İmamoğlu: Olan diplomamla ilgili haber yapmışlar



Artı Gerçek

'23 Haziran'dan sonra bol bol güleceğiz. Ya bu kıyamet niye? Ne var bu İstanbul'da? İBB'de ne var? Sizi ne rahatsız ediyor? Kimin elinden neyi alıyoruz?'


ARTI GERÇEK-CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu üniversite eğitimi ve diplomasıyla ilgili yandaş basın tarafından yazılan iddialara yanıt verdi.

Yandaş Sabah gazetesinde yer alan “CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun bitirdiği İstanbul Üniversitesi (İÜ) İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü'ne illegal yolla kayıt yaptırarak girdiği ortaya çıktı. İmamoğlu, söz konusu bölüme Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yerleştirilmedi. Sınavsız girdiği Girne Amerikan Üniversitesi'nden, sınavla öğrenci kabul eden İÜ'ne yatay geçiş şartlarını sağlamadan yasadışı geçiş yaptı. ÖSYM kayıtlarında da yer almayan yatay geçişle ilgili YÖK'ün de inceleme başlatması bekleniyor” şeklindeki habere Ekrem İmamoğlu’ndan yanıt geldi.

Amatör Spor Kulüpleriyle buluşmasında bu iddiaya yanıt veren İmamoğlu, isim vermeden iktidarı eleştirerek yerel seçim dışında her şeyin konuşulduğunu, her gün ortaya bir iddia atıldığını söyledi. “Bugün de benim diplomamla ilgili bir haber yapmışlar” diyen İmamoğlu, şunları söyledi: “Ama altını çizelim; olan diplomamla ilgili, 'olan diplomam'...23 Haziran’da bunları hatırlayıp güleceğiz.”

SPOR KULÜPLERİYLE BULUŞTU

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Amatör Spor Kulüpleri ile Şişli'de kahvaltıda buluştu. İmamoğlu, sözlerine ''Evet. Gün geldi çattı. Sadece 48 saat sonra tüm İstanbullu seçmenler sandık başına gideceğiz. Ve bu kutsal şehrin geleceği için hep birlikte yeniden bir kez daha karar vereceğiz'' sözleriyle başladı.

‘ONLAR KAZANSA SEÇİM OLMAYACAKTI’

İmamoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bugünkü sözlerime başlamadan önce, bu seçimin anlamını bir kez daha sizler aracılığıyla tüm İstanbullulara hatırlatmak istiyorum'' istiyorum diyen İmamoğlu, ''Bu şehirde yaşayan herkes biliyor ki, 23 Haziran seçimi normal bir seçim değildir. Bu seçim, 6 Mayıs'ta hukuksuz ve adaletsiz bir şekilde gasp edilmiş olan bir seçimin tekrarıdır. Herkes biliyor ki, 31 Mart'ta Ekrem İmamoğlu yerine, Binali Yıldırım kazanmış olsaydı, bırakın 13 bin 700 oyu, tek bir oyla dahi kazanmış olsaydı, 31 Mart gecesi yaşananlar olmazdı. YSK kuruluşundan beri yapmadığı adaletsizliği, 6 Mayıs'ta yapmaya zorlanmazdı. Bu şehirde yaşayan, bu ülkede yaşayan herkes çok iyi biliyor ki, YSK hukuku unuttu ve siyasi karar verdi… 16 milyonun hakkını gasp etti.”

‘BÖYLESİ GÖRÜLMEDİ’

''Böylesi bir seçim, bu denli sudan gerekçelerle yenilenen bir seçim bu ülkenin tarihinde daha önce görülmedi. Hepinize hatırlatmak isterim: Geçtiğimiz pazar günü, benim ısrarlı çabalarımla yapılan münazara, 31 Mart ve sonrasında yaşanan hiçbir şeyi aklamaz. Hiçbir şeyi haklı göstermez. Çünkü ortada adil bir seçim yoktur. Adil bir seçime gidiyor değiliz. Bu seçimde de centilmence bir yarıştan, eşit ve adil koşullarda yapılan bir seçimden hiç kimse söz edemez. İmamoğlu bu süreçte kendi şahsi kavgasını yapıyor değildir. İmamoğlu'nun elinden alınan hak, millete ait bir haktır. Alınan İmamoğlu'nun seçilme hakkı değildir. Alınan bu şehirde yaşayan 16 milyonun seçme hakkıdır. Bu nedenle 23 Haziran seçimleri asla ve asla Binali Yıldırım - Ekrem İmamoğlu mücadelesi değildir. 23 Haziran seçimleri kendi nefsinin peşine düşenlerle, milletinin hakkını arayanların mücadelesidir.”

‘TARİHE DAMGA VURACAK İRADE’

“Medyadan ve sosyal medyadan zihinlerinizi zehirleyen kirli iftiraları ve yalan haberleri bir kenara bırakın. Sadece ve sadece çocuklarınızı düşünün. Sandık başına gidin ve özgür iradenizle karar verin. İnandığınız aday kimse, etki altında kalmadan, mahalle baskısına boyun eğmeden vurun mührü. Ama oylarınıza da mutlaka sahip çıkın.”

‘TAKLANIN ŞEKLİ DEĞİŞİK’

''Özellikle son dönemde atılan taklaları hepiniz görüyorsunuz'' diyen İmamoğlu, ilginç benzetmelerde bulundu: ''Taklanın şekli bile değişik. Sporcular iyi anlar. Ben, bu asimetrik ötesi taklaların biçimlerini hayatımda hiç görmedim. Ne yapacaklarını, nasıl davranacaklarını, ne söyleyeceklerini şaşırdılar. Hangi konuya müdahale edeceklerini şaşırdılar. Bir yerel seçim yaşanıyor değil mi? Sözüm ona, onlara göre hukuka uygun bir yerel seçim. O zaman yerel seçim konuşun. Konuşmadıkları konu kalmadı.”

‘OLAN DİPLOMAMI HABER YAPMIŞLAR’

“Bu sabah da benim olan diplomamla ilgili bir haber yapmışlar. Ama altını çizelim, olan diplomamla ha. Şu ciddi mevzunun ortasında bunları konuşmayalım, 23 Haziran'dan sonra bol bol güleceğiz. Ya bu kıyamet niye? Ne var bu İstanbul'da? İBB'de ne var? Sizi ne rahatsız ediyor? Kimin elinden neyi alıyoruz?”

‘SPORDA DA SEFERBERLİK’

Sporun, insanlık tarihinin her döneminde çok önemli bir uğraş ve çok değerli bir sosyal etkinlik olduğunu belirten İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Ama günümüz dünyasında artık hayati bir önem taşıyor.  Bugün spordan uzak olmak, sağlıklı bir yaşamdan uzak olmak demektir. Yalnız sağlığımız için değil, toplumsal birlik ve bütünlüğümüzü güçlendirmek adına da spor konusunu ciddiyetle ele almak zorundayız. İşte bu bakış açısıyla biz; İstanbul halkının sağlıklı ve uyumlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi için, sporu yaşamın her dönemine ve her alanına yayacağız.

Amacımız; spora olan ilgiyi toplumun tüm kesimlerinde artırmak, hem takımla hem de bireysel yapılan sporları, herkes için erişilebilir kılmak. Ve tabii ki, daha çok milli sporcu yetiştirmek, her alanda daha çok uluslararası şampiyon yetiştirmek olacak. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk spora nasıl büyük bir önem vermiş, onu her alanda geliştirmeyi nasıl bir ulusal bir hareket olarak görmüşse, biz de aynı yolda ilerlemeye devam edecek; zeki, çevik ve ahlaklı bir neslin yetişmesine katkı sunacağız. Spor alanında da yeni bir seferberlik başlatacağız.”

GENÇLERE YENİ SPOR TESİSLERİ

Gençlerin spor imkanlarına erişiminde ciddi sıkıntılar yaşandığını vurgulayan İmamoğlu, ''İstanbul'da örgün eğitim içerisinde yer alan okulların yüzde 65'inin spor salonu bulunmuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 28 ilçesine dağılmış toplam 64 adet spor tesisi bulunuyor. Kamuya ait ise toplam 340 spor tesisi var.  Bunlardan 105 tanesi spor kulüplerine tahsis edilmiş, dolayısıyla halka kapalı durumda. Bu rakamlar, 16 milyonluk İstanbul gibi büyük bir şehir için yeterli değil. İstanbul gibi nüfus yoğunluğunun bu kadar yüksek olduğu bir şehirde tesisleşme açısından çok ciddi eksiklikler bulunuyor. İBB'nin Adalar, Adalar, Arnavutköy, Bağcılar, Büyükçekmece, Çatalca, Esenyurt, Gaziosmanpaşa, Kağıthane ve Şile gibi birçok ilçesinde hiçbir spor tesisi bulunmuyor'' diye konuştu.

GENÇLİK MERKEZLERİ

''Uzun vadede spor tesisi olmayan mahalle kalmayacak ve okullarla bağlantı kurulacak'' diyen İmamoğlu, “İBB spor tesislerinden spor salonu olmayan okullar ücretsiz yararlandırılacak” diye ekledi.

İmamoğlu İBB’nin gençlerin yanlarında olacağının altını çizdi.

‘YÜRÜ BE İSTANBUL, YÜRÜ!’

İstanbul'u yürünebilir bir şehir haline getirmeyi amaçladıklarını kaydeden İmamoğlu, projelerini şöyle anlattı: “Tüm bu spora yönelik projelerimizin yanı sıra çok daha temel bir şeyi vurgulamak istiyorum ki, o da şu: İstanbul, herkes için Yürünebilir Bir Şehir haline gelecek. Fiziksel olarak yaya ulaşımını iyileştirmekle kalmayacağız. Şehirde yürüyen, hareket eden İstanbulluların da teşvik edileceği bir sistem kurmak istiyoruz. Bu sayede kent hareketliliğini arttıracağımıza, daha sağlıklı nesillerin gelişimini destekleyebileceğimize inanıyoruz. Bu amaçla bir mobil uygulama geliştiriyoruz. Bu uygulama tamamıyla ücretsiz ve herkesin kullanımına açık olacak: Yürü Be! İstanbul Yürü Be! İstanbul uygulaması ile İstanbullular yürüdükçe puan biriktirecek. Biriktirdikleri puanlar ile Büyükşehir Belediyesinin ulaşım, kültür-sanat ve diğer sosyal etkinliklerinden ücretsiz faydalanabilecekler. Bütün dünya, kentlerde nasıl hareketli bir yaşam sağlarım, obezite gibi çağın hastalıkları ile nasıl baş edebilirim diye kafa yorarken, biz de İstanbul için bugünden 'adımlarımızı' atmaya başlayacağız.”

EŞİTLİK

''Amacımız, İstanbul'un çocuklarını, gençlerini; Kadıköy'ünde, Bağcılar'ında, Bakırköy'ünde, Esenler'inde, Sultanbeyli'sinde eşit imkanlara kavuşturabilmek'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: “Spora ilişkin politikalarımızı da bu konunun uzmanları, bu konunun aktörleri ile birlikte yürüteceğiz. Biz hem sporu herkes için erişilebilir hale getirmek amacıyla projelerimizi hazırladık, hem de bireysel ve takım sporlarına profesyonel anlamda destek sağlayabilmek, daha çok milli sporcu yetiştirebilmek, olimpiyat düzeyinde daha çok başarı kazanabilmek için planlar yaptık. Bu yönde adımlarımızı hep birlikte, kararlılıkla atacağız.”

‘TOPA İYİ VURURUM İYİ DE TUTARIM’

''Rakibimizin kaybetme telaşıyla, başta sizler olmak üzere her kesime ne tür vaatler sunmaya başladığının farkındayız'' diyen İmamoğlu, “Kazanırlarsa bütün amatör spor kulüplerine 100'er bin liralık bağıştan tutun droneculara parkları açmaya kadar neler neler. Her gün şapkadan yeni bir tavşan çıkarıyorlar. Benim şapkamda tavşan yok. Yıllarca sporla uğraşmış, bir o kadar da yöneticilik yapmış bir insanım. Bu arada topa da iyi vurmayı bilirim. İyi de kurtarırım. Bu işlerin ciddiyet istediğinin farkındayım. Bunların devlet adamlığı ciddiyetine sığıp sığmadığını sizlerin yorumlarına bırakıyorum. Ama şurası bilinsin ki, biz seçim öncesi vaatlerde bulunup, seçimden sonra o vaatleri unutacak zihniyetten gelmiyoruz. Biz seçim kazanmak için her şeyi mubah görenlerden değiliz. Bizim özümüz neyse, sözümüz de o. Biz asla yapamayacağımız şeyi vadetmeyiz. Asla seçim kandırmacası yapmayız'' şeklinde konuştu.

‘HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK’

İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Bugün burada, spor adına vaat ettiklerini hayata geçirme yolunda önemli adımlar atmış bir Belediye Başkanı olarak karşınızda bulunabilirdim. Ancak biliyorsunuz, Belediye Başkanlığım kesintiye uğratıldı. Bu süreçte yaşananlar, hayatın her alanında, gerçek sporcu ruhuna ve ahlakına ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu bir kez daha ortaya koydu. O nedenledir ki, hepimize düşen görev çok tarihi bir görevdir. 48 saat sonra, etrafınızda kim varsa sandığa taşıyın. Kararsızları ikna edin. Yaşlıları, yardıma muhtaç olanları, hastaları sandığa taşıyın. Bu defa iyiliğin, barış dilinin, kardeşliğin kazanmasının yolunu açın. 24 Haziran günü yapacağınız katkıyla ne büyük bir değişim sağladığınızı göreceksiniz. 24 Haziran'dan itibaren bu şehir artık adil bir şehir olacak. Yalnız spor sahalarında değil, siyaset sahasında da; "fair-play"in hakim olduğu, kazanıp kaybetmenin değil, dostça, kardeşçe yarışmanın önemsendiği, maç başladıktan sonra kuralların değiştirilmediği bir anlayışa çok ihtiyacımız var. Ben 23 Haziran'da bu anlayışın kazanacağına yürekten inanıyorum. Ve diyorum ki: İyi oynayan kazanacak… Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.''