Kalemi kim tutuyor!



Artı Gerçek

Biz insanlığımızdan utanıyoruz ama devleti yönetenler ve onlar için kalemlerini oynatanlar utanmıyor.


Sabah yazarı vicdana sığmayan bir yazı karalamış. Fatih'teki dört kardeşin intiharının yoksulluktan kaynaklanmadığını 'ispatlama' görevi verilmiş belli ki.

'Dış mihraklardan' girmiş konuya, 'iç mihraklardan' devam etmiş. Sekiz aydır kiralarını ödeyemeyen, öldükleri gün borçları nedeniyle elektriği kesilen, bakkala 2 bin liradan fazla borcu olan, ikisi hasta, biri doğru düzgün bir işte bile çalışamayan dört kardeşin intiharının ‘yoksulluk intiharı’ olduğunu söyleyenleri "bir şeyleri kaşımaya çalışmakla" suçluyor.

"Elinde SGK bilgileri de var"mış! Neymiş, o kardeşlerden biri olan Oya Yetişkin öğrencilere modellik yaptığı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nden 4 bin lira maaş alıyormuş, hasta olanlardan biri de 800 TL yetim aylığı alıyormuş.

Sabah yazarına göre “Oya Yetişkin iki ay önce kendi isteğiyle üniversiteden ücretsiz izne ayrılmış”!

Öyle mi peki? Yoksa iş sözleşmesi gereği 8 ay ücret alıp, 4 ay alamıyor muydu?

'Yazar' bu konu hakkında "Üniversiteden kimseye ulaşamadım" diyor sadece. Dört kardeşin SGK bilgilerini 'elde' eden kişiden söz ediyoruz!

Zaten derdi o değil biliyoruz. Öyle olsaydı o maaşa haciz konduğunu da yazardı.

Burada da durmuyor, devam ediyor:

"Bir de şöyle bir durum var: Kardeşler, bugüne kadar ne işsizlik maaşına ne kaymakamlığa ne sosyal yardımlaşma vakfına başvurmuşlar. Devletin elektrik faturasına verdiği destekten yararlanmak için de girişimde bulunmamışlar."

"Bu işte bir tuhaflık yok mu?" diyor.

Bunları yazan Dilek Güngör. Ama kalemi tutan o mu?

Birkaç ay önce yine bu 'yazar'ın yazdığı bir yazı AKP içinde büyük bir kavgayı gün yüzüne çıkarmıştı.

Hatırladınız mı?

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ü "yargıda FETÖ'cüleri kritik noktalara getirmekle" suçlamıştı. Gül'ün yanıtı sert olmuştu:

"FETÖ ile mücadele FETÖ'cü yöntemlerle yapılamaz. Nerede ahlaksızca bir saldırı varsa bu FETÖ'nün bir tezahürüdür. Daha düne kadar FETÖ ile aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün utanmadan çıkıp FETÖ'yle mücadele dersi vermeye kalkmasınlar."

Sabah gazetesi kimin? Turkuvaz Medya’nın. Peki, Turkuvaz Medya’nın Yönetim Kurulu Başkan Vekili kim? Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak'ın kardeşi Serhat Albayrak.

Nitekim Güngör'ün bu yazısının altında Berat Albayrak ile Abdülhamit Gül arasında yaşanan anlaşmazlığın yattığı ortaya çıkmıştı.

Albayrak’ın, istediği atamaları yapmayan Gül'ün kabine dışında kalmasını istediği iddia edilmişti. Devreye Erdoğan’ın girmesiyle kavga durmuştu.

İşte o yazıyı yazan isim bugün de "SGK bilgileri elimde" diyerek neredeyse intihar eden dört kardeşi suçlayan bir yazı yazıyor.

Yani patronun ağabeyinin aslında ekonomiyi ne kadar güzel yönettiğini söylemek istiyor.

"Dört bin lirayla bal gibi geçinirlerdi" diyor kendince.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (TÜRK-İŞ), Eylül ayı "Açlık Ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"na göre "Eylül 2019'da dört kişilik bir ailenin dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 'açlık sınırı' 2.064,52 TL. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarını kapsayan 'yoksulluk sınırı' ise 6.724,81 TL oldu."

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası'nın araştırmasına göre de Ekim 2019'da açlık sınırı 2.050 TL, yoksulluk sınırı ise 7.092 TL oldu.

AKP milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Uğur Aydemir’in dün sosyal medyaya düşen asgari ücretle geçinme hesabını görmüşsünüzdür:

“Maaşını aldı, nasıl geçineceğini anlatacağım. 2002 yılında kaç tane yumurta alıyormuş bin 707, şimdi kaç yumurta alıyor, 4 bin 375 tane. Elektriği, doğalgazı onları geçiyorum.”

“Onları da söyle” diyen komisyon üyelerinin sözleri üzerine nasıl yüzsüzce güldüğünü de görmüşsünüzdür.

Biz insanlığımızdan utanıyoruz ama devleti yönetenler ve onlar için kalemlerini oynatanlar utanmıyor.