'Toplum ayrıştırılıyor, topluma mal olmuş sanatçılar suçlanıyor'

'Toplum ayrıştırılıyor, topluma mal olmuş sanatçılar suçlanıyor'
Nejat Yavaşoğulları, Türkiye'deki siyasi atmosferin sanat üretimini olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Rock müziğinin önemli temsilcilerinden Bulutsuzluk Özlemi'nin solisti Nejat Yavaşoğulları, Türkiye'deki siyasi atmosferin sanat üretimini olumsuz yönde etkilediğini belirterek "Medyanın neredeyse tamamı siyasi iktidarın çizgisinde. Bu şartlarda hangi müzik kanalı rahat hareket edebilir ki?" dedi.

"Toplumsal dertlerin bireysel hikâyelerin önüne geçmesi zor. Aksine bireysel temalar toplumsal hikayelerin önüne geçiyor" diyen Yavaşoğulları, ortam nedeniyle toplumun yaşadığı sorunların alternatif sanat üretimine taşınmasının zorlaştığını belirtti.

Nejat Yavaşoğulları, Hayat Geçerken/ Mücella isimli tekli şarkısının çıkış hikayesini anlattı.

Cumhuriyet'ten Deniz Ülkütekin'e konuşan Nejat Yavaşoğulları'nın açıklaması şöyle:

Hayat Geçerken/ Mücella adlı yeni teklinizle kısa sürede büyük ilgi gördünüz. Sanırım içinde bulunduğumuz zamanı yakalamanın da önemi var bu şarkıda. Şarkı nasıl ortaya çıktı?

Şarkı birden ortaya çıkmadı aslında. Üç yıl önce konsere giderken tur minibüsünün içinde tematik kısa bir kaydımız var. Şarkıyı söylerken bir yandan telefonum çalıyor falan. Sanırım grubun İnstagram hesabında yayınlandı. Hatta yıllar önce Mimarlar Odası'ndan tanıdığım Mücella Yapıcı bu kaydı dinleyince "Nejat’cığım bana ilk defa birisi şarkı yapmış" diyerek esprili bir şekilde aramıştı. Daha sonra eksik olan kısımları tamamladım. Tekli olarak çıkartacaktık. İşlerimiz ve Ada Stüdyo’nun yoğunluğu yüzünden sonuçlanması zaman aldı. Bu arada aynı anda Şeyh Bedreddin kayıtlarının sürmesi de bu gecikmede etkili oldu. Tam yayına hazır olduğu hafta da rastlantı sonucu Metin Akpınar olayı yaşandı. Mastering ve son andaki indirgeme çalışması tekrar yapılmasaydı bir hafta on gün önce çıkardı aslında.

Mücella Yapıcı’nın gözaltına alınmasının ülkenin içinde bulunduğu süreçteki sembolik önemi, sizin açınızdan nasıl özetlenebilir?

Evet o döneme rastlıyor. Kız erkek dolaşmanın iyi bir şey olmadığının söylendiği, saatlerin geri alınarak sabah sekizde zifiri karanlıkta çocukların okul yollarında olduğu bir ortam ve tabii ki başka şeyler bu sözlerin oluşmasına neden oluyor haliyle. 

Şarkıda eskiye özlem var. Hababam Sınıfı, Adile Naşit’le birlikte hakkında soruşturma açılan Metin Akpınar da şarkıda yer alıyor. Bu durum da doğal olarak çok ilgi çekti.
Aslında ahh... diyerek geçmişe özlem duyacak birisi olmadığımı düşünürüm. Ancak toplum o kadar ayrıştırıcı söylemlere maruz kaldı ki, toplumumuzun ortak değerleri olarak her kategorideki insanların hayatında yer etmiş unsurlar söz olarak şarkıya bir anda geçiverdi. Aynı zamanda hâlâ kaybetmediğimiz, ama aşağılanan ortak değerlerdi bunlar. Apartman şeklindeki vapur denemeyecek vapurların dolaştığı, Kabataş’ta bütün uyarılara rağmen sahil doldurularak yapılan "Martı" isimli projelere, betonlaşmaya karşı bir tavır da var şarkıda. Çocukluğumdan beri yakın zamana kadar yaşadığımız kenti, kentimiz yapan kimliğini veren tahta iskeleler, iskele çıkışındaki büyük çınar ağaçları ve gölgesindeki çay bahçelerini çeşmeleri arıyordu insan.

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosfer alternatif sanat üretimini sizce nasıl etkiledi?

Olumsuz yönde etkilediğini söylemek gerekiyor. En ufak bir şeyden dolayı soruşturma açıldığını, sinema, tiyatro ve konserlerin engellendiğini görüyoruz. Toplum ayrıştırılıyor, topluma malolmuş sanatçılar suçlanıyor. Yaşananlar sebebiyle "başıma bir şey gelir mi" düşüncesi kendini hissettiriyor. Medyanın nerdeyse tamamı siyasi iktidarın çizgisinde. Bu şartlarda hangi müzik kanalı rahat hareket edebilir ki?

Toplumsal dertler, bireysel hikayelerin önüne mi geçti? Yoksa tam tersi mi yaşandı?

Toplumsal dertlerin bireysel hikâyelerin önüne geçmesi zor. Aksine bireysel temalar toplumsal hikayelerin önüne geçiyor. Aslında böyle net ikiye ayıracak bir durum olmamalıydı. Ortam nedeniyle toplumun yaşadığı sorunların alternatif sanat üretimine taşınması zorlaşıyor.

 

 

Öne Çıkanlar