? Bütün bu annelerin sorunlarını çözecek bir yöntemi birlikte bulmaya çalışıyoruz.  Buna niye yoksunuz?”

'MEMUR, POLİS VE ASKER SİYASETE ALET EDİLİYOR'

AKP tarafından organize edilen yürüyüşlere memurların, müdürlerin çağrılmasına da tepki gösteren Özgüneş, "Memurların, müdürlerin, polisin askerin siyasete adet edilmesi nerede görülmüştür? Hangi anayasa, hangi kanunda var?  Fiili kanun tanımaz 'ben bildiğimi yaparım' diyen anlayış ülkeye hukuk dışı yaşamı dayattı. Faşizan uygulamalar dediğimiz olay budur. Ne hukuku tanırlar, ne demokrasiyi bilirler, ne insanca bir soruna el atmasını bilirler. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama biraz dinleyin. Bilmiyorsanız size yol gösterelim. Günlerdir o anneleri oraya götürüp bakanlar sıraya dizilmişler. Ne yapmak istiyorsunuz? Bir de yalan makinaları  bütün basını ele geçirmelerine rağmen kendileri dahi inanmadıkları yalanları HDP şahsında uygulayarak töhmet altında bırakmaya çalışıyorlar" diye belirtti.

'KAYYIM GİDENE KADAR MÜCADELE SÜRECEK'

Ülkenin ancak barış ve özgürlüklerle kurtulabileceğini belirten Özgüneş,  “Amed'e, Mardin'e, Van'a atadığınız kayyımların ne anayasa, ne vicdan, ne hukuk ne insan hakları ile bir ilgisi var. Bu resmen bir darbedir. Bu darbeyi, Türkiye halklarına, demokrasi ve hukuka yapılmış sayıyoruz. Bizim derdimiz bir iki belediyeyi kurtarmak değil, bizim derdimiz ülkeyi hukuka, barışa, demokrasiye kavuşturmaktır. Bugün bana bunu yapıyorlarsa yarın  İstanbul, Ankara, İzmir, herhangi bir ilçeye de yapabilirler. Onun için direnişimiz haklı ve meşrudur. Biz kayyımı gönderene kadar ısrarlıyız. Biz bu kayyımı Ankara'ya teslim edene kadar,  halk iradesi tekrar yerini alana ve bu halka hizmet edene kadar mücadelemiz devam edecektir. Başarı Türkiye için; demokrasi, hukuk ve toplumsal barışı isteyenlerin olacaktır. Biz bu davanın neferleriyiz” dedi.

Özgüeş'in konuşmasının ardından oturma eylemi, söylenen ezgiler ve atılan sloganlarla son bulurken,  bazı gençleri gözaltına almaya çalışan polisler ile milletvekilleri arasından kısa bir tartışma yaşandı. Kimsenin gözaltına alınmadığı eylem daha sonra sonlandırıldı.