'JÖH timleri iki kardeşi canlı kalkan yaptı'



Artı Gerçek

Diyarbakır'ın Hani ilçesinde operasyona çıkan askerlerin darp ettikleri iki kardeşi çatışma bölgesine götürdükleri belirtildi.


Diyarbakır'ın Hani ilçesinde operasyona çıkan askerler iki kardeşi darp etti. Darp edilen M.S.K. ve M.K. adlı kardeşler askerlerin kendilerine zorla çanta taşıttırdıklarını söyledi. İki kardeşin avukatı Suat Karaoğlan ise "JÖH timleri köylüleri darp etmiş ve zorla alıkoyarak çatışma bölgesinde canlı kalkan yapmışlardır" diyerek olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

Gazete Duvar'dan Hacı Pişkin'in haberine göre Hani ilçesine bağlı Yukarıturalı (Şeley) köyünde JÖH (Jandarma Özel Harekat) timlerince dört gün önce icra edilen operasyon sırasında hayvan otlatan M.S.K ve M.K. isimli iki kardeş, askerler tarafından zorla alıkonuldu. M.S.K. ve M.K.’nin aileleri duruma engel olmaya çalışınca babaları H.K.’nin de askerler tarafından darp edildiği belirtildi. 

Operasyon sırasında canlı kalkan yapıldıklarını söyleyen iki kardeş operasyon bittikten sonra babalarıyla birlikte gözaltına alındı. Savcılıktaki ifadeleri alınan kardeşler askerler tarafından darp ve hakarete maruz kaldıklarını, ayrıca operasyon sırasında kendilerine zorla çanta taşıdıklarını söyledi. Ailenin avukatı Suat Karaoğlan ise, “OHAL rejiminden faydalanan JÖH timleri köylüleri darp etmiş ve zorla alıkoyarak çatışma bölgesinde canlı kalkan yapmışlardır” dedi.

‘İKİ OĞLUM ORADA KALDI SONRA BENİ DE ALDILAR’

Hayvan otlatan oğullarının darp edildiğine tanık olduğunu söyleyen baba H.K. savcılıkta verdiği ifadede olay anını şöyle anlattı: “Oğlumun hayvanlarla bulunduğu tarafa helikopter iniş yaptı. Bunun üzerine oğullarımın hayvanları eve getirmek için uğraştıklarını gördüm. Askerlerin oğullarımı yanlarına çağırdıklarını ve darp edildiklerini gördüm. Ben, eşim, diğer oğlum ve ağabeyim oğlumun darp edilmesini engellemek için operasyon bölgesine oğlumun yanına gittik. Orada komutan olduğunu düşündüğüm kişiye oğlumu neden darp ettiğini sordum. Benim de sol elime ve sol ayağıma silahın dipçiğiyle vurdular. O esnada başka bir komutan geldi ve askerlere ‘bırakın aileyi yaptığınız iş değil’ şeklinde kızdı. Komutanların isteği üzerine oradan ayrıldık. İki oğlum orada kaldı. Daha sonra beni de aldılar.”

"DARP VE HAKARET ETTİ…"

Operasyon sırasında askerlerin yanlarında götürdüklerini belirten M.S.K. ve M.K. adlı kardeşler askerlerin kendilerine, “Teröristleri gördünüz mü?” diye sorduğunu anlattı. M.S.K yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Askerler bana teröristleri gördün mü diye sordular ben de kimseyi görmediğimi söyledim. Benim darp edildiğimi görmeleri üzerine annem, babam, amcam ve ağabeyim yanıma geldiler. Askerler aileme tamam darp etmeyeceğiz siz buradan uzaklaşın dedi. Askerlerle birlikte yukarı çıktık. Orada çatışma çıktı. Ağabeyim çantaları gönüllü taşıdı ama ben gönüllü taşımadım.”

M.K. ise askerlerin kendilerine zorla çanta taşıttıklarını anlatarak şunları söyledi: “Karşı tepede çatışma çıktı. Bize çanta vererek köye kadar zorla taşıttırdılar. Benim kardeşimin yanında durmam amacım kardeşimin can güvenliğinden endişe etmemdir. Operasyon birliklerine yardım etmek gibi bir amaçla kalmadım. Zaten yardım edebileceğim bir husus yoktu. Köyde jandarma personeli beni de kasketle omzuma vurmak suretiyle darp etti ve bana hakaret etti.”

"BÖLGE HALKINA HAYATI ÇEKİLMEZ KILMIŞLAR"

Ailenin avukatı Suat Karaoğlan, olayın peşini bırakmayacaklarını bütün hukuksal yolları tüketeceklerini söyleyerek şunları belirtti: “OHAL rejiminden faydalanan JÖH timleri köylüleri darp etmiş ve zorla alıkoyarak çatışma bölgesinde canlı kalkan yapmışlardır. Hürriyeti tahdit (kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma), kasten yaralama, işkence ve kötü muamele uygulayan tim komutanı AİHS, Anayasa ve TCK’ yı açıkça ihlal ederek bölge halkına hayatı çekilmez kılmışlardır.”