Savcıya göre tüm etkinlikler 'terör eylemi'



Artı Gerçek

Adana'da 7 kişinin yargılandığı 'HDK Davası'nda mütalaa veren savcı hiçbir delil sunmadığı halde sanıkların 15 yıl hapisle cezalandırılmasını istedi.


Necmetin GÜVEN


ARTI GERÇEK - Adana'da Halkların Demokratik Kongresi'nin (HDK) faaliyetlerine katıldıkları gerekçesi ile yargılanan aralarında sendika, meslek örgütü ve siyasi parti yöneticilerinin de bulunduğu 7 kişinin davasına 5 Kasım’da devam edilecek. İddianamede skandal suçlamalar yöneltilen 7 kişi için 5 Kasım’daki dava öncesi yazılı mütalaasını sunan savcı ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ne dair hiçbir somut delil sunmamasına rağmen sanıkların 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Savcı 7 kişinin Deniz Gezmiş anması, barış mitingi gibi etkinliklere katılmasını ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ olarak sundu Mütalaada hiçbir somut kanıt sunmayan savcı, sanıkların katıldığı tüm etkinlikleri ‘terör örgütünün amaçları doğrultusunda faaliyetlere katılmak’ olarak yorumladı.

SAVCIYA GÖRE HER TÜRLÜ EYLEM VE ETKİNLİK 'TERÖR FAALİYETİ'

EMEP Genel Yönetim Kurulu üyesi Hali İmrek, TTB Merkez Konseyi eski üyesi İsmail Bulca, HDP eski İl Yöneticisi İbrahim Yakut, Eğitim Sen eski Şube Başkanı Güven Boğa ile  Gülabi Köseoğlu, ihraç edilen eğitimci Ayhan Topal ve Serkan Zor hakkında mütalaasını hazırlayan savcı, iddianamede olduğu gibi bir gizli tanık ifadesine dayanarak ‘HDK’nin Abdullah Öcalan’ın talimatı ile kurulduğunu’ öne sürdü. Savcı Anayasal hak olan basın açıklaması, afiş ve bildiri basılması, insanların basın açıklamalarına davet edilmesinin yanı sıra, Gezi eylemlerine katılımı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve İbrahim Kaypakkaya için yapılan anma etkinliklerine katılımı ‘terör faaliyeti’ olarak değerlendirdi. Her tür etkinlik için ‘terör örgütünün talimatı, amaçları doğrultusunda’ gibi ifadeler kullanan savcı, bu talimatların kim tarafından verildiği, nerede verildiği, nasıl verildiğine ilişkin hiçbir somut bilgi sunmadığı halde, elinde hiçbir delil bulunmamasına rağmen

GREV YAPMAYI DA 'TERÖR SUÇU' SAYDI

Mütalaada TTB Merkez Konseyi eski üyesi İsmail Bulca’nın Ankara’da yapılacak HDK toplantısına katılımını suç sayan savcı, bir gösteride polis müdahalesinde öldürülen çocuğa ilişkin yapılan açıklamayı ‘çocuğun ölümünün istismar edilmesi’ ve ‘örgüte taban kazandırma amacı’ olarak yorumladı. Bulca’nın cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin yapılan açıklamaya katılmasının yanı sıra açlık grevindekilerin sağlık durumuyla ilgilenmesini bile ‘örgütsel suç’ sayan savcı, bir hekim olan Bulca’ya ‘grev yapmak’ şeklinde bir suçlama dahi yöneltti.

ROBOSKİ'DE ÖLENLERİ VE KAYPAKKAYA'YI ANMAK SUÇ

Savcı sanıklardan Ayhan Topal’a da HDK toplantısına katılmak, basın açıklaması yapmak, HDK faaliyetlerine katılmak, İbrahim Kaypakkaya anmasına katılmak, Roboski’de öldürülen köylülerin anmasına katılmak gibi suçlamalar yöneltti. Savcı Roboski’de 34 köylünün ölümüne ilişkin etkinliği de ‘ölümü istismar etmek’ olarak yorumladı ve neredeyse katıldığı her türlü etkinliği ‘terör faaliyeti’ saydı. Savcı, HDP’nin seçimlere parti olarak katılmasını da ‘Öcalan’ın talimatı’ olarak değerlendirerek, Topal’ın bu konuya ilişkin nasıl bir suç işlediğini belirtme gereği duymadan ‘Bu talimat doğrultusunda hareket edilmesine dair görüşmeler yapmak’ gibi garip bir suçlama yöneltti.

SUÇLAMA ÇOK DELİL YOK

Sanıklardan Güven Boğa’ya ‘örgüt lehine ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen olaylar ve eylemlere hazırlık, katılım sağlanması, organizasyon yapılması’ gibi birçok suçlama yönelten savcı bunların hangi olay ve eylemler olduğuna, talimatı kimden ve ne zaman aldığına dair hiçbir ifadeye yer vermedi. Yine somut bir olay ve delil göstermeden ‘halkın kışkırtılması’ gibi bir suçlama da yönelten savcı, Gezi eylemlerine katılmasını ‘örgüt üyeliği’ suçlamasına dayanak yaptı.

DENİZ GEZMİŞ'İ ANMAK VE NEWROZ'A KATILMAKLA SUÇLADI

Deniz Gezmiş için ‘terör örgütü lideri’ ifadesini kullanan savcı, Gülabi Köseoğlu’nu da her yıl 6 Mayıs’ta Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce etkinlikle anılan Deniz Gezmiş için düzenlenen anmaya katılmakla suçladı. Newroz kutlaması için, ‘terör örgütünün talimatları doğrultusunda düzenlenen gösteri’ ifadesini kullanan savcı, Newroz kutlamayı da ‘terör örgütü üyeliği’ suçlaması için yeterli gördü. Köseoğlu’na da ‘seçimlere HDP çatısı altında girilmesi talimatının iletilmesi’ şeklindeki anlaşılmaz suçlamayı yönelten savcı, mütalaasında yine Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılmasına dair ‘terör örgütünün amaçları doğrultusunda’ diyerek soyut ifadelere yer verdi.

Sanıklardan Serkan Zor’u da Deniz Gezmiş’i anmakla suçlayan savcı, anma etkinliğine üniversite öğrencilerinin ve işçilerin davet edilmesini de ‘terör örgütüne taban kazandırmak’ olarak yorumladı.

Savcı sanıklardan İbrahim Yakut’a da cezaevlerindeki açlık grevlerine dair yapılan eylemlere katılmak, Roboski anmasına katılmak, Rojava’yla ilgili etkinliğe katılmak gibi suçlamalarda bulunarak ‘terör örgütü üyeliği’nden cezalandırılmasını istedi.

PARTİ YÖNETİCİSİNİN KONFERANS VERMESİ 'BAŞKA BİR ÖRGÜTE ÜYE OLDUĞUNUN' KANITI!

Savcı, EMEP GYK üyesi olan Halil İmrek’in Gezi eylemlerine katıldığını belirterek, konferans vermesi, canlı yayınlara katılması, toplu yemekler verilmesi gibi faaliyetlerle suçladı. ‘Dergi ve gazete aboneliği faaliyeti’ diye bir suçlamada da bulunan savcı, İmrek’in parti yöneticiliğinden kaynaklı neredeyse tüm faaliyetlerini ‘terör örgütünün amaçları doğrultusunda’ saydı.

15 YIL HAPİS İSTEDİ

Mütalaasında basın açıklamaları, anmalar, siyasi parti faaliyetlerini suç olarak sunan savcı, HDP’nin eş genel başkanlarının tutuklu olmasını da suçlamasına dayanak olarak yazdı. Halkların Demokratik Kongresi’nin Anayasal düzeni değiştirmek ve ‘bir terör devleti kurmak’ amacında olduğu iddiasını da herhangi bir delil göstermeye gerek görmeden iddia eden savcı, sanıkların ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan cezalandırılmalarını, cezaların yarı oranda arttırılmasını istedi.