Netflix dizisinin setinde iş cinayeti: Hiçbir şey olmamış gibi devam ettiler



Artı Gerçek

Sinema emekçilerinden, sigortasız ve önlemsiz çalıştırılan Hasan Karatay'ın ölümünün ardından setin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesine tepki: 'Artık yeter, setlerde ölmek istemiyoruz.'


ARTI GERÇEK - Netflix'te yayınlanmak üzere çekilen 'Atiye' dizisinin setinde çalışan Hasan Karatay geçtiğimiz günlerde merdivenden düşerek yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Sinema Televizyon Sendikası, Karatay'ın güvencesiz çalıştırıldığını ve iş güvenliği önlemleri alınmadığı için hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Üst işveren Netflix Türkiye'den henüz olaya ilişkin bir açıklama yapılmazken, yapımcı firma OG Medya'nın iş cinayetinden sonra dahi 'tam zamanlı' iş güvenliği uzmanı istihdam etmediği belirtiliyor. 

OG Medya’nın yapımcılığını üstlendiği 'Atiye' isimli Netflix dizisinin setinde 5 Nisan'da meydana gelen olayda Hasan Karatay'ın yaşamını yitirmesine ilişkin, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Kamera Asistanları Derneği, Oyuncular Sendikası, Sinema TV Sendikası, Sine-Sen ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, bir set emekçisinin yaşamını yitirmesinin ardından hiç bir şey olmamış gibi çekimlere devam edilmesi ve bazı oyuncuların olayı 'kader' olarak nitelemsi kınandı.

'ÖNLEM ALINMADAN, SGK GİRİŞİ YAPILMADAN ÇALIŞTIRILDI'

Hasan Karatay'ın 5 Nisan'da saat 22.00 civarında OG Medya'nın yapımcılığını üstlendiği Atiye (The Gift) isimli Netflix internet dizisinin setinde boya yaptığı sırada, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle merdivenden düşerek ağır yaralandığı ve 9 Nisan’da hayatını kaybettiği hatırlatılan açıklamada Karatay'ın, 5 Nisan'da saat 18.00 civarında sanat ekibi tarafından duvarları boyamak üzere sete çağrıldığı belirtildi. Yapımcı şirket tarafından SGK girişi yapılmadığı belirtildi. Kaza anında sette iş güvenliği uzmanı ve sağlık personeli olmadığı için ilk müdahalenin ekip arkadaşları tarafından yapıldığı, daha sonra 112 acil servisinin arandığı dile getirilen açıklamada, "Aldığımız bilgiler doğrultusunda Hasan Karatay saat 23.00 civarında Şişli Etfal Hastanesi'ne getirilmiş ve iki kez beyin tomografisi çekilmiştir. Daha sonra heyet kararıyla İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne nakil edilip beyin cerrahisi bölümü tarafından acil ameliyata alınmıştır. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Ön Adli Tıp Formunda olay özeti, 'İnşaatta yüksekten düşme ifadesiyle 112 tarafından getirilen hasta' olarak kayıt edilmiş ve 'iş kazası' olduğu belirtilmiştir. Uzun süren yaşam mücadelesi sonucu 9 Nisan'da önce beyin ölümü gerçekleşmiş, aynı gün 17.00 civarında ise hayatını kaybetmiştir" denildi.

Projenin yapımcılığını üstlenen OG Medya ve Netflix Türkiye'den olaya ilişkin derhal detaylı bir açıklama yapmasını isteyen sinema emekçileri, sette kazadan sonra dahi 'tam zamanlı' iş güvenliği uzmanı istihdam edilmediğine dair iddialara da OG Medya'nın cevap vermesini istedi.

'BİR KİŞİ ÖLDÜ, HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ SETE DEVAM EDİLDİ'

Hasan Karatay'ın sette yaşamını yitirmesine rağmen üst işveren Netflix Türkiye'nin İKSV ile İstanbul Film Festivali kapsamında ortaklaşa gerçekleştirdiği 'Hakan: Muhafız' gala ve parti organizasyonlarını herhangi bir açıklama yapmaksızın gerçekleştirmesinin ve setin hemen ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinin de duyarsızlık ve ölen kişinin yakınlarına saygısızlık olduğu belirtilen açıklamada, "İçinde dizide görev alan bazı oyuncu arkadaşlarımızın da bulunduğu kişilerin, kamuoyuna yansıyan bu acı olayın 'kader' veya 'kendi hatası' şeklinde yansıtması bizleri derinden üzmüştür. Bu açıklamalar yapımcının kazadaki sorumluluğunu, iş arkadaşımızın güvencesiz ve sigortasız çalıştırıldığı gerçeğini gizleyemez" denildi.

'ARTIK YETER, SETLERDE ÖLMEK İSTEMİYORUZ'

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

"Setler İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyerleri Tehlikeli Sınıfları Tebliği'ne göre 'tehlikeli' iş yerleridir. Setlerin öncesi ve sonrasında bir bütün olduğunu ve ön hazırlık ekiplerini ayırmadan çalışma ortamlarında gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin altını çiziyoruz. Ciddi tehlikeler ve riskler barındıran, binlerce 'iş kazası' yaşanan setlerde yapım şirketlerinin büyük sorumluluğu vardır. Gerek yasal mevzuata aykırı ve insanlık dışı çalışma saatleri gerekse alınmayan güvenlik önlemleri sebebiyle tüm set çalışanlarının can güvenliği yok sayılmaktadır. Bu vahim olayın gerçekleşmesiyle bir kez daha anlıyoruz ki sektörde çok ciddi denetim ve yaptırım eksiği vardır. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı setlerde 'İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği' önlemlerini almayan yapım şirketlerine ciddi ve caydırıcı yaptırımlar uygulamalıdır.

Set öncesi ve sırasında çalışma ortamında bulunan işçilerin, yani bizlerin, yapımcı tarafından sigortalandığımız, işçi sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlandığı bir çalışma ortamı istiyoruz. 1 Ocak 2019'da yine bir ihmal sonucu kaybettiğimiz Uygar Can Çetinkaya'nın üzüntüsü dinmeden ve bütün çağrılarımıza rağmen şimdi de bu acı olayın yaşanmasını kabul etmiyoruz. Artık yeter, Setlerde ölmek istemiyoruz."