Ordu’daki cinayette IŞİD izleri



Artı Gerçek

Ordu'da 17 yaşındaki bir çocuğu başını keserek öldüren şahsın İdlib’den geldiği ortaya çıktı. İddianemede, kurbanın Şii, sanıkların Sünni mezhepten olduğunun altı çizildi.


Ordu'da geçen yıl başı kesilerek öldürülen Iraklı Hussein Kalaf Abdulameer Marzoq (17) cinayetinden IŞİD izi çıktı. Cinayeti işleyen Iraklı Ahmet Ahmed’in İdlib’den Türkiye’ye geldiği belirlendi. Marzoq’u cinayet yerine götüren Musa Najm Abdullah Al Qaisi’nin cep telefonunda ise cihatçı terör örgütü IŞİD'in propaganda görüntüleri ile “Yaptığınız onurlu işinizden dolayı teşekkür ederim” şeklinde Arapça sesli mesaj çıktı.

22 Aralık 2018 akşamı Al Qaisi kahvehaneden tanıdığı 17 yaşındaki Marzoq’u arayıp halı saha maçına çağırdı. Maç bitiminde Marzoq ve Al Qaisi kendileri gibi Iraklı olan Ahmet Ahmed’in Bucak Mahallesi’ndeki evine gitti. Marzoq’un parçalara ayrılmış cesedi 23 Aralık’ta belediye çöp ayrıştırma tesisinde bulundu.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre yapılan incelemede Ahmed’in evinde kan izleri ve 71 santimetre uzunluğunda kanlı bir orak bulundu. Kan örneklerinin Marzoq, Ahmed ve Al Qaisi ile 35 yaşındaki İbrahim Mutlaq ile 17 yaşındaki B.S.K.K.’ye ait olduğu belirlendi. Ahmed’in cep telefonundan Marzoq’un orakla kestiği başını tutarken çekilmiş fotoğraflar çıktı. Al Qaisi’nin cep telefonundan ise IŞİD’in propaganda mesajları bulundu.

ARAPÇA ‘YAPTIĞINIZ ONURLU İŞTEN DOLAYI TEŞEKKÜR’ MESAJI

Al Qaisi’ye “Yaptığınız onurlu işinizden dolayı teşekkür ederim” şeklinde Arapça sesli mesaj gönderildiği belirlendi. Bir başka sesli mesajda IŞİD bayrağının yanı sıra örgüt için yazılmış “Hoşgeldin ordu, hoşgeldin yiğitlerin bayrakları” şeklindeki şiirin iletildiği saptandı.

‘CANAVARCA HİSLE CİNAYET’ DAVASI AÇILDI

Savcılıktaki savunmasında cinayet iddialarını reddeden Ahmed, “DEAŞ’lı değilim” dedi. Al Qaisi ise ifadesinde, “Telefondaki kayıtlar bana ait değil” diyerek kendisini savundu. Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan sanıklara ‘çocuğu canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmek’ suçundan dava açıldı. İddianamede, sanıkların IŞİD üyesi olduklarına ve emri örgütten aldıklarına dair yeterli kanıt elde edilemediği belirtildi, ancak kurbanın Şii, sanıkların Sünni mezhepten olduğunun altı çizildi.