'Nasıl siyasette İnönü, Ecevit, Demirel, Özal varsa; sen de artık İmamoğlu'sun'



Artı Gerçek

'Bursa'yı kaybettik, bu da benim için yaradır.'


31 Mart yerel seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine 25 yıl aradan sonra İstanbul'da seçim kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylık sürecini anlattı. İmamoğlu'nu iki yıldan beri takip ettiğini belirten Kılıçdaroğlu “Çok beğendiğim bir belediye başkanıydı. Seçimi kazanıp büyükşehir belediye başkanı olacağına da büyük bir inancım vardı” dedi. 

İmamoğlu'nun adaylığının ilan edilmesinden sonra Kılıçdaroğlu'nun Ekrem İmamoğlu'na "Sen artık İmamoğlu'sun. Nasıl siyasette İnönü, Ecevit, Demirel, Özal varsa bundan böyle sen de İmamoğlu'sun” dediği ortaya çıktı.

Saygı Öztürk'ün bugün Sözcü'de yayımlanan haberi aynen şöyle: 

ADAYLIĞA HAZIRLADI

Ekrem İmamoğlu'nu radarına iki yıl önce alan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Çok beğendiğim bir belediye başkanıydı. Seçimi kazanıp büyükşehir belediye başkanı olacağına da büyük bir inancım vardı” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Ekrem İmamoğlu'nu yaklaşık iki yıl yakından izledim. Beylikdüzü'ndeki açılış, temel atma ve benzer programlara özel olarak gidiyordum. Kadir Topbaş istifa ettirilme süreci daha yaşanmamışken, Ekrem Bey’in ne kadar başarılı bir belediye başkanı olacağına ilişkin değerlendirmelerim oluyordu. Kadir Topbaş istifa ettirildi. İşte İmamoğlu ile ilgili ilk provayı belediye meclisinde büyükşehir belediye başkanlığına aday göstererek yaptık. Sayısal çoğunluğu nedeniyle zaten kazanma ihtimali olmadığını biliyorduk. Partiye bağlılığı ve parti görevi nedeniyle aday gösterilmesine hiç itiraz etmedi. Kendisini seçim kantarına çıkardık ve aday gösterdik. Meclis’te çoğunluk AKP'de olduğu için kazanamadı.”

B PLANI DA VARDI

Bu seçimden sonra CHP kendi olağan gündemine döndü. O süreçte, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun koltuğunda kalıp kalmayacağı konuşuluyordu. Seçimde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na kimlerin aday gösterilmesi gerektiği belirtiliyordu. İsmi öne çıkan isimlerden birisi de Muharrem İnce'ydi. İşte o günlerde, Kılıçdaroğlu renk vermeden adayını belirlemiş, o Ekrem İmamoğlu'na karar vermişti. Tabii, İmamoğlu'nun adaylığı kabul edip etmeyeceği de belli değildi. O yüzden, Kılıçdaroğlu'nun B planı da vardı. Onun için “Aslında Kılıçdaroğlu'nun kafasında Ekrem Bey değil, başka isimler vardı” diyorlar.

Kurultay tartışmasının geride kalmasından sonra Genel Başkan, adaylar üzerinde çalışmaya başladı. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya, Mersin, Denizli ve Balıkesir büyükşehir belediyelerini alacaklarını daha adaylar ortada yokken bile söylüyordu.

ÖNCE YOKLAMA YAPILDI

Ekrem İmamoğlu, Ankara'ya çağrıldı. Kendisini büyükşehir adayı olarak göstermek istediğini, özel bir büroda söyledi. İmamoğlu, şaşırdı. Buna hazır olmadığını, uygun görülmesi halinde Beylikdüzü'nde bir dönem daha başkanlık yapmak istediğini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun son sözü, “Düşün, bir daha görüşeceğiz” oldu. Kılıçdaroğlu, bu görüşmede tatlı-sert davranmıştı. İmamoğlu'nun adaylığa ikna edilmesi, seçimi kazanacağı konusunda yüreklendirilmesi gerekiyordu. Kılıçdaroğlu'ndan sanki habersizmiş gibi İmamoğlu'na gidip gelenler oldu. Yavaş yavaş ikna ediliyordu. Kılıçdaroğlu artık adayların isimlerini açıklama noktasına gelmişti. İmamoğlu'nu genel merkeze davet etti, ona “gücünü” anlattı. İmamoğlu, anlatılanlardan etkilendi. “Adayımız sizsiniz” dedikten sonra birlikte birer kahve içtiler. İmamoğlu “Hayırlı olur inşallah” dedi ve İstanbul'un yolunu tuttu. Kafası karışıktı ama artık ok yaydan çıkmış, “Evet” demişti. Geriye dönüşü olmayacaktı. Kılıçdaroğlu'nun, “Sen kazanacaksın. İstanbul'un ve ülkemizin sorunları bu süreçte seni sorumluluk almaya zorluyor” sözlerine karşılık, “Evet ben bu işte varım” sözleri geldi.

“BUNDAN SONRA İMAMOĞLU'SUN”

Genel başkan bir nezaket daha gösterdi ve Ekrem Beyi ailesinden de istedi. Kahvaltıda, annesi, babası ve özellikle de ortanca oğluna hitaben, “Ekrem Bey’i aday olarak istiyoruz” dedi. Hepsi de “Hayırlı olsun” dediler. İkili arasında baba-oğul ilişkisi yaşanmaya başladı. Adaylık öncesinde bile günde 3-4 kez telefonla konuşmaları oluyordu. Ona, “Sen artık İmamoğlu'sun. Nasıl siyasette İnönü, Ecevit, Demirel, Özal varsa bundan böyle sen de İmamoğlu'sun” diyordu. Seçim kampanya boyunca hangi adımı atmak istiyorsa sevgi- saygı içerisinde birbirlerine önerilerde bulundular. Günde 3-4 kez konuştular. Seçimi kazanan yalnız İmamoğlu değil, Kılıçdaroğlu da oldu. Seçimden aylar önce kazanacakları söylediği Denizli ve Balıkesir İYİ Parti adaylarına bırakılmıştı. Açıkladığı isimlerden sadece Bursa'yı çok az bir oy farkıyla kaybetmişlerdi.

Kılıçdaroğlu, Bursa için şunları anlattı:

“ANKETLER FARKLIYDI”

Mustafa Bozbey de başarılı bir belediye başkanımızdı. Seçimi onunla alacağımızı biliyorduk. Ama olmadı. İnegöl'den gelen oylarla seçimi kaybettik. İnegöl'le ilgili özel çalışma yapılmasını istemiştim. Orayı dünyanın mobilya merkezi yapmak istiyorduk. Ancak, İnegöl üzerinde yeterince durulmadı. Üç kez Bursa'ya gittim, üçünde de İnegöl programı yoktu. Gerçekten Bozbey'in yaptırdığı anketlerde CHP hep yüksek çıkıyordu. Ancak, partinin yaptırdığı anketler onun altında görünüyordu. Sonuçta Bursa'yı kaybettik. Bu da benim içimde bir yaradır.”