Osman Can: Milletvekilleri ilçe başkanı olmak için uğraşıyor



Artı Gerçek

AKP MKYK üyesi Osman Can, 'TBMM'de olmanın anlam ifade etmediği bir dönem. Krizler buradan doğuyor' dedi.


AKP eski milletvekili ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Prof. Osman Can, gazeteci Yıldıray Oğur'un TV5’te hazırlayıp sunduğu "Medya Analiz" programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Osman Can, TBMM’nin öneminin azaldığını belirterek, “TBMM'de olmanın anlam ifade etmediği bir dönem. İlçe belediye başkanlığı için uğraşıyor insanlar şimdi. Milletvekilleri, ilçe başkanı olmak için uğraşıyor ve krizler buradan doğuyor” dedi.

Osman Can’ın açıklamaları şöyle: "2010-2017 anayasal değişikliği ciddi bir geri dönüş oldu. Ciddi bir gerileme ve ‘anayasal çöküş’ olarak da ifade edebileceğimiz bir talihsizlik oldu. Bir anayasal çöküş olduğunu kabul etmek gerekiyor, ben anayasa profesörü olarak baktığımda da böyle, siyaset bilimi perspektifinden baktığımda da böyle. Avrupa Birliği standartları açısından da baktığımda bunun bir çöküş olduğunu kabul etmek zorundayım, kabul etmezsem anayasacı diyemem kendime."

“BİR SİSTEMİMİZ VAR GİBİ GÖRÜNÜYOR AMA YOK"

"Bir sistemimiz yok şu anda. Sistem var gibi görünüyor, erkler ayrılığından söz ediliyor, gerçekte erkler birbirinden çok fazla ayrı değil. Parlamento, siyasi partiler kanununun sağladığı imkanlar çerçevesinde aslında Başkan’a bağlı, Başkan’ın talepleri, hedefleri, istekleri doğrultusunda hareket ediyor. Bir hiyerarşi var. Hiyerarşi olduğu için, parlamentonun özgün iradesiyle hareket edebileceği, otantik politika üretebileceği bir mekan değil. Milletvekillerinin daha yasa yaptığına şahit olmadık. Milletvekillerinin yasa yapma konusunda inisiyatif yüklendiğine de şahit olmadık."

"YARGIDAN KAHRAMANLIK BEKLEMEMELİ"

"Erkler ayrılığı sistemi çalışmıyor. Erkler ayrılığı çalışmadığı zaman, yargı bağımsızlığının çalışmasını beklemek çok da doğru değil. Sistem çalışmıyorsa adaleti sadece yargıdan beklemek çok gerçekçi değil. Ve yargıdan o konuda kahramanlık beklemek, faturayı yargıya kesmek de çok gerçekçi değil, sistem bir bütün olarak adaletsizlik üretiyorsa… Şu anda aslında resim bu."

"Orası anlamlı bir yer ama acı bir şey aynı zamanda; TBMM'de olmanın anlam ifade etmediği bir dönem. İlçe belediye başkanlığı için uğraşıyor insanlar şimdi. Milletvekilleri, ilçe başkanı olmak için uğraşıyor ve krizler buradan doğuyor. Normal başkanlık sistemine geçilmiş olsaydı parlamentonun çok ciddi bir ağırlığı ortaya çıkacaktı. Amerika'daki başkanlık sisteminin merkezinde kongre var. Kongre denetim yapıyor her şeyden önce. Yasaların çıkarılması tamamen kongrenin denetiminde olan bir şey.”

"BÜROKRATLAR MECLİS'E YUKARIDAN BAKIYOR"

"Yürütmenin başı demiyorum çünkü o tek kişi ve o her şeyi belirlediği için milletvekilleri o iradeyi sayısal olarak hayata geçirmekle yükümlüler, onun dışında bir fonksiyonları yok. Eskiden bürokratlar Meclis'e açıklama yapmaya geldiğinde bir mahcubiyet içinde bunu yaparlardı, çünkü parlamentonun denetimine tabilerdi. Şimdi böyle bir denetim olmadığı için, oraya gelip açıklama yapan bürokrat Meclis'e yukarıdan bakarak konuşuyor. Torba kanunların milletvekilleri tarafından çok fazla anlaşılması mümkün değildir. Her biri teknik detaydır ve teknik detayları bürokratlar bilir."

"MECLİS'E SADAKAT YOK”

"Bürokratların, bakanların, başkanların, komutanların parlamentoya sadakatleri yok. Parlamento, atamaların hiç birinde onay mercii olmadığı için sadakat sadece lideredir. Lider de zaten parlamentonun başı olduğuna göre… Devlet dediğiniz şey gerçek manada icradır, yürütmedir, parlamento bunun çok küçük bir dilimini oluşturuyor, böyle olunca milletvekillerinin esamisi kalmıyor. Sistem dediğimiz şeyin görünümü aslında bu." (Kaynak: Oda TV)