HDP'den AKP'ye çağrı: İşçiyi mağdur eden yasaları birlikte düzenleyelim



Artı Gerçek

AKP iktidarının işçilere yönelik söylemlerini samimiyetsiz bulduklarını belirten HDP Sözcüsü Günay Kubilay, AKP'ye işçiyi koruyacak yasaları birlikte düzenleme çağrısında bulundu.


ARTI GERÇEK - Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Günay Kubilay, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına HDP’nin önceki Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Sincan’da görülen duruşması ve 1915’te Süryani (Asurî-Keldani-Nasturi-Arami), Ermeni ve Helen halklarına karşı işlenen soykırımları anarak başlayan Kubilay, Figen Yüksekdağ ve onun şahsında cezaevlerinde rehin tutulan tüm HDP'lilere selam ve sevgilerini gönderdiklerini ifade etti.

104 yıl önce gerçekleşen Süryani ve Hristiyan haklarına yapılan insanlık suçuna değinen Kubilay, "15 Haziran Mezopotamya ve Anadolu kadim haklarından olan Süryani ve Hristiyan halklarına karşı işlenen insanlık suçunun 104’üncü yıldönümü. O gün sadece Ermenilere değil o dönem Süryani halkına yönelik de bir soykırım işlendi ve bugün aynı zihniyeti taşıyan siyasilerce bu soykırım inkar ediliyor. Biz Alevilerin de dediği gibi 72 millete aynı nazarla bakacak bir bakış bu topraklarda yeşerecektir, bütün bu halkların özgürce yaşayabileceği bir siyasi ortamı yaratacaktır” dedi.

'İSTANBUL'DA SANDIĞA GİTMEK ŞARTTIR'

İstanbul seçimlerine son derece stratejik değer verdiklerini belirten Kubilay, İstanbul’da sandığa gitmek şarttır, geçerli oy kullanmak şarttır, sandığa sahip çıkmak ve demokrasiye evet demek şarttır” çağrısında bulundu:

"İstanbul seçimleriyle ilgili şunu söylemek istiyoruz. İstanbul seçimlerine son derece stratejik değer verdiğimizi biliyorsunuz. Gerek Eş Genel Başkanlarımızın, gerek grup başkanvekilimizin, benim ve alanda görevli arkadaşların açıklamalarında bunu görüyorsunuz. İstanbul seçimi artık sadece büyükşehir belediye başkanı seçimi olmanın ötesine geçmiştir. YSK eliyle gerçekleştirilen darbe sonrasında İstanbul halkının iradesi gasp edildikten sonra darbe mi demokrasi mi ikilemi içinde bir demokrasi referandumuna dönüşmüştür. HDP buradan demokrasinin çıkması için bir olağanüstü çaba ve gayret sarf etmektedir. Milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, PM üyelerimiz parti yöneticilerimiz oradadır, bütün arkadaşlarımız orada olağanüstü bir çalışma yürütüyorlar. Bu son dönemece girilirken, bütün demokrasiden yana olan herkese başta HDP’liler olmak üzere çağrımız şudur: İstanbul’da sandığa gitmek şarttır, geçerli oy kullanmak şarttır, sandığa sahip çıkmak ve demokrasiye evet demek şarttır."

 

 

15-16 HAZİRAN İŞÇİ DİRENİŞİNİ ANDI

15-16 Haziran işçi direnişini de anan HDP Sözcüsü Günay Kubilay, işçi sınıfının bu gün yürüttüğü sendikal mücadeleyi, 49 yıl önce yaşanan işçi direnişine ve o gün bedel ödeyen işçilere borçlu olduklarını söyledi:

“Bundan 49 yıl önce yarın, 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıldönümü. Aradan yarım asır geçti. Hala 15-16 Haziran’daki büyük işçi direnişi, işçi sınıfının de emeğin de büyük emeği ile devletten, sermayeden bağımsız bir sendikal mücadele yürütmesine yol gösteriyor. Bugün HDP’nin radikal demokrasi diye tarif ettiği o dönem devrimci, demokratik bir işçi mücadelesi anlayışının boğulmak istenmesine karşı gösterilen bir direnişti. O dönem 3 işçi olmak üzere 5 kişi o direnişte hayatını kaybetmişti. HDP adına onları rahmetle minnetle yad ediyorum. İşçi sınıfı bugün eğer hala nefes alabiliyorsa, bir sendikal mücadele yürütebiliyorsa iyi kötü elinde mücadele araçları varsa 50 yıl önce verilen ve sonrasında devam eden mücadeleye ve bedel ödeyen işçilere borçludur."

HDP SÖZCÜSÜ, AKP İKTİDARININ İŞÇİLERE YÖNELİK SÖYLEMİNİ 'SAMİMİYETSİZLİK' OLARAK NİTELENDİRDİ

AKP iktidarının işçilere yönelik söylemlerini samimiyetsiz bulduklarını belirten Kubilay, Antep'te belediye önünde kendini yakan işçiyi ve İSİG Meclisinin işcinayetleri raporunu hatırlattı:

"Bunca iş cinayeti, intihar ve saldırı varken iktidarın işçilere yönelik feveranı samimiyetsizliktir. Gaziantep Şahinbey Belediyesi önünde kendisini yakan işçi genci hatırlatmak isterim. O hazin tabloyu hepimiz gözlerimizde canlandıralım. Köprüden kendisini atarak intihar eden o genci hatırlayalım. İSİG Meclisi verilerine göre son 3 yılda 49’u işçi 23 kamu emekçisi olmak üzere 72 işçi intihar ediyor. Bunlardan 11 esnaf, 3’ü de çiftçiydi. Ataması yapılmayan 13’ü de işsiz emekçi arkadaştır. Bu tabloya sahip çıkmayan iktidar işçiler işinden olmuş diye feveran etmesi samimi değil, istismarcılıktır. Günde 6-7 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Toplumun hafızası var, emek mücadelesine yapılan saldırıları biliyor."

'İŞÇİLERİ MAĞDUR EDEN YASALARI MUHALEFET YANAŞMIYORSA GELİN BİRLİKTE DÜZENLEYELİM'

AKP iktidarı döneminde işçilere yönelik ihlal örneklerinin çoğaltılmasının mümkün olduğunu belirten HDP Sözcüsü Günay Kubilay, ilginç bir çıkışta bulundu.

HDP'nin emek sömürüsüne yönelik eleştirilerine, iktidarın karşı çıkması halinde AKP'ye çağrı yapan yapan Kubilay, "Biz size inanmak istiyoruz. İş yasası,  sendikalar yasası, iş sağlığı ve güvenliği yasalarını düzenleyelim. Eğer muhalefetin diğer partileri buna yanaşmıyorsa, AKP ile birlikte Meclis kapanmadan bu yasaları düzenleyelim" çağrısında bulundu: 

"Eğer bu söylediklerimiz ‘hayır HDP bize iftira atıyor, biz geçekten işçi dostuyuz’ diyorlarsa, iktidara çağrımız şudur, Biz size inanmak istiyoruz. O zaman buyrun gelin işçilerin keyfi işten atılmasını önlemek, iş verenler karşısında işçiyi korumak için hak temelli bir istihdam politikası, demokratik bir çalışma düzeni için hemen harekete geçelim. Bunun için üç tane yasa var, biri iş yasası, ikincisi sendikalar yasası, üçüncüsü iş sağlığı ve güvenliği yasası.

Bu üç yasayı Meclis kapanmadan muhalefet ve iktidarla birlikte masaya yatıralım. Eğer muhalefetin diğer partileri buna yanaşmıyorsa biz herşeye rağmen AKP ile birlikte Meclis kapanmadan bu yasaları düzenleyelim ve ilk etapta şunu yapalım. Bu zamana kadar KHK’yle atılmış işçiler ve emekçiler dahil bütün işçileri, emekçileri işlerine iade edelim. Belediyeler, kamu ve özel sektör dahil. İşçi cinayetlerini önlemek yapılması gereken düzenlemeleri yapalım. İşsizlik konusunda örneğin bütün haftalık çalışma saatlerini, ücretlerde ve haklarda herhangi bir kısıtlamaya gitmeden haftalık 35 saate indirelim. İşçilerin kazanımlarını koruyacak düzenlemeleri yasalarda yapalım. Ama söz konusu işten atmalar olunca, bu işçilerin işverenler ve patronlar karşısındaki korunaksız olan durumunu kaldıralım ve herkesi işine iade edelim. KHK’li atılanlar da dahil. Biz buna hazırız. Bunu yapmayacaklarsa işçilerin duyguları ile oynamaktan ve onları sokaklarda sersefil etmekten herkes vazgeçmelidir."