'Bana kalsa Gülen'i Türkiye'ye göndersinler'

'Bana kalsa Gülen'i Türkiye'ye göndersinler'
Rahip Brunson 'Ben biliyordum ki Amerika bu kadar kolay takas yapmaz' dedi.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından gözaltına alınıp tutuklanan ve Türkiye ile ABD arasında yaptırım krizine neden olan Rahip Andrew Bronson gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin ABD'den iadesini istediği 'Fethullah Gülen'e hakkında "Bana kalsa Gülen’i Türkiye’ye göndersinler." diyen Brunson, cezaevide yaşadığı süreci anlattı.

Brunson’ın kasım ayının ilk günlerinde Hürriyet Gazetesi Washington Temsilcisi Cansu Çamlıbel’e konuştuğu, ancak gazetenin bu söyleşiyi yayımlamadığı öğrenilmişti. Türkiye medyasına Brunson’un verdiği bu ilk söyleşiyi yayımlamama kararının Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar değil, Demirören Medya Grubu Başkanı Mehmet Soysal tarafından alındığı öğrenilmişti.

Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Andrew Brunson'un açıklamalarının bir kısmı şöyle:

"TANRI TÜRKLERİ SEVİYOR"

- Hayatınıza bundan sonra belki burada Kuzey Carolina’da belki de bir misyoner olarak dünyanın başka bir yerinde devam edeceksiniz. Hıristiyanlara Türkiye’yi nasıl anlatacaksınız?

A.B.: Türkiye Tanrı’nın çok sevdiği bir yer ve Tanrı Türkleri seviyor. O yüzden gittik Türkiye’ye ve hâlâ aynı şeyi söylüyoruz. Ben pişman değilim. Beni cezaevine koyan kimse, Tanrı benim orada kalmama izin verdi. Bana göre Tanrı orada kalmama izin verdi ki milyonlarca kişi Türkiye için dua etsin. Bana göre Tanrı benim acılarımı Türkiye’nin lehine, Türkiye’nin bereketi için kullanacak. Ben istiyorum ki Rab, Başkan Erdoğan’ı kullansın. Şimdi o birileri sevsin sevmesin Türkiye’nin lideridir. Tanrı Türkiye’yi bereketlemek için onu kullansın, hikmet versin, adalet getirsin.

"CEZAEVİ ZORDU AMA ŞİKÂYET ETMEDİM"

- Türkiye’de yeni bir ‘Gece Yarısı Ekspresi’ filmi yoldadır diye düşünenler var. Sizin üzerinizden bu tür bir cezaevi ya da tutukluluk hikâyesi anlatılmasına izin verir misiniz?

A.B.: Cezaevleri hakkında konuşsam şartları anlatırım ama ‘Geceyarısı Ekspresi’nin gösterdiği gibi değil. Şakran’da kaldım. Zor bir yerdi ama şartlar hakkında hiç şikâyet etmedim. Buca kışın çok soğuktu ama şikâyet etmedim. Benim şikâyetim tutuklu olmaktı.

- Yaygın kanaat, Trump-Pence ikilisinin 6 Kasım’da yapılan ara seçimler öncesinde Evanjelistlerden oluşan tabanını tutmak için sizin hikayenize sarıldığı yönündeydi.

GÜLEN İLE TAKAS İDDİASI...

A.B.: Bence bu hükümet dünyanın her yerinde haksız tutulan Amerikalıları kurtarmak istiyor. Benim için çok çaba sarf ettiler ama mesela Venezuela’daki bir Mormon için de çok çaba sarf ettiler. Şimdiye kadar yaklaşık 20 Amerikalı’yı başka ülkelerden geri getirdiler.

- İsminizin Reza Zarrab ve Fetullah Gülen ile takas iddialarına konu olduğunu görünce ne düşündünüz?

A.B.: Ben biliyordum ki Amerika bu kadar kolay takas yapmaz. Çok kötü bir emsal olur. Ama bundan bağımsız olarak, bana kalsa Gülen’i Türkiye’ye göndersinler.

"CEMAAT EN FAZLA 50 KİŞİ"

- İddianamede ismi geçen ve emekli bir ABD özel kuvvetler mensubu olan Kenneth Abney’i tanır mısınız?

A.B.: Dua (gizli tanık), Mormonları anlatırken ismini geçirmiş. Sonra da hikâyesini değiştirip "Andrew de onlarla hareket ediyordu" diyor.

- Siz bu Kenneth Abney’i hiç tanımıyorsunuz öyle mi?

A.B.: Hayır. Ben Türkiye’de tek bir Mormon tanıyorum, o da bir diş doktoru. Biz Protestanız.

- Aleyhinize kendi isimleriyle tanıklık yapan Murat Candanbağlan, Güven Dilşen ve Levent Kalkan’ı tanıyor musunuz?

A.B.: Levent kilisemizdeydi. Uzun yıllar kaldı. 2007’den itibaren gitti geldi, huysuzdu. Cezaevine giriyor, çıkıyor. Başka kiliselere gidiyor. Onun anlatımları bizi PKK ile ilişkiyle suçluyor. Madem 2007’den beri PKK’yı övüyoruz, propagandasını yapıyoruz, neden daha önce bizi ihbar etmedin? Kilisemizin kapısı hep açıktı. İçerde PKK bayrakları sallanıyor olsa kimse ihbar etmeyecek mi?

- Kaç kişilik bir kilise cemaatinden bahsediyoruz?

A.B.: En fazla 50’yi bulduğu oldu. Kilisemizde 12-13 kişi vaaz vermiş, sadece bir tanesi Kürt.

"GİZLİ TANIK DUA, DOLANDIRICILIKTAN KOVULDU"

- Sizinle ilgili iddianamenin büyük ölçüde ‘Dua’ kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle şekillendiği anlaşılıyor. Ve siz kim olduğunu biliyorsunuz bu kişinin...

A.B.: Onun ifadesi nedeniyle ben 10 ay tutuklu kaldım. Kendisi 
önce başka bir kilisenin mensubuydu. Dolandırıcılık yaptı ve o kiliseden kovuldu. Sonra Mormonlar’a gidiyor, orada da sorun yaşıyor ve onlardan ayrıldıktan sonra onlara bir dava açıyor ama kaybediyor. Sonra gidiyor savcıya misyonerleri şikâyet edeceğini söylüyor. Savcı sorunca Dua bu kez daha önce Mormonlarla ilgili anlattıklarına beni ekliyor.

SÖYLEŞİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

Öne Çıkanlar