Mihraç Ural: Suriye ordusu ve halk güçleri Afrin'i savunacak



Artı Gerçek

Soçi'de Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin resmi katılımcıları arasında yer alan Ural hakkında, zirve sonrası Türkiye tarafından 3 dava kapsamında kırmızı bülten çıkarıldı.


HABER MERKEZİ- Soçi zirvesinde görülmesiyle gündeme gelen Suriye Direnişi lideri Mihraç Ural, “Suriye ordusu ve halk güçleri, Afrin’e girerek kendi toprağını özgürce her araçla savunacak. Kimse YPG’nin bölücü olduğunu iddia etmesin, bahane arayıp bir sonuca varmasın” dedi. 

Mukavemei Suriyye (Suriye Direniş) grubunun lideri Mihraç Ural, Suriye’de 7 yıldır devam eden savaşı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Efrin’de 35’inci gününe giren operasyonunu ve Suriye ordusuna bağlı birliklerin Efrin’e girip girmediği tartışmalarını değerlendirdi. 

Hamdullah Kesen'in Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberi şöyle: 

'İKİNCİ LİVA İSKENDERUN OLAYI'

Afrin Harekatı ile Kürt halkının kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığını belirten Mihraç Ural, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendi güdümüne sokamayacağını anladığı Kürtlere karşı barış yolu yerine “ölüm yolu”nu temel aldığını dile getirdi.

Ural, "Tek amaç ölü Kürt ya da biat etmiş, korumacı olmaktan öte anlamı olmayan Kürt oluşturma çabasının da esasıdır. Bu ana eksende zaman zaman tehditkar, zaman zaman müdahaleci, zaman zaman da komşu toprak Suriye’yi işgale kadar uzanmıştır. Carablus’ta olanlar ise tam bir ilhak politikasıdır ki sivil vali ataması bunun ifadesidir. Bu Suriye’nin özbeöz toprağı, kenti olan ikinci bir liva İskenderun olayı olarak da tanımlanabilir" diye konuştu. 

'AKILLAR SUSTURULUR'

Ural, şöyle devam etti: "'Sabah kahvaltısı Halep’te, öğle yemeği Şam’da namazı da Emevi caminde kılacağız' heyulasıyla bu yayılmacı amacı moralize etmeye çalıştılar. Adamlar geziye çıkar gibi askeri plan yaptılar. Böylesi askeri planın dünyada örneğinin ancak Osmanlı ve geleneğinde olacağını söylemek çok şeyi açıklamaya yeter. ‘Afrin’e ayaklarınızın üzerinde girersiniz ama sırt üstü çıkarsınız’ diyen akıllar susturulur, barışı savunanlar zindana atılır. 'Zeytin Dalı Operasyonu' faşist bir dairede dönen harman dalı oyununa döner." 

ÖSO bayrağıyla bir araya getirilen grupların “mayın eşeği” olarak öne sürüldüğünü ve çatışmalar başlayınca döküldüğünü söyleyen Ural, TSK’nin payına da “hezimet” düştüğünü vurguladı.

'KÜRTLERİN HAKLARI GÜVENCEYE KAVUŞMALI'

Suriye'de 7 yıldır süren savaşta ülkenin yüzde 80'inin gruplardan temizlendiğini belirten Ural, şu an itibariyle Suriye’de oluşan dengelerin çözüm sürecinin yapısını belirler nitelikte olduğuna değindi. Bu tabloda Suriye'nin bölünmesi üzerinden kurgulanan tüm senaryoların iflas edeceğini dile getiren Ural, "Suriye ne Osmanlıdır ne de Emevi İmparatorluğudur.

Suriye başka ulusların topraklarını gasp eden bir devlet değildir. Hükmü bu topraklarda 7 bin yıldır yaşayan halkların, kültürlerin ortak vatanı olarak hiçbir güç tarafından parçalanma ihtimali taşımamaktadır. Bu ortak vatanda eksik çok şey var ama ortak olma paydası esastır. Kürtlerin hakları bu vatanda daha etkin olmalıdır. Hem sosyal hem de siyasal açıdan Kürtlerin hakları Suriye’de Anayasal güvencelere de kavuşmalıdır. Birlikte barış içinde yaşamanın yolları böyle yapılandırılır” dedi.

'SURİYE ORDUSU VE HALK GÜÇLERİ AFRİN’İ SAVUNACAKTIR'

Ural, Türkiye'nin “bu akılla ikinci Sevr’e doğru yol aldığının” altını çizdi. “Kimse YPG’nin bölücü olduğunu iddia etmesin, kimse Kürtleri suçlamak için bahane arayıp bunun üzerinden bir sonuca varmasın” diyen Ural, Suriye ordusuna bağlı Ulusal Savunma Güçleri’nin (NDF) Efrin sınırına konuşlanmasına ilişkin olarak "Suriye ordusu ve halk güçleri, Afrin’e girerek kendi toprağını özgürce her araçla savunacak" ifadelerini kullandı.

Arfin’e yönelik saldırıların Suriye halklarında ciddi bir infial yarattığını aktaran Ural, “Afrin’e saldırı tek bir ruh olarak ayağa kaldırdı" dedi. Ural, Kürt halkının Suriye'nin yerli bir savunma gücü olduğunu vurguladı.