Savcı avukat Özgür Urfa’ya ceza istedi: Gerekçe cumhurbaşkanına hakaret



Artı Gerçek

‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan dava açılan avukat Özgür Urfa bugün hakim karşısına çıktı. Savcı Urfa hakkında ceza talep etti. Duruşma 2 Nisan 2020 tarihine ertelendi.


Rıfat DOĞAN


ARTI GERÇEK-"Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan ceza verilen müvekkili hakkındaki kararı temyiz eden ve dilekçesinde yer alan ifadeler gerekçesiyle hakkında cumhurbaşkanına hakaret davası açılan avukat Özgür Urfa hakim karşısına çıktı.

Çağlayan’da bulunan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya avukat Özgür Urfa ile müdafiileri ile Cumhurbaşkanlığı adına avukat Ela Ezgi Yelmen hazır bulundu. Çok sayıda avukat Urfa’ya destek vermek için duruşmayı takip etti.

‘CİDDİYETSİZ YÜRÜTÜLEN BİR SORUŞTURMA’

Özgür Urfa savunmasına ilk önce Diyarbakır’da vurularak hayatını kaybeden insan hakları savunucusu Tahir Elçi’yi anarak başladı. Urfa “Baştan sona usulsüzlüklerle dolu olan bir dosyada, son derece ciddiyetsiz yürütülen bir soruşturma sonucunda düzenlenen iddianame ile bir avukatın mesleki faaliyeti yargılanmaktadır” dedi.

Urfa yargılanıyor olmasının bugüne kadar aynı davalarda avukat olarak yaptığı savunmalar olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugüne kadar, huzurdaki dosyasının da müştekisi olan Recep Tayyip Erdoğan’ın müşteki olduğu 100’e yakın hakaret davasında müdafilik görevi yaptım ve halen de yapmaya devam etmekteyim. Müşteki tarafı rahatsız eden ve hakkımdaki davanın açılmasının asıl sebebi belirtmiş olduğum davalarda yapmış olduğum savunmalarımdır.”

‘ADALET VE HAK ARAMA MÜCADELESİ SİNDİRİLMEK İSTENİYOR’

“Bu ve benzeri siyasi davalarla yapılmak istenen şey savunma mesleğini etkisiz hale getirmek ve yurttaşları hak arama mücadelesinde yalnızlaştırma çabasıdır” diyen Urfa “Savunma mesleğine yönelik soruşturma ve kovuşturmaların amacının da adalet ve hak arama mücadelesini sindirmek olduğunun bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.

2014-2018 ARASINDA CUMHURBAŞKANINA HAKARETTEN 92 BİN 802 SORUŞTURMA AÇILMIŞ

Urfa savunmasında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasına konu olan soruşturma ve davalara ilişkin şu verileri de paylaştı:

“2012-2014 yılları arasında 3 yılda açılan soruşturma sayısı  bin 871 dava sayısı 412’dir.      

2015-2017 yılları arasında 3 yılda açılan soruşturma sayısı 66 bin 9’dir (35 kat artış) dava sayısı ise 12 bin 173’dir ( 30 kat artış.)

2014-2018 yılları arasında toplam 92 bin 802 soruşturma 16 bin 346 kamu davası açılmıştır. Bu davalarda 17 bin 541 kişi yargılanmıştır.

Karar verilen 14.822 dosyadan sadece 2676 tanesinde beraat kararı verilmiştir. (%18).”

İDDİANAME YETKİSİZ MAKAMCA DÜZENLENDİ

Usule ilişkin savunmasında soruşturmanın başlangıç aşamasında ifadesinin alınabilmesi için Avukatlık Kanununun 58. Maddesi uyarınca soruşturma izin alınması gerekirken bu izinin alınmaksızın savcılık makamınca şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığını belirten Urfa, soruşturmanın tamamının yetkisiz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütüldüğünü  iddianamenin de yetkisiz savcılık makamınca düzenlendiğini ifade etti. Urfa kovuşturma izninin de usule uygun olmadığını kaydetti.

Urfa iddianamedeki usulsüzlüklere de değindi. Urfa “Hakkımda son kovuşturma izni veren makam olan Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı inceleme sonunda son kovuşturma izni vermiştir. Bu kararın kanuna açıkça aykırı şekilde itiraz yolu kapalı ve kesin nitelikte verilmesi bir diğer hukuka aykırılıktır. Kararın bu şekilde verilmesiyle itiraz hakkımız elimizden alınmış olup, söz konusu karar tarafımıza tebliğ dahi edilmemiştir” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI KENDİSİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ KABULLENMELİ’

“Siyasi kişiliklere ve özellikle de siyasi iktidar mensuplarına yönelik eleştiriler sert, şoke edici, sarsıcı ve hatta kaba biçimlerde yapılabilmektedir. Yargılama konusu dilekçe içeriğinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği açıktır” ifadelerini kullanan Urfa, “Müşteki, parti genel başkanı sıfatlı bir cumhurbaşkanı olup siyasi faaliyetleri sebebiyle kendisine yönelen siyasi eleştirileri kabullenmelidir. Kendisini eleştiren on binlerce kişi hakkında suç duyurusunda bulunarak ya da açılan davalarda şikayetçi olarak eleştirilerin sonlanacağı düşüncesinden vazgeçmelidir” şeklinde savunma yaptı.

HAKİMDEN AVUKATLARA: KISA TUTUN CİNAYET DOSYALARI VAR

Urfa savunmasında “Siyasi davalarda verilen hapis cezaları siyasi atmosferin değişmesiyle birkaç yıl içerisinde nasıl beraatle sonuçlandıysa, bugünkü siyasal iklimin değişmesinden sonra da bu davaların tamamı benzer şekilde beraatle sonuçlanacaktır” diye konuştu.

Urfa’nın savunmasının ardından avukatların beyanlarına geçildi. Hakimin savunmayı 3 avukatla sınırlandırmak istemesi, savcıya mütalaa için söz vermesi avukatlarla tartışmaya neden oldu. Hakimin “Lütfen kısa tutun, daha cinayet dosyalarımız var” sözleri de dikkat çekti.

Mahkeme, CumhurbaşkanI Erdoğan’ın davaya katılma talebini “Suçtan zarar görme ihtimaline binaen” gerekçesiyle kabul etti.

Savcı, avukat Özgür Urfa hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası talep etti. Avukatlar esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için ek süre talep etti.

Mahkeme ek süre talebini kabul ederek duruşmayı 2 Nisan 2020 tarihine erteledi. 

 NE OLMUŞTU?

"Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan dava açılan ve ceza verilen müvekkili hakkındaki kararı temyiz eden avukat Özgür Urfa'nın, dilekçesinde yer alan ifadeler nedeniyle hakkında cumhurbaşkanına hakaret davası açıldı.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün ihbarıyla dava açılmasına bakanlığın Cezaİşleri Genel Müdürlüğü onay verdi. Davaya gerekçe olarak, avukat Urfa'nın dilekçesinde kullandığı şu ifadeler gösterildi:

“Yaşanan bütün hukuksuzlukların ve yolsuzlukların sorumlusu konumunda olan AKP Genel Başkanı Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yolsuzluk operasyonunda ortaya çıkan kayıtlarında milyonlarca TL'yi nasıl sıfırladığı, kirli para ilişkileri ve birçok yolsuzluk ilişkisi içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Sanıklar yaşanan bu yolsuzluklara karşı demokratik tepkilerini göstermişlerdir. Eylemlerde kullanılan dövizlerin, içerisinde hırsızlık temasının olması, hayatın olağan akışına uygun ve anlık tepkisel reflekstir.”

Ankara'da 2018 yılında açılan davayla ilgili verilen yetkisizlik kararı, İstanbul'a gönderildi. İstanbul'da da yetkisizlik kararı verilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı ve Yargıtay'dan yetkinin İstanbul'da olduğu kararı çıktı.

Yargıtay kararının ardından açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.