Kuvvet komutanlarından Akit TV'ye dava



Artı Gerçek

Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan, 'Omzu çatal bıçak seti apoletli generalleriniz var ya, hepsi Erdoğan'ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya eşek gibi saf tutacaklar' demişti.


Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Akit TV'deki programda komutanlara yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan ve AKİT TV'ye manevi tazminat davası açtı. Üç ayrı davanın her birinde Akit TV ve Alan'dan müştereken 100 bin lira manevi tazminat talep edildi. Daha önce Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler de Alan'a dava açmıştı.

Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan, 1 Haziran’da Akit TV’de yayımlanan programda Ali Tarakçı ile tartışması sırasında şu sözleri sarf etmişti:

"Bugüne kadar bütün Müslümanları tutup kolundan içeri attınız bir tek FETÖ'yü içeri atmadınız. Sizin o Ergenekoncularınızın da Fethullahçılarınızın da hepsinin Silivri’de, Sincan'da burnundan getiriyoruz. O hizaya gelmeyen omzu çatal bıçak seti apoletli generalleriniz var ya, hepsi Erdoğan'ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya eşek gibi saf tutacaklar. Bu ülkede demokrasi varsa bunu AK Parti iktidarı oturttu. Askeri Savunma Bakanı'nın arkasına koyuyorsa, sivillerin arkasında saf tutturuyorsa bunu AK Parti iktidarı oturttu."

Komutanların avukatı Alaaddin Varol tarafından müvekkilleri adına ayrı ayrı açılan davaların dilekçesinde, "Kanalda yayınlanan Ters Kutuplar programında 1 Haziran 2019'da konuşmacı Murat Alan tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve şerefli komutanlarının kişilik ve şahsiyet haklarına saldırı kastıyla hakaretler sarf edildiği" belirtildi.

"Üst rütbeli generallere karşı sarf edilen hakaretlerin davacı generallerin şahsı, TSK ve diğer generaller adına kabulünün mümkün olmadığı" bildirilen dilekçelerde, "isimleri anılmasa da konumlarına yapılan tanımlayıcı sözlerle Dündar, Küçükakyüz ve Özbal'ın hedef gösterildiği ve hakaretlere maruz kaldığı" kaydedildi.

Dava konusu edilen hakaretlerin 'hukuka ve ahlaka aykırı', ayrıca 'kötü niyetli olduğu' ifade edilen dilekçelerde, söz konusu açıklamaların düşünce ve ifade hürriyeti çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı savunuldu. (HABER MERKEZİ)